Rusya Dış ve Güvenlik Politikalarının Küresel Amaçları ve Bölgesel Yansımaları

Bilge Adamlar Kurulu
14 Haziran 2017
A- A A+

Yeni oluşacak dünya düzeninde kendi güç ve konumunu kanıtlamayı amaçlayan devletlerin başında Rusya gelmektedir. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile süper güç statüsünü kaybeden Rusya, son on yılda izlediği dış ve güvenlik politikalarıyla eski konumuna ulaşmanın planlarını çizmektedir. Bu nedenle ‘yakın çevre’ ve ‘ulusal çıkar alanları’ gibi kavramlar geliştirerek nüfuz alanlarını belirlemekte ve diğer güçlerle de bu doğrultuda politik-ekonomik ilişkiler kurmaktadır. Bu bağlamda Rusya’nın stratejik hedef ve önceliklerinin belirlenmesi ve anlaşılması uluslararası sistemdeki ülkelerin Rusya ile ilişkilerindeki dış politikalarının şekillenmesinde etkili olabilecektir.

 

Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM), Türkiye’deki karar mercilerine milli menfaatler doğrultusunda gerçekçi çözüm önerileri ve karar seçenekleri sunmak amacıyla “Rusya Dış ve Güvenlik Politikalarının Küresel Amaçları ve Bölgesel Yansımaları” raporunu yayımlamaktadır. BİLGESAM Rusya Uzmanı Elnur İsmayıl’ın hazırladığı rapor, 14 Nisan 2017 tarihinde icra edilen 27. Bilge Adamlar Kurulu toplantısında değerlendirilmiş, Kurul üyelerinin görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirilmiş ve yayına hazırlanmıştır. “Rusya Dış ve Güvenlik Politikalarının Küresel Amaçları ve Bölgesel Yansımaları” raporunda, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve doğurduğu sonuçlar; Rusya’nın Avrasya Birliği politikası; Rusya-İran ve Rusya- İsrail ikili ilişkileri; Rusya’nın Arap Bahar’ına yaklaşımı ve Rusya’nın Suriye krizine ilişkin politikası incelenmektedir. Rusya-Türkiye ilişkilerini kapsayan son bölümde ikili ilişkiler ağırlıklı olarak politik, güvenlik ve enerji alanlarındaki işbirlikleri üzerinden analiz edilmektedir. İlişkilerin politik-güvenlik boyutunda son yıllarda yaşanan gelişmelere değinilmekte; Moskova-Ankara arasında Suriye krizinde işbirliği anlatılmakta ve terör sorununa iki ülkenin yaklaşımları değerlendirilmektedir. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonraki dönemden günümüze kadar iki ülke ilişkilerinde enerji politikaları tarihsel süreçte incelenmektedir. Ankara-Moskova ilişkilerinde enerji alanında Mavi Akım, Güney Akım ve Türk Akımı gibi ortak boru hatları projelerinden bahsedilmektedir. İki ülkenin Akkuyu nükleer santrali örneğinde nükleer enerji alanındaki işbirliği anlatılarak; projelerin ikili ve bölgesel enerji güvenliğine etkisine değinilmektedir. Türkiye’nin bölgede takip etmesi gereken stratejiye ilişkin öneriler sunulmaktadır.

 

Raporun Türk karar mercilerine, akademisyenlere ve ilgili kurum, kuruluş ve kişilere faydalı olmasını temenni eder, raporu hazırlayan Elnur İsmayıl’a, rapora değerli görüş ve önerileriyle katkı sağlayan, raporun geliştirilmesi için kıymetli vakitlerini sarf eden başta (E) Oramiral Salim Dervişoğlu ve (E) Büyükelçi Halil Akıncı olmak üzere Bilge Adamlar Kurulu’na ve emeği geçen BİLGESAM çalışanlarına teşekkür ederim.

Prof. Dr. Atilla SANDIKLI

BİLGESAM Başkanı

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top