Bir Direniş Örneği: Türkiye’de 15 Temmuz Zaferi ve Orta Doğu

Ali SEMİN
14 Temmuz 2017
A- A A+

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde hain FETÖ mensubu askerler tarafından bir kalkışma girişimi başlatılmıştır. Türk siyasi tarihi boyunca yaşanan darbelerden farklı olarak halkın hain FETÖ mensubu darbecilere karşı gösterdiği direniştir. Darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine halkın sokaklara akın ederek tank, uçak ve darbeci askerlere karşı gösterdiği direniş ile önemli bir zafer destanı yazdığı inkâr edilemez. Bu nedenle 15 Temmuz başkaldırısı, Türk siyasal yaşamında 1960 yılından bu yana süre gelen dönemlerde yaşanan darbelerin tam aksine bir demokrasi zaferine ve milli iradeye dayalı bir tablo ortaya çıkarmıştır.

 

Elbette ki 15 Temmuz’da yaşanan askeri başkaldırıda dış güçlerin de izinin olduğu açıkça ortada olduğu görünmektedir. 15 Temmuz’da meydana gelen darbe girişimi ile Türkiye hem içeride hem dışarıda güçsüz bir ülke konumuna getirilmeye çalışılmış; başka bir tabirle hain darbe girişimi başarılı olsaydı Türkiye’ye karşı tüm dünyada hasta devlet muamelesi yapılması kaçınılmaz olabilirdi.

 

Bu çerçeveden bakıldığında Türk halkı tarafından yazılan 15 Temmuz destanı 21. Yüzyılı tarihi sayfalarının en önemli gelişmelerinden biridir. 15 Temmuz gecesinde yaşanan hain darbe girişimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halka çağrısıyla ve halkın büyük direnişiyle başarısızlıkla sonuçlanmış; Türk halkı liderinin ve devletinin yanında olduğunu göstermiştir. Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması Orta Doğu bölgesine de etki etmiştir. Özellikle 15 Temmuz direnişi Orta Doğu halkları tarafından emsal teşkil eden bir zaferdir. Çünkü Orta Doğu bölgesinde yaşanan darbelerin çoğunluğu ya başarılı olmuştur ya da iktidarda bulunan hükümetler tarafından bastırılmıştır.

 

15 Temmuz Zaferinin Orta Doğu’daki Etkisi

 

15 Temmuz zaferi Türkiye’nin bölgedeki siyasi ve ekonomik olarak etkisinden dolayı Arap görsel ve yazılı basınında geniş bir yer almıştır. Özellikle Kuzey Irak’ta 15 Temmuz gecesi çok ilginç bir hareketlilik yaşanmıştır. Erbil’de halk Türkiye’de darbe oluyor diye marketlere, benzin istasyonlarına akın ederek benzin ve gıda malzemeleri depolamaya başlamıştır. Ayrıca 15 Temmuz hain darbe girişiminin başarısız olmasından dolayı birçok Arap ülkesinde kutlandığı görünmüştür. Çünkü Irak, Suriye ve diğer Arap devletlerinde yaşanan istikrarsız ve kaotik ortamdan ötürü Türkiye sözü edilen ülkelerden kaçanlara kapısını açması önemli bir etkendir. Bilhassa Suriye iç savaşından kaçan yaklaşık 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapmasının bölge halkı tarafından takdir edildiğini unutmamak gerekir. Özellikle 2010 yılının Aralık ayında Arap ülkelerinde başlayan isyanlarla birlikte iç savaştan kaçanların çoğu Türkiye’ye gelmiştir. Bugün Türkiye bölgenin ve hatta dünyanın en çok mülteci kabul eden ülkesi konumundadır.

 

Bu bağlamda bölge devletleri ülkelerinde bulunan FETÖ yapılanmalarıyla mücadele etmek konusunda Türkiye’nin uyarılarını dikkate almaları gerekmektedir. Türkiye’nin FETÖ yapılanmasına ilişkin yaptığı uyarı veya talepleri dikkate alınmadığı takdirde söz konusu terör örgütünün bulundukları ülkeler için de bir tehdit oluşturacağı göz ardı edilmemelidir. 15 Temmuz demokrasi ve milletin zaferinin bölgesel ve küresel güçlere üç önemli mesajının olduğunu söylemek mümkündür. Bunlardan birincisi, Türk halkının Türkiye’nin bölünmesine hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğini kanıtlamıştır. Türk halkı konu vatanın bekası meselesi olunca tüm görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak düşmana karşı her türlü mücadele verileceğini göstermiştir. İkincisi, Türkiye’de darbe dönemlerine bir daha izin verilmeyeceği mesajı verilmiştir. Üçüncü bir mesaj olarak, Arap dünyası halklarına ülkelerinde olası bir darbe girişimi durumunda Türk halkı dik durduğu gibi karşı koyma cesaretini vermiştir.

 

Bu Vatanın Minnettar Olduğu 15 Temmuz Şehit ve Gazilerini Saygı ve Hasretle anıyorum….

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top