Rusya’nın Orta Asya’daki Askeri Üsleri

Bayram ALİYEV
20 Temmuz 2016
A- A A+

19. yüzyıldan itibaren Orta Asya üzerindeki hegemonyasını sürdüren Rusya, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından bu konumunu muhafaza etmeyi amaçlamış, bölgeye yönelik takip ettiği stratejiyi bu amaç doğrultusunda belirlemiştir. Orta Asya, coğrafi konumuyla Rusya’nın milli menfaatleri ve güvenliği açısından stratejik bir bölge niteliğindedir. Orta Asya’nın Rusya Federasyonu açısından bir tampon bölge özelliği taşıması, zengin enerji kaynaklarına sahip olması ve bölge ülkelerinde Rus azınlıkların bulunması bölgeyi Moskova nezdinde önemli kılmaktadır. Tarihsel olarak, Rusya kendisine potansiyel tehdit olarak gördüğü güçlerle her zaman arasında bir tampon bölge oluşturma çabası içinde olmuştur. SSCB döneminde Doğu Avrupa’daki uydu ülkeleri bu çerçevede değerlendirilebilir. Bugün ise, Orta Asya ülkeleri Rusya Federasyonu ile diğer önemli bir güç olan Çin arasında ve özellikle radikal örgütlere karşı bir tampon bölge olarak görülmektedir. Bu nedenlerden dolayı, Kremlin askeri açıdan bölge ülkelerinin Rusya’nın yörüngesinde kalmasını hedeflemektedir. Enerji alanında Moskova, bölgenin enerji üretiminde ve ihracatında Rusya’ya bağımlı kalmaya devam etmesini amaçlamakta, bölge ülkelerinin Rusya’yı devre dışı bırakarak enerji ihracatı gerçekleştirmesinden rahatsız olmaktadır. Orta Asya’da çoğunluğu Kazakistan’da bulunan 5 milyon civarındaki Rus azınlıklar ise, Kırım örneğindeki gibi, Kremlin’in bölgeye yönelik müdahaleci bir tutum geliştirebileceğine işaret etmektedir.

 

Bu analizde Rusya’nın Orta Asya stratejisi askeri/güvenlik boyutu özelinde incelenmekte, bölgede bulunan Rus üsleri ele alınmakta ve bu üslerin bölgesel güvenliğe etkisi değerlendirilmektedir.

Back to Top