Kuzey Irak’ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı

Ali SEMİN
03 Ağustos 2017
A- A A+

Orta Doğu’da yaşanmakta olan kriz ve iç savaşlar, bölgenin gidişatı noktasındaki belirsizliği şekillendirmektedir. Bir taraftan şiddetlenen bölgesel güç mücadeleleri diğer taraftan Arap uyanışıyla birlikte Suriye’de meydana gelen vekalet savaşları Orta Doğu’ya istikrar gelmesini zorlaştırmaktadır. Bunlara ek olarak, Suriye ve Irak’ta DAEŞ terör örgütüne karşı verilen askeri mücadelenin ne zamana kadar süreceğiyle ilgili karışıklık sürerken, Iraklı Kürtlerin bağımsızlık referandumu kararı Iraklı Kürtler ve bölgedeki dengeler bakımından ciddi risklere yol açması kaçınılmazdır. Bu nedenle Kuzey Irak Kürt yönetimi 25 Eylül 2017 tarihinde düzenleyeceği bağımsızlık referandumunun zamanlama olarak değerlendirildiğinde Kürt siyasetine büyük zarar vereceğini belirtmek mümkündür. Çünkü Orta Doğu’da yaşanan konjonktürel gelişmelerin bölgemizde yeni kırılmalara müsaade etmeyeceği söylenebilir. Özellikle Irak gibi bir ülkenin her anlamda karmaşık bir durumda olmasına rağmen Erbil yönetiminin bağımsızlık referandumu yapması oldukça kritiktir.

Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve bölgesel/küresel güç rekabetinin her geçen gün artması Irak’ın iç dinamiklerine de doğrudan yansımaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında, Musul’un 10 Haziran 2014’te DAEŞ terör örgütü tarafından işgalinin Irak’ın iç siyasal dengelerini değiştirdiğini söylemek mümkündür. Dahası bu durum Kuzey Irak’taki Kürt partileri arasında siyasi krizleri de beraberinde getirmiştir. DAEŞ’in Irak topraklarının önemli bir kısmını işgal etmesinin ardından Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin bağımsızlık için referandum girişimi ise Irak’ın ve bölgesel ülkelerin gündemine oturmuştur.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top