Güney Sudan’da Geçici Hükümet Kurulurken Barış Hala Kırılgan

Hasan ÖZTÜRK
17 Mayıs 2016
A- A A+

Güney Sudan 2011’de referandumla elde ettiği bağımsızlığın ardından zor yıllar yaşadı. 2013 yılı Aralık ayında başlayan iç savaş sonucu iki milyondan fazla insan yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Kesin sayı bilinmemekle birlikte on binlerce insanın yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir.(1) 1950’lerin ortalarında Sudan’ın Britanya’dan bağımsızlığını kazanma sürecinde başlayan ve 2005’te imzalanan Kapsamlı Barış Anlaşması ile son eren iç savaş zaten ülkenin kalkınmasını engellemişti. Bağımsızlığı elde etmelerinin ardından Güney Sudanlı liderlerin kendi aralarında iç savaş yaşamaları yeni kurulan ülkenin kalkınmasını duraklatmış, hatta geriletmiştir. Yaklaşık bir buçuk yıl süren iç savaş Ağustos 2015’te Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da imzalanan barış anlaşması ile sona ermişti. Ancak ülkede iç savaşın sona erdiğini ve kalıcı barışın tesis edilmeye başlandığını söylemek oldukça zordur.

 

Ülkenin kurucu Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit, Aralık 2013’te yardımcısı Riek Machar’ı hükümeti devirmeye dönük girişimlerde bulunmakla suçlayarak görevden alması üzerine Machar’a yakın güvenlik güçleri ile Salva Kiir’e yakın güçler arasında çatışmalar başlamış ve birkaç gün içinde binlerce Güney Sudanlı yaşamını yitirdi. Orduda kendine yakın askerlerle başkenti terk eden Machar vatana ihanetle suçlandı. Aslında iki lider arasında iktidar mücadelesi uzun süredir devam etmekteydi. Devlet Başkanı Kiir, 2013 Haziran’ında maliye bakanını ve ardından kabine işlerinden sorumlu bakanı yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla görevden almıştı.  Bir ay sonra, 2013 Temmuz’unda ise Kiir tüm kabineyi görevden aldı. Başkan Yardımcısı Riek Machar görevinde kalmışsa da Kiir onun tüm yetkilerini elinden alarak Machar’ı sembolik bir başkan yardımcısı yaptı. Dolayısıyla Güney Sudan’da başlayan iç savaşın ardında yatan temel sebep başkan yardımcısının görevden alınmasından daha çok iki lider arasında yaşanan iktidar mücadelesidir. Yeni kurulan devlet kurumlarında hangi etnik grup ne derece etkili olacağı ve kritik bakanlıkların hangi gruba verileceği liderler arasında gerilimi tırmandırmıştır.

 

Uluslararası ve bölgesel aktörlerin müdahil olmasıyla başlayan barış görüşmeleri liderler üzerinde artırılan siyasi baskı neticesinde sonuç vermiştir. Özellikle ABD’nin Kiir ve Machar üzerinde baskı kurması ve Susan Rice’ın barış anlaşmasının imzalanmaması durumunda “barış sürecini baltalayanlara” dönük yaptırımların devreye gireceğini belirttiği uyarısı(2) tarafları Ağustos 2015’te barış anlaşmasını imzalamaya sevk etmiştir. Ancak imzalanan barış anlaşması sonrasında Güney Sudan’da suların durulduğunu söylemek zordur. Ülkede barış hala kırılganlığını korumaktadır. Karşılıklı güvensizlik devam etmekte, taraflar arasında kırsal kesimlerde yer yer çatışmalar yaşanmaktadır. Taraflar inandıkları için değil, dış baskılara karşı koyamadıkları için barış anlaşmasını imzalamış görünmektedir. Bu yüzden de anlaşma sonrası yaşanan gelişmelere bakıldığında taraflar arasında karşılıklı güvensizlik ve avantaj sağlayıcı adımlar atıldığı dikkat çekmektedir.

 

Güney Sudan, bağımsızlığını kazandığında 10 eyalete bölünmüş durumdaydı. Salva Kiir Aralık 2015’te aldığı karar ile ülkedeki eyalet sayısını 28’e çıkarmış ve yeni valiler atamıştır. Kiir’in muhaliflere danışmadan tek taraflı aldığı bu karar muhalifler tarafından kaygıyla karşılanmıştır. Geçici Ulusal Birlik Hükümeti kurulmadan böylesi bir adım atılması başta Machar olmak üzere birçok muhalifi tedirgin etmiştir. Machar’ın Birlik Hükümeti’nin kuruluşu için başkent Cuba’ya gelişinin gecikmesinde bu karar da önemli rol oynamıştır.

 

Ağustos 2015’te imzalanan barış anlaşmasında en tartışmalı maddelerden birisi de başkentin askersizleştirilmesi idi. Barış anlaşmasının 5. bölümün 5. Maddesinin 1. fıkrası gereğince tüm askeri güçlerin başkent Cuba’nın 25 km dışına nakledilmesi gerekmekteydi. Aynı maddeye göre askersizleştirme sürecinin anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde başlatılması ve 90 gün içinde tamamlanması gerekiyordu. Binlerce askerin şehir dışına taşınması, yeni konumlarda barınma yerlerinin ayarlanması ve bu askerlerin yiyeceklerinin tedarik edilmesi gibi sorunlar zaten kısıtlı kaynaklara sahip tarafların kolaylıkla üstesinden gelebileceği bir adım değildi. Bu maddenin hayata geçirilmesi doğal olarak tahmin edilenden uzun sürmüş, geçici hükümetin kurulması da gecikmiştir.

