Çin ABD'den Rol Kapmaz, Alternatif Oluşturur

Sibel KARABEL
06 Şubat 2017
A- A A+

Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) AB Araştırmaları uzmanı Sibel Karabel, ABD'nin Trans-Pasifik Ortaklığı Anlaşması'ndan (TPP) çekilme kararının Çin'i prestij olarak güçlendireceğini belirtti.

Karabel, Ancak Çin'in bu role doğrudan talip olması konusunda kuşkularım var, çünkü Çin dış politikada direkt lider olmaya talip olma doktrini güden bir ülke değil. Zaten TPP'nin 7 üyesini de kapsayan bölgesel çok kapsamlı ekonomik iş birliğine giriyor. Çin, ABD'den rol kapma yolu yerine alternatif oluşturarak liderliğini pekiştirecek. AB'de dahil çok fazla yatırımı var, yeni İpek Yolu kuruyor" dedi.

Karabel, CRITÜRK FM'deki Manşet programında Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Davos'taki konuşmasının çok sembolik ve önemli olduğuna işaret etti. "Çünkü bu Çin'in çok yaptığı bir şey değil, Çin düzenin bozulmasıyla ilgili olarak Batı'yı sorumlu tuttu ve bunu deklare etti" diyen Karabel, Xi'nin konuşmasında esas olarak "ticaret savaşları kimseye yaramayacaktır" ifadesiyle Trump'a, fakat korumacılıkla ilgili olarak da AB'ye mesajları olduğunu söyledi.

Karabel'e göre Trump'ın TPP'ye karşı olmasının en büyük sebebi ABD'deki işsizliğin artacağı endişesi; Trump, bu anlaşmanın ulus-devlet nosyonuna karşı olduğunu söyleyerek, bir anlamda küreselleşmeye de karşı olduğunu dolaylı olarak söylüyor. Karabel, "Trump sadece Obama'nın mirasına karşı değil, ABD'nin Soğuk Savaş sonrası geliştirdiği liberal ekonomiye de karşı. Çin'e karşı uygulamayı düşündüğü şey de korumacılık" diye konuştu.

Trump yönetiminin ABD Trans Pasifik Ortaklığı Anlaşması'ndan (TPP) çekilmesi konusunda hızlı girdiğini söyleyen Karabel "ancak bu bekleniyordu, zira seçim kampanyaları sırasında özellikle belirtilmişti. Ancak beklenmeyen bunun sonrası, bölgede nasıl değişikliklere yol açacağı" ifadesini kullandı.

Karabel, bu ortaklık girişimi 2012'de Obama yönetiminin Asya pivotunun ticari ayağını oluşturduğu, Senato'dan geçmediğinden ABD açısından hayata geçmemiş bir anlaşma olduğu değerlendirmesinde de bulundu.

Back to Top