Kolombiya’da FARC ile Barış Müzakereleri Süreci (I)

Sibel KARABEL
06 Ocak 2017
A- A A+

Kolombiya’da yaklaşık yarım yüzyıldır süre gelen çatışma süreci bir yandan telafisi zor ekonomik ve insani kayıplara neden olmuş, diğer yandan da ülkede kaos, güvensizlik ve istikrarsızlık ortamının derinleştirmiştir. Kolombiya’nın jeostratejik konumu, ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1800’lü yıllardan gelen siyasi yapılanması ve toprak mülkiyet sisteminin yarattığı ‘eşitsizlik’ argümanı ülkede birtakım terör örgütlerinin yeşermesine sebep olmuştur. Bu örgütler arasında FARC gerek nüfuz ettiği alan gerekse ülkedeki kayıplar anlamında ilk sıralarda yer almaktadır.

 

Kolombiya çatışma sürecinin birbiri içine geçen bir sürü unsurdan beslenmesi ve Kolombiya’nın Latin Amerika’nın en eski demokrasisi olmasına rağmen bu yönde kurumların yeterli yetkinlik gösterememesi ihtilaf tanımlamasını daha karmaşık hale getirmektedir. Bunun yanı sıra, Kolombiya’daki çatışmaların tematik olarak ulusal ve hatta bölgesel sınırları aşıp uluslararasılaşması 1990’lı yılların ortalarına denk gelmektedir. 1980’li yılların ilk kısmında başlayan barış müzakere sürecinin Batı’nın dikkatini çekmesi ve Batı’nın aktif rol oynaması da yine bu yıllarda başlamıştır.

 

Barış müzakerelerine üçüncü ülkelerin kısmen de olsa dahil olması sürecin devamlılığı ve sorumlulukların takibi açısından önem arz etmektedir. Ancak bu noktada, Kolombiya Hükümeti’nin üçüncü aktörleri ne derece dahil etmek istediği ve üçüncü ülkelerin sürece nasıl katkıda bulunacağı belirleyici olacaktır. Bu doğrultuda analizde, Kolombiya çatışma sürecinin dinamikleri ve ülkenin en büyük terör örgütü olan FARC ile müzakere süreci incelenip sorunun uluslararası camiaya yansıtılmasına vurgu yapılmaktadır.

Back to Top