Kıbrıs’ta 2017’de Çözüm Olabilir Mi?

A- A A+

Güney Kıbrıs’ta 2013’te Nikos Anastasiadis’in, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) ise 2015’te Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanlığına seçilmeleri Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik umutların yeniden artmasına yol açmıştır. İki lider ilk görüşmelerinden itibaren Kıbrıs’ta bu kez çözümü samimi olarak arzuladıklarını belirtmişler ve her ikisi de kendilerinin çözüm için son şansı oluşturduklarını vurgulamışlardır.Akıncı ile Anastasiadis 7 Kasım 2016 tarihinde İsviçre’de Mont Pelerin’de Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin kolaylaştırıcılığı altında güvenlik ve toprak meselelerine yönelik olarak yeniden müzakerelere başlamışlardır. İki gün süren ilk tur görüşmelerde Birleşmiş Milletler çevrelerinde ve uluslararası kamuoyunda tarafların ilk kez çözüme gerçekten yaklaştıklarına dair umut belirmiştir.

 

20 Kasım tarihinde yeniden başlayan ikinci tur görüşmeler de iki gün sürmüş ancak bu defa toprak ile ilgili düzenlemeler konusunda tarafların bir mutabakata varamamaları nedeniyle görüşmeler durdurulmuştur. Birleşmiş Milletler tarafından gösterilen çabalar sonucu, iki liderin 9-11 Ocak 2017 tarihlerinde yeniden bir araya gelmelerine ve mevcut çözümlenmemiş konular üzerinde olabildiğince ilerleme kaydetmeye gayret göstermelerine karar verilmiştir. Ayrıca, 12 Ocak tarihinde tarafların üç garantör ülke olan Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın da katılmalarıyla beşli düzeyde bir toplantı yapmaları da kararlaştırılmıştır. Cenevre’de 9 Ocak tarihinde yapılan toplantıda tarafların 11 Ocak tarihinde yeniden buluşarak karşılıklı harita değişiminde bulunmaları kararlaştırılmıştır. 11 Ocak’ta gerçekleştirilen bu harita değişimi Kıbrıs müzakerelerinin tarihinde önemli bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Tarafların değiştikleri haritalar Birleşmiş Milletler kasasında hıfzedilmiştir.

12 Ocak tarihinde garantör devletlerin Dışişleri Bakanları’nın katılımıyla gerçekleştirilen beşli düzeydeki toplantı da Kıbrıs müzakerelerinin yakın geçmişinde görülen bir diğer dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.

 

Bu iki gelişme Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalarda ilk kez önemli ilerleme kaydedildiğine işaret etmektedir. Tarafların basına verdikleri demeçlerden, birbirlerinin harita önerilerini reddettikleri anlaşılmakla birlikte,  başlangıçta her iki tarafın da maksimalist taleplere göre hazırlanmış haritaları muhataplarına sunmuş olmaları şaşırtıcı görülmemelidir. Dolayısıyla, bu başlangıç pozisyonlarının kabul edilmemiş olması yadırganmamalıdır. 12 Ocak tarihinde yapılan toplantıdan sonra ise, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı garantörlük statüsü ve dönüşümlü başkanlık konularında henüz tarafların tam olarak mutabakat sağlayamadıklarını, bununla beraber önümüzdeki dönemde bu konuların görüşülmesine devam kararının verildiğini nitekim teknik düzeyde müzakerelerin sürdürülmesi için 18 Ocak tarihinde Bakan Yardımcıları’nın bir araya geleceklerini açıklamıştır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top