Tanzanya’da Enerji Keşifleri ve Çin – ABD Rekabeti

Hasan ÖZTÜRK
20 Ocak 2017
A- A A+

Genellikle savaş ve kargaşa yüzünden güvenlik uzmanlarının gündeminde olan Sahraaltı Afrika son yıllarda yeni enerji keşifleri ile birlikte daha çok enerji uzmanlarının ilgi alanına girmeye başladı. Doğu Afrika bölgesi ise enerji keşiflerinde ayrı bir yer tutmaktadır. Coğrafi konumu bakımından başta Çin olmak üzere Asya kıtasındaki birçok gelişmekte olan ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak için tercih edilecek bir bölgedir. Afrika kıtası dünyadaki petrol ve doğal gaz rezervlerinin küçük bir kısmına sahiptir. Dünyada keşfedilmiş 1.650 milyar varil petrol rezervinin sadece %8’i Afrika kıtasında bulunmaktadır. Kıtada devam eden petrol arama çalışmaları doğrultusunda 2020 yılında Afrika’nın dünya rezervlerinin %20’sine sahip olması beklenmektedir. Benzer bir durum doğal gaz için de söz konusudur. Dünyadaki 208 trilyon metre küp keşfedilmiş doğal gaz rezervlerinin %7’si Afrika’da bulunmaktadır. İlerleyen yıllarda Afrika’nın sahip olduğu rezervlerdeki artışla kıtanın dünya enerji piyasasındaki konumu daha önemli olacaktır. 

 

Son yıllarda Uganda’da ve Kenya’da keşfedilen petrol rezervlerine ek olarak Doğu Afrika açıklarında 2011’de doğal gaz keşifleri dünya enerji piyasasının gözünü bu bölgeye çevirmiştir. Önceleri Mozambik açıklarında, ardından Tanzanya açıklarında keşfedilen doğal gaz yatakları küresel enerji şirketlerinin dikkatini bu bölgeye yönlendirmiştir. Bölgede enerji keşifleri ile ön plana çıkan ülkelerden birisi de kıtanın geri kalanına nispeten güvenli ve istikrarlı olan Tanzanya’dır. Her ne kadar Mozambik’te de doğal gaz bulunduysa da siyasi istikrarsızlığı ve yeniden iç savaş yaşanma ihtimali enerji firmalarını ve siyasi aktörleri bu ülkeye dönük politikalarında çekingenliğe sevk etmektedir. Bağımsızlığından bu yana enerji ihtiyacını ithalatla karşılayan Tanzanya, enerji kaynakları bakımından fakir bir ülke olarak bilinirdi.

 

 

İlk defa 2000’lerin başında ülkenin güney kıyılarının açıklarında bulunan Songo Songo adası civarında az miktarda doğal gaz bulunması Tanzanya hükümetlerini heyecanlandırmıştı. Sonraki yıllarda Hint Okyanusu’nun batısında, Mozambik ve Madagaskar açıklarında doğal gaz bulunmasıyla birlikte Tanzanya açıklarında da araştırmalara hız verilmişti. Yapılan çalışmalar sonucunda 2012 yılında Tanzanya açıklarında ilk defa ticari olarak işlemeye değer doğal gaz yatakları keşfedilmişti. Yeni keşiflerle birlikte ülkenin 2020 itibariyle doğal gaz ihraç eden ülkelerin arasına katılacak olması Çin, ABD, Avrupa Birliği, Hindistan ve Brezilya gibi dünya siyasetindeki önemli aktörleri de Tanzanya ile ilişkilerine önem vermeye başlamıştı. Bu analizde Tanzanya’da enerji keşifleri değerlendirilmekte ve ABD – Çin özelinde küresel güçlerin rekabeti irdelenmektedir.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top