Rusyanın Avrasya Birliği Projesi ve Ermenistan

Dr. Elnur İSMAYIL
23 Mart 2014
A- A A+

Rusya eski Sovyet coğrafyasının etki alanından çıkmasını engellemek ve SSCB'yi fiilen canlandırmak maksadıyla bu bölgelerle ekonomik açıdan bütünