Türkiye Ekonomisi

A- A A+

Son dönemde yapılanlar sürekli geçmiş dönemlerle mukayese ediliyor. Söylemler çok başarılı olunduğu doğrultusunda. Çoğunlukla oluşan imaj çok olumlu. Bu imaj gerçek durumla örtüşüyor mu? Özellikle en çok üzerinde durulan alan ekonomi. Ekonomik gelişmeler muhteşem bir başarı öyküsü olarak sunuluyor. Gerçekte böyle mi?

Bu konuyu yazmak için karar verdiğimde çok olumlu şeyler yazacağımı düşünüyordum. Ancak araştırma yapmaya başladığımda fikirlerim değişmeye başladı. Şu sorulara yanıtlar aradım. Son dönemde dış politika başarılı mı? Dış güvenlik ortamı Türkiye lehine mi şekillenmiş durumda? İç güvenlik ortamı nasıl? Toplumda birlik ve beraberlik ne durumda? Ekonomik veriler efsane mi oluşturuyor?

BÜYÜME ORANLARI

Konu başlığı ile doğrudan ilintili olmadığı için ilk dört sorunun cevaplanmasını sizlere bırakıyorum. Türkiye’nin kuruluşundan bu güne kadarki ekonomik büyüme oranlarını araştırıyorum. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri dönemlerinde ortalama büyüme oranları en yüksekten düşüğe doğru aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır. Verilerin yorumunu sizler yapabilirsiniz.

CHP/Tek Parti dönemi (1923-1950) yüzde 8.1

Adalet Partisi dönemi (1975-1977) yüzde 7.0

Demokrat Parti dönemi (1950-1960) yüzde 6.4

CHP dönemi (1962-1965) yüzde 5.8

Adalet Partisi (1965-1971) yüzde 5.6

12 Mart dönemi (1971-1974) yüzde 5.4

Anavatan Partisi dönemi (1983-1991) yüzde 5.1

Doğruyol Partisi dönemi (1992-1996) yüzde 4.6

AK Parti dönemi (2002-2015) yüzde 4.6

Milli Birlik Komitesi (1960-1961) yüzde 3.9

12 Eylül dönemi ( 1980-1983) yüzde 2.7

Anavatan Partisi dönemi (1997-1999) yüzde 2.4

Demokratik Sol Parti dönemi (1999-2002) yüzde 1.4

İŞSİZLİK ORANLARI

Yıllara göre işsizlik oranları incelendiğinde 1977-1978 yılları hariç Türkiye tarihinde en yüksek işsizlik oranları son dönemde yaşanmaktadır. 2016 yılı Ocak ayında işsizlik oranı yüzde 11,1 seviyesine yükselmiştir. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 yılı Ocak döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 31 bin kişi artarak 3 milyon 290 bin kişi olmuştur.

MİLLİ GELİR

2000’li yıllarda Dolar bazında toplam ve kişi başına düşen milli gelir, Doların Türk Lirası karşısında değer kaybetmesinin etkisiyle önemli oranda arttı. 2013 yılında Türkiye’nin milli geliri 822 milyar dolara, kişi başına gelir ise 10 bin 823 dolara yükseldi. Ancak 2014 yılında milli gelir 800,1 milyar dolara geriledi. Dolayısıyla kişi başına gelir 10 bin 404 dolara düştü. Dolardaki hızlı artış son bir yılda yüzde 32’yi buldu. Bu hızlı yükselme, milli geliri de etkiledi. Milli gelir 709 milyar dolara geriledi. Kişi başına düşen gelir 2000 dolar düştü ve 8 bin 769 dolar seviyesine indi.  

ENFLASYON

Son dönemde en başarılı sonuçlar enflasyon alanında elde edildi. 2002’de yüzde 29,75 olan TÜFE, 2003’de yüzde 18,36’ya, 2004’te yüzde 9,32’ye, 2012’de yüzde 6,16’ya düştü. Ancak 2015’de yüzde 8,81’e yükseldi.

DIŞ BORÇ

Dış borcun Gayrisafi Yurtiçi Milli Hasılaya oranları 2002’de yüzde 56,2 iken, 2005’te yüzde 35,5 düştü. Ancak daha sonra tekrar yükseldi ve 2015’te yüzde 52,6 oldu.

Sonuç olarak son dönemde ekonomik veriler, kamu diplomasisi ile oluşturulan imaj kadar iyi değil. Dönem içinde çok olumlu sonuçlar alınmış olsa da daha sonra bu başarı sürdürülemedi ve özellikle son yıllarda olumsuza gidiş hızlandı. Dış politika ve güvenlik alanındaki olumsuzluklar, ekonomik alana her geçen gün daha fazla yansımakta ve elde edilen kazanımlar kaybedilmekte.

 

Bu yazı 10.05.2016 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayımlanmıştır.
http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/turkiye-ekonomisi-2271

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top