Rusya’nın PYD Politikası ve Türkiye

Bayram ALİYEV
19 Ağustos 2016
A- A A+

Suriye Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) döneminden itibaren Akdeniz bölgesinde Rusya’nın stratejik müttefikidir. SSCB dönemindeki ittifak ilişkileri Soğuk Savaş sonrası dönemde de sürdürülmüş, Kremlin Suriye üzerindeki nüfuzunu muhafaza etmeye çalışmıştır. Moskova, Soğuk Savaş sonrasında çok kutuplu bir dünya sistemini savunmuş, Batının Orta Doğu’da etki alanını genişletmesini engellemeye yönelik bir strateji takip etmiştir. İç savaş başladıktan kısa süre sonra Suriye küresel ve bölgesel güçlerin devlet dışı aktörler üzerinden mücadele ettiği bir alana dönüşmüştür. Bu mücadelede Rusya, Çin ve İran’la birlikte Esed rejiminin iktidarda kalması yönünde irade göstermiş, rejimi siyasi, ekonomik ve askeri açıdan desteklemiştir. Suriye iç savaşı, Rusya’nın bu ülkedeki menfaatlerini kaybedebileceği dinamikler ortaya çıkarmış, Rus karar mercileri Esed rejiminin devrilmesi halinde bu ülke ile ittifakının sona erebileceğini öngörmüştür.

 

Suriye iç savaşında Rusya’nın PYD politikası, Moskova’nın PKK ile ilgili genel tutumunun yanında Esed rejiminin ayakta kalması doğrultusundaki stratejisi kapsamında değerlendirilebilir. İç savaşta rejim kısa süre içinde ülkenin kuzeyinden çekilmek zorunda kalmış, bu bölgede muhalefete karşı PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’yi desteklemiştir. Suriye Kürtlerinin muhalefete katılmasını engelleyen PYD, Esed rejiminin ve aşırılık yanlısı unsurlar karşısındaki konumunun etkisi ile bölgede öne çıkmış, iç savaşı yönlendiren küresel ve bölgesel güçlerin kullanabileceği bir aktöre dönüşmüştür. Rusya da gerek PKK’ya müzahir tutumu gerekse Esed rejiminin iktidarda kalması yönündeki stratejisi istikametinde PYD’yi desteklemeyi tercih etmiştir. Benzer şekilde Batı koalisyonu da Suriye iç savaşında IŞİD, el-Nusra Cephesi ve el-Kaide bağlantılı diğer radikal unsurların öne çıkmasıyla PYD’ye destek vermeye başlamıştır.

Back to Top