Vizesiz Avrupa Yolunda Kriz

A- A A+

Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa hayali son günlerde toplumda hem heyecan hem de umut yaratmıştı. Ancak AB ile “terör tanımı” konusunda yaşanan ihtilaf bu umudun sonu olabilir. AB terör tanımı konusunda gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını istiyor. Türkiye ise terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü bir dönemde bunun yapılmasının mümkün olmadığını vurguluyor. Gelişmelerin krize dönüşme potansiyeli var.

AB Komisyonu, Vize Serbestisi Yol Haritası kapsamında üçüncü ilerleme raporunu 4 Mayıs’ta açıkladı ve Türkiye’ye yeşil ışık yaktı. Bununla birlikte AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg, vize muafiyeti konusunda Türkiye’nin yerine getirmesi gereken şartları açıkladı. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Terörle Mücadele Kanununun AB standartlarına uyumlu hale getirilmesi, Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması, AB ülkeleri ile adli işbirliği yapılması ve pasaportların AB üyesi ülkelerin standardına getirilmesi konularında da yasal sürecin tamamlanması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu konuda yaşanan tartışmalara son noktayı koydu: “Şu anda AB vize için terörle mücadele yasasını değiştireceksiniz diyor. Siz Avrupa Parlamentosu yanında çadır kuran teröristlere müsaade ediyorsunuz. Bu zihniyetinizi neden değiştirmiyorsunuz? Teröristlere çadır kurduracaksın, bunu demokrasi adına yaptığını söyleyeceksin, bize de vize için terör yasasını değiştirin diyeceksin. Biz yolumuza gidiyoruz, sen de yoluna git, kiminle anlaşabiliyorsan anlaş.”

PEKİ, ŞİMDİ NELER OLACAK?

Önümüzdeki dönemde üç muhtemel senaryodan birisi yaşanabilir. Birincisi; bu söylemlere rağmen Türkiye, Terörle Mücadele Kanununda gerekli değişikliği yapar ve vizesiz Avrupa yolu açılabilir. İkincisi; Türkiye kanunda değişiklik yapmaz, buna karşılık AB vizesiz Avrupa tarihini erteleyebilir ve sığınmacılara yapılması gereken 3 milyar Avroluk yardımı sürüncemede bırakabilir. Üçüncüsü; Türkiye terörün tanımında herhangi bir değişiklik yapmaz. Buna rağmen AB vizesiz Avrupa yolunu açılabilir.

AB Bakanı Volkan Bozkır, AB’nin terörün tanımında değişiklik yapılmasını bir şart olarak ortaya koymadığını, sadece niyet beyanında bulunduğunu söylüyor. Geri kabuller başladığında veya vizeler kalktığında Türkiye’den gidecek olanların, geniş kapsamlı terör tanımından yararlanıp siyasi iltica talebinde bulunabilmeleri olasılığının, AB’de endişe yarattığını vurguluyor.

OLASI GELİŞME

Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere Türkiye, muhtemelen “terör tanımı”nda herhangi bir değişiklik yapmayacaktır. Bu nedenle gelişmelerle ilgili temel belirleyici unsur, AB’nin buna nasıl tepki vereceğidir.

Önümüzdeki günlerde AB Komisyonu’nun raporu Avrupa Parlamentosu’nda görüşülecek ve Parlamentoda Türkiye’ye yönelik önemli eleştiriler ve suçlamalar yapılacaktır. Ancak Anlaşmanın uygulamasının durdurulması söz konusu olmayabilir. Çünkü mülteci akını AB için çok önemli bir tehdittir. Anlaşma kadük olursa bundan en fazla zarar görecek taraf AB’dir.

Bu nedenle Anlaşma eksiklere ve aksaklıklara rağmen uygulamada kalacaktır. Fakat vizesiz Avrupa’da 1 Temmuz tarihi geciktirilebilir. Geciktirilmese dahi uygulamada zorlular çıkarılabilir. Ayrıca sığınmacılara yapılacak 3 milyar Avroluk yardımlarda aksaklıklar yaşanabilir.

Sonuç olarak AB, Türkiye için çok önemli bir hedeftir. Türkiye’nin gelecek hayalidir. Vizesiz Avrupa, Gümrük Birliğinden sonra AB’ye yönelen yolda en önemli kapılardan biridir. Yaşanan krizler bu yolu kapatmamalıdır.

 

Bu yazı 10.05.2016 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayımlanmıştır.
http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/vizesiz-avrupa-yolunda-kriz-2248

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top