Tanzanya'nın Uranyumuna Amerika'nın İlgisi

Hasan ÖZTÜRK
19 Ağustos 2010
A- A A+

Topraklarında yeraltı kaynaklarının bulunması ülkeler için bir şans olarak bilinir. Fakat bazı kaynaklar vardır ki, bir ülkenin sahip olduğu bir kaynak diğer ülkeleri tedirgin edebilir. Bunun son örneğini Tanzanya’da yaşamaktayız. Doğu Afrika’da yıldızı giderek parlayan Tanzanya’daki uranyum kaynakları Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de dikkatini çekti.

 

ABD geçtiğimiz hafta bu ülkeye devletin farklı kurumlarını temsil eden geniş katılımlı bir heyeti Tanzanya’ya gönderdi. Obama’nın öncülük ettiği ve nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya öngören söylemin ardından ABD’nin Tanzanya’ya yaptığı bu ziyaret dikkatimizi çekti.

 

Amerikan Dışişleri Bakanlığı bünyesinde bulunan “Tehdit Azaltma Programları” koordinatörü büyükelçi Bonnie Jenkins başkanlığındaki heyete dışişleri bakanlığından yetkililerin yanı sıra Enerji Bakanlığı Nükleer Enerji Güvenliği Dairesi’nden ve Amerika Nükleer Düzenlemeler kurumundan temsilciler katıldı. İki gün süren ziyarette Amerikalı heyetin ana gündeminde Tanzanya’da çok yakında çıkartılmaya başlanacak uranyum madenlerindeki altyapı, kanuni düzenlemeler, uranyumun güvenli şekilde çıkartılıp depolanması ve taşınması gibi birçok konu vardı. Görüşmelere Tanzanya tarafından katılanlara bakıldığında görüşmeler hakkında az çok fikir sahibi olabiliriz. Ev sahibi ülke adına heyetle görüşmelere Dışişleri bakanlığı, İçişleri bakanlığı, Tanzanya Atom Enerjisi Kurumu, Madenler Başmüfettişi, Tanzanya Limanlar İşletmesi ve daha başka birkaç kurum katıldı.

 

Tanzanya hükümeti 2011 yılında uranyum çıkarma işlemlerine başlamayı ve 2012 yılında işlenmeye hazır uranyuma sahip olmayı amaçlıyor. Ülkenin nihai hedefi ise kuracağı nükleer santraller ile enerji ihtiyacını karşılamak ve ihtiyaç fazlası enerjiyi ihraç etmek. Tahmin edilebileceği gibi Tanzanya hükümeti nükleer santral kurabilecek altyapı, imkân, teknolojik bilgi ve ekipmanlara sahip değil. ABD hükümeti Tanzanya’ya yaklaşarak bu alanda işbirliği fırsatları aramakta ve bu ülkede kurulacak nükleer santrallerin ABD’nin hoşlanmadığı ülkeler tarafından kurulmasının önüne geçmeye çalışmaktadır.

 

Amerikan hükümetinin Tanzanya’daki uranyum ile ilgilenmesinin bir diğer nedeni daha var. Geçen haftaki görüşmelere limanlardan ve ulaşımdan sorumlu devlet yetkililerinin de katıldığını belirtmiştik. Amerikalı bürokratlar bu konuda Tanzanyalı meslektaşları ile gerekli konularda işbirliği yaparak çıkartılan uranyumun istenmeyen ellere geçmesinin önüne geçmek istiyor. Tanzanya Hint Okyanusu’na 800km sahili olan ve oldukça işlek limanları olan bir ülke. Daha önce 2002 yılında birisi Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden (DKC) ve dördü Tanzanyalı beş kişi 110 kg uranyum ile yakalanmışlardı. DKC’de zengin uranyum kaynaklarının olduğu ve önemli miktarda çıkartıldığı uzun zamandır dile getirilmekte idi. Tanzanya polisi 8 yıl önce gerçekleşen bu olay sonrasında bu olayı illegal bir kaçakçılık olarak nitelemiş ve terörist faaliyetlerle bir ilgisinin olmadığını belirtmişti. Ancak George W. Bush yönetiminden bazı bürokratlar İran’ın bazı Afrika ülkelerinden uranyum elde ettiğini öne sürmüşlerdi.

 

Dolayısıyla ABD yakın gelecekte enerji konusunda kritik bir konumda olacak Tanzanya ile ilişkilerini geliştirmeyi, nükleer teknoloji konusunda destek sağlamayı ve güvenlik konusunda yardımcı olmayı önerirken diğer taraftan da bu ülke üzerinden rakip uranyum gibi tehdit olabilecek bir mineralin dolaşımını kontrol etmek istiyor. Geçtiğimiz senelerde Tanzanya’nın güneyinde bulunan petrol ve doğal gaz da göz önüne alınırsa, yüksek ihtimalle ilerleyen yıllarda Amerika ile Tanzanya arasında stratejik düzeyde yakınlaşma olabilir.

 

Tanzanya’da uranyum 2009 yılında bulundu. Birçok farklı test sonrası kesinleşen rezervler arasında öncelik, ülkenin güneyinde Mozambik sınırındaki Ruvuma rezervine ve kuzeydeki Mbuga rezervine öncelik verildi. Tanzanya’nın güneyindeki rezervde projeyi üstlenen Mantra adındaki Avustralyalı şirket bölgede 20 bin ton civarında uranyum olduğunu tahmin etmektedir. Ülkenin kuzeyindeki rezervde ise 10 bin ton uranyum olduğu tahmin edilmektedir. Böylelikle Tanzanya Afrika’da uranyum üreten dördüncü ülke olacak. Dünya Nükleer Birliği’ne (WNA) kayıtlı Afrika’da uranyum üreten ülkeler Nijer, Namibya ve Güney Afrika Cumhuriyeti’dir. Her ne kadar resmen kabul edilip uluslararası örgütlerce kayıt altına alınmasa da Cezayir, Demokratik Kongo Cumhuriyet, Malavi, Zambiya ve Mozambik’in de uranyum ürettiği zannedilmektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top