Irak’ta Kürt Partileri Arasındaki Rekabet Dinamikleri ve Kerkük Petrolü

Ali SEMİN
17 Mart 2017
A- A A+

Irak’ta IŞİD/DAEŞ terör örgütü ile yerel güvenlik güçlerinin arasında başlayan mücadele siyasi dengelere de yansımaktadır. Özellikle 17 Ekim 2016 tarihinde Musul operasyonlarının başlamasıyla birlikte Bağdat-Erbil ilişkilerinde ortaya çıkan gelişmelerle Kürt partileri arasındaki rekabet dinamiklerinin değiştiğini ifade etmek mümkündür. DAEŞ’e karşı düzenlenen askeri operasyonlar ve bu operasyonlar neticesinde kurtarılan bölgelerde bulunan yerel güçler arasında çatışma olasılığının artması tedirginliğe sebep olmaktadır. Bu bağlamda gerek Bağdat hükümeti ve ülkedeki etnik unsurların gerekse bölgesel/uluslararası güçlerin öncelikli sorumluluğunun DAEŞ sonrası Irak’ta yerel unsurlar arasında oluşabilecek çatışmaları önlemek olacağı ifade edilebilir. Bu kapsamda DAEŞ sonrası Irak’ta meydana gelecek gelişmelerin bilhassa başta Kerkük olmak üzere Musul ve diğer tartışmalı bölgelerde etnik ve mezhepsel (Şii-Sünni) odaklı sebeplerden ötürü oluşabilecek gerilimlerin çatışmaya dönüşmesinin önüne geçilmesi hayati önemdedir. Bu durumun Kuzey Irak Kürt partileri arasındaki güç mücadelesinde de karşımıza çıkması olasılıklar arasındadır. Dolayısıyla bu analizde Kürdistan Demokratik Partisi (KDP), Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Goran Hareketi ilişkilerindeki iç dinamikler ve Kerkük sorunu üzerindeki güç mücadeleleri irdelenmektedir. Analizde ayrıca Kerkük petrolü üzerindeki KYB-KDP ve Bağdat-Erbil arasındaki gerilime değinilerek Kuzey Irak Kürt Yönetimi’nin geleceğine yönelik öngörülerde bulunulmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top