Orta Doğu’daki Sorunlar Rusya’yı Nereye Götürüyor?

Dr. Elnur İSMAYIL
12 Kasım 2016
A- A A+

Son dönemlerde Rusya-ABD/Batı ilişkileri sadece diplomatik düzeyde değil; askeri olarak da gerginleşmeye devam etmektedir. Ekim 2016’da Rusya, Kuzey ve Baltık filolarına ait en önemli savaş gemilerinden ve muhriplerden oluşan gemi grubunu Akdeniz’deki askeri varlığını güçlendirmek amacıyla Suriye kıyılarına gönderdi. Böylece, Soğuk Savaş sonrasında ilk defa Rusya Akdeniz’e büyük bir çıkarma gerçekleştirmiş oldu. 1992 yılında Sovyet filosunun Akdeniz’i terk etmesinden sonra Kremlin 2013 yılından itibaren bölgede yeniden askeri varlığını güçlendirme stratejisi izlemektedir. Bunun yanı sıra, Kremlin’in Suriye’ye askeri müdahalesinin birinci yıldönümünde yeniden Akdeniz kıyılarına uçak ve gemilerini toplamıştır. Ayrıca Rusya; S-300 ve S-400 hava savunma sistemlerini Suriye’de konuşlandırması büyük bir saldırı hazırlığı veya Esed rejimine ABD kontrolündeki Batılı koalisyon devletlerinin saldırılarını önlemek gibi ihtimalleri gündeme getirmektedir.

 

Moskova’nın Suriye’de izlediği politikalar Esed rejimini destekleyerek bölgede kendi ulusal çıkarlarını korumak gibi değerlendirilse de, ülkesinde terör örgütleri listesine aldığı IŞİD/DAEŞ ile mücadeleye büyük önem vermektedir. Batılı güçlerin Musul operasyonuna Rusya’nın yaklaşımı da bölgede terörle mücadele olarak yorumlanabilir. Orta Doğu bölgesinde faaliyetinin Batılı güçler tarafından desteklenmesini isteyen Rusya, terörle aktif mücadele edilmesi gerektiğini vurgulamakta ve diplomatik olarak Musul operasyonuna destek verdiğini göstermektedir. Bu analizde, Rusya’nın son dönem Orta Doğu politikası genel hatlarıyla ele alınmakta; Akdeniz’de askeri varlığını artırmak için izlediği politikalara değinilmektedir. Ayrıca Kremlin’in bu adımlarının bölgenin güvenliğini ve bölgedeki güç dengesini nasıl etkileyeceği üzerinde durulmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top