Kuzey Kutup Bölgesi’nde Jeopolitik Rekabet ve Güçler Dengesi

Dr. Elnur İSMAYIL
07 Ağustos 2017
A- A A+

11 Mayıs 2017 tarihinde Alaska’nın Fairbanks kentinde gerçekleştirilen 10. Arktik Konseyi Bakanlar Toplantısı Fairbanks Deklarasyonu’nun kabulü ile sonuçlandı. İki yılda bir gerçekleşen ve Konseye üye devletlerin Dışişleri Bakanlarının katıldığı toplantıda bölgenin sorunlarının diyalog yoluyla çözülmesi ve bilimsel işbirliğinin geliştirilmesinin gerektiği şeklinde mesaj verildi. Her ne kadar bu tür toplantılarda benzer içerikli mesajlar verilse de; kıyıdaş devletlerin son yıllarda bölge üzerinde hak iddia etmeleri ve devletlerin askeri varlıklarını artırma girişimleri Kuzey Kutbu’nun jeopolitik bir rekabet içinde olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.

 

Bölgeyi önemli kılan en büyük özellik günümüzde keşfedilmemiş enerji kaynaklarının yaklaşık %25’inin Arktik olarak adlandırılan Kuzey Kutup Bölgesi’nde olduğunun tahmin edilmesidir. Yapılan araştırmalara göre, bölgede 47,3 trilyon metreküp doğalgaz, 44 milyar varil kondensat  ve 90 milyar varil petrol olduğu tahmin edilmektedir ki, bu da kanıtlanmış doğalgaz rezervlerinin ¼’üne ve kanıtlanmış petrol rezervlerinin %6’sına denk gelmektedir. Bu kaynakların yaklaşık %50’lik kısmı Rusya’nın egemenliği altında; %20’si ise ABD’nin egemenlik sınırları içerisindedir. Arktik bölgesinde devletlerin paylaşamadığı alanlar ise petrol ve doğalgaz rezervlerinin çoğunluk oluşturduğu Lomonosov ve Mendeleyev Sıradağları’ndaki deniz alanlarıdır. Anlaşmazlığın en büyük nedeni ise; Rusya, ABD, Kanada ve Danimarka arasındaki okyanus altından sıradağların hangi devlet sınırlarına uzadığı hususudur.

 

Bu yazı STRATEJİST dergisinin Temmuz 2017 sayısında yayınlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top