Güney Kıbrıs’ın Savunma Politikası

Şafak Beren YILDIRIM
16 Haziran 2016
A- A A+

Akdeniz’in güneydoğusunda, Türkiye’nin 64 km güneyinde, Suriye’nin 96 km batısında ve Mısır’ın 370 km kuzeyinde bulunan Kıbrıs adasının jeopolitik önemi tarih boyunca süregelen tartışma konusu olmuş; Orta Doğu, Akdeniz bölgesi ve Kuzey Afrika’ya yakınlığından dolayı küresel önem taşımaya başlamıştır. Kıbrıs üzerinde kontrol aynı zamanda Doğu Akdeniz üzerinde kontrol anlamına gelmektedir. 16 Ağustos 1960 yılında kurulan; fakat daha sonra Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki çatışmalar sonucu ikiye bölünen adada Güney Kıbrıs “Kıbrıs Cumhuriyeti”  adı altında varlığını sürdürmeye devam etmektedir.

 

Doğu Akdeniz bölgesinde keşfedilen enerji rezervleri ile bölgede güvenlik kavramı baskın konuma geçmiş ve enerji rezervlerinin keşfi ile ada bölge dışı ülkeler için cezbedici hale gelmiştir. Ayrıca, bölge dışı aktörlerin de zaman zaman askeri üssü olarak değerlendirmek istedikleri adada, Güney ve Kuzey Kıbrıs arasındaki sorunların yanı sıra enerji rezervlerinin keşfedilmesi, İngiltere’nin ve Türkiye’nin adada askeri üssünün bulunması ve Suriye iç savaşının meydana çıkması gibi önemli faktörler bölgedeki güvenliği etkilemektedir. Bağımsızlığını ilan ettikten itibaren Güney Kıbrıs (G.Kıbrıs) savunma politikasını geliştirmeye yönelik adımlar atmaya başlamıştır. Bu politika ilk dönemlerde Türkiye ile yaşanabilecek bir çatışma durumunda kendi savunmasını güçlendirmek odaklı olmuş olsa da; son dönemlerde özellikle sınırlarına çok yakın Orta Doğu’daki IŞİD tehlikesine karşı izlenmektedir. Enerji keşiflerinden önce bölge kontrollerinin kolaylığı adına Kıbrıs adasını kullanmak isteyen aktörler için bir de enerji rezervlerinin ortaya çıkması askeri anlamda yapılan işbirliklerinin yanına enerji konusunun da eklenmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda enerji rezervlerinin keşfi ve Doğu Akdeniz’de yapılan askeri işbirlikleri son yıllarda önem arz eden başka bir nokta olmuştur. Bölgedeki enerji rezervlerine dâhil olmak isteyen Rusya ve İsrail gibi ülkeler Güney Kıbrıs ile politik ve askeri işbirliklerini geliştirmekle Doğu Akdeniz’de askerileşmeye yönelmektedir.

 

Bu analizde 1960’lı yıllardan itibaren Güney Kıbrıs’ın savunma politikasına değinilerek; ülkenin savunma gücü ve güncel gelişmeler bağlamında izlediği politik-askeri stratejiler değerlendirilmektedir. Ayrıca, Doğu Akdeniz’de keşfedilen enerji rezervleri kapsamında diğer aktörler ile gerçekleştirilmeye çalışılan askeri işbirliklerine değinilmektedir.

Back to Top