Seminer: Keşmir Meselesi

BİLGESAM
30 Haziran 2013
A- A A+

28 Haziran 2013 tarihinde Bilge Adamlar Stratejik Araştırma Merkezi’nde (BİLGESAM) Keşmir Meselesi konulu bir seminer gerçekleştirilmiştir. Seminere konuşmacı olarak Londra Birkbeck Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları Enstitüsü (SOAS) öğretim üyesi Dr. Numan Hanif katılmıştır.Dr. Numan Hanif seminerde İngiliz sömürge dönemiyle birlikte Keşmir sorununun kısa geçmişinden, Keşmir coğrafyasının niteliklerinden, Pakistan ve Hindistan’ın tezlerinden ve bölgedeki devlet-dışı aktörlerden bahsetmiş, meselenin çözüme kavuşturulmasının önündeki engelleri değerlendirmiştir.

Dr. Numan Hanif, BM Güvenlik Konseyi’nin 1948 yılında Keşmir’in geleceğine ilişkin aldığı halk oylaması kararına rağmen Hindistan’ın bölgeyi işgal ettiğini, Pakistan ve Hindistan’ın bu nedenle geçmişte iki defa savaşa girdiğini ve bölgenin hâlihazırda fiilen ikiye bölünmüş olduğunu anlatmış, kuzeydeki stratejik bölgeye Pakistan’ın, güney kesime ise Hindistan’ın hâkim olduğunu, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin ise Çin’in denetimi altında yer aldığını ifade etmiştir. Dr. Hanif, Müslümanların çoğunlukta olduğu Keşmir’in Hindistan’ın egemenliğini hiçbir zaman kabul etmediğini, bölge halkının Hint yönetimine karşı birkaç kez ayaklandığını ve Hint güvenlik güçlerinin bölgedeki Müslüman halka karşı insan hakkı ihlalleri gerçekleştirdiğini ifade etmiştir.  Keşmir meselesinin aynı zamanda Hindistan’ın bir demokrasi sorunu olduğunu değerlendiren Numan Hanif, Mahatma Gandi’nin Keşmir’in Hindistan’daki laik sistem açısından bir turnusol kâğıdı işlevi gördüğü yönündeki yaklaşımını katılımcılarla paylaşmıştır.

Dr. Hanif, Soğuk Savaş döneminde Pakistan’ın ABD ile geliştirdiği güçlü ilişkiler ve Sovyetler Birliği-Hindistan yakınlaşması nedeniyle, BM Güvenlik Konseyi’nin Keşmir meselesinin çözümüne katkı sağlayamadığını ifade etmiş, 1971’de imzalanan Simla Antlaşması’ndan sonra ise sorunun ikili düzeyde ele alındığını ve uluslararası platformlara taşınamadığını belirtmiştir. Hanif, Bangladeş’in 1971’de Pakistan’dan ayrılarak bağımsızlık ilan ettiği bir dönemde Hindistan’ın Keşmir meselesini sadece iki ülke arasındaki bir ihtilafa dönüştüren Simla Antlaşması’nın imzalanmasını sağladığını belirtmiş, BM’nin bu nedenle Keşmir meselesinde aktif olamadığını dile getirmiştir. Hanif, Keşmir bölgesinde yerli Müslüman halkın bağımsızlık hedefiyle kurduğu teşkilatlar (örn. JKLF) olduğu gibi İslamabad’ın desteğiyle hareket eden ve bölgenin Pakistan’a katılmasını amaçlayan aktörlerin de (örn. Hizb el-Mücahidin, Hareket el-Mücahidin ve Leşkeri Tayyibe) bulunduğunu belirtmiştir.

Dr. Numan Hanif, Keşmir meselesinin nükleer silah sahibi iki ülke arasında önemli bir ihtilaf olmaya devam ettiğini, gerek ordunun siyaset üzerinde oldukça etkili olduğu Pakistan’ın askeri yaklaşımının gerekse Yeni Delhi’nin soruna bakışına tesir eden radikal Hinduların muhtemel bir çözüm sürecini zorlaştırdığını dile getirmiştir. Pakistan ve Hindistan’ın iki ülke arasındaki ihtilafları çözüme kavuşturmak maksadıyla 1972-1994 yılları arasında 45 görüşme gerçekleştirdiğini belirten Hanif, bu görüşmelerden sadece birisinin tamamen Keşmir meselesine yönelik düzenlendiğini ancak sonuç alınamadığını ifade etmiştir. Dr. Hanif, seminerin son bölümünde iki ülke arasındaki kültürel benzerliklere değinmiş ve muhtemel çözüm yöntemlerini sıralamıştır.

Seminer programı, katılımcıların yönelttiği sorular üzerine Dr. Numan Hanif’in, bölgesel ve küresel aktörlerin Keşmir meselesine yaklaşımları ile ilgili değerlendirmeleriyle sona ermiştir.


 


Back to Top