 

Barış anlaşmasının 2015 yılının Ağustos ayında imzalanmasına rağmen geçici hükümetin kurulmasının gecikmesinin ardındaki bir diğer sebep ise Riek Machar’ın başkent Cuba’ya öngörülen süreden daha sonra gelmesidir. Barış anlaşmasına göre isyancıların önde gelen liderlerinden Riek Machar’ın Cuba’ya gelmesi, birinci devlet başkan yardımcısı görevine yemin ederek başlaması ve iç savaşın resmen sona ermesi kararlaştırılmıştı. Anlaşmanın 1. Bölümün 6. Maddesinin 2.fıkrasına göre Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin birinci devlet başkan yardımcısı “Güney Sudan silahlı muhalefeti tarafından seçilecektir”. Muhalifler arasında en büyük güce sahip olduğu için anlaşma gereği Machar bu makama gelecekti. Ancak Machar hükümetin gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ve can güvenliklerinin olmadığını savunarak gelişini sürekli ertelemiştir. Nisan ayı ortalarında Cuba’ya gelmesi beklenen Machar’ın gelişini birkaç kere üst üste ertelemesi Kiir ve taraftarları arasında şüphe uyandırmıştır. Riek Machar Devlet Başkanı Salva Kiir’e bağlı güçlerin geliş yollarını bloke ettiğini ve bu yüzden kendisine bağlı askerlerin Cuba’ya dönemediği için gelemediğini ifade etmiştir. Salva Kiir ise barış anlaşmasında belirtilen hafif silahların aksine Machar’ın Cuba’ya roket atar ve lazer güdümlü füzelerle gelmek istediğini öne sürmüştür.(3)

 

Bu karşılıklı güvensizlik ortamında 26 Nisan 2016 günü Riek Machar’ın yemin etmesi üzerine Güney Sudan’da iç savaşın ardında Geçici Ulusal Birlik Hükümeti kurulmuştur. Barış anlaşmasında geçici hükümetin görev süresi 30 ay olarak tanımlanmıştır. Bu süre sonrasında başkanlık, parlamento ile yerel seçimlerinin gerçekleşmesi ve ardından siyasetin normal seyrinde devam etmesi öngörülmektedir. Ancak bu süre zarfında Güney Sudan’da barışı tehdit eden ve geçici hükümeti bekleyen birçok risk bulunmaktadır.

 

Her ne kadar ülkede barış anlaşması imzalanmış, iç savaş resmen sona ermişse de silahlı grupların varlığı ve devlet kurumlarının zayıflığı otorite boşluğu doğurmaktadır. Başkent dışında muhalif gruplar ile hükümet güçleri arasında yer yer silahlı çatışmaların yaşandığına ve ölümlerin olduğuna dair haberler basında yer almaktadır. Kiir ve Machar arasında yapılan görüşmeler sonucunda Machar’ın başkent Cuba’da 1370 askerini bulundurması kararlaştırılmıştır. İlerleyen dönemde başkentte siyasi gerilimin artması halinde hükümet yanlısı ve Machar yanlısı askerler arasında çatışmaların yaşanması ve ülkenin yeniden iç savaşa sürüklenmesi göz ardı edilmemesi gereken bir risktir.

 

İç savaşın başladığı dönemde Riek Machar ile birlikte hareket eden, sonrasında ise Machar’dan ayrılan diğer isyancıların yeni kurulan hükümetle ilişkileri ise bir diğer önemli konudur. Özellikle bağımsızlık sonrası genelkurmay başkan yardımcılığı görevini üstlenen General Gathoth Gatkuoth ile birliklerin yeni kurulacak devlet ve hükümet kurumlarına nasıl entegre edileceği kalıcı barışın sağlanması için önemli bir değişken olacaktır.

 

Güney Sudan, bağımsızlığını elde etmesinin ardından kendi içinde yaşadığı anlaşmazlık için ağır bir bedel ödemiştir. İki yıla yakın süren iç savaş zaten yoksul olan ülkeyi daha fazla yıpratmıştır. Yeni kurulan geçici hükümetin önceliği ülkede siyaseten istikrarın sağlanması ve hayatın normale dönmesini sağlamak olmalıdır. Birleşmiş Milletler verilerine göre Güney Sudan’da 2,8 milyon kişi gıda krizi yaşamaktadır.(4) Gerekli tedbirler alınmazsa binlerce kişinin, özellikle çocukların yaşamını yitirmesi olasıdır. Hepsinden önemlisi, liderlerin yeniden inşa edilecek devlet kurumlarında tüm etnik gruplara fırsat tanımaları ve etnik gruplar arasında devlet kaynaklarını adil şekilde kullanmaları ülkede kalıcı barışa en büyük katkıyı sağlayacaktır.

 

Son notlar:

1. Fleur Launspach, UN: Tens of thousands killed in South Sudan war, http://www.aljazeera.com/news/2016/03/tens-thousands-killed-south-sudan-war-160303054110110.html, (Erişim: 16.05.2016).

2. Michael D. Shear, “South Sudan: U.S. Threatens Sanctions Over Rejection of Pact”, New York Times, 18 Ağustos 2015, http://www.nytimes.com/2015/08/19/world/africa/south-sudan-us-threatens-sanctions-over-rejection-of-pact.html?_r=0, (Erişim: 16.05.2016).

3. “Riek Machar's Juba homecoming turns to farce”, http://www.nation.co.ke/news/africa/South-Sudan-rebel-Riek-Machar-return-fails-again/-/1066/3166642/-/bpe4ky/-/index.html, (Erişim: 16.05.2016).

4. Reuters, “U.N. footage highlights worsening food crisis in South Sudan”, http://af.reuters.com/article/topNews/idAFKCN0Y30PR?utm_content=buffer2a159&utm_medium=social&utm_source=twitter.com&utm_campaign=buffer, (Erişim: 16.05.2016).

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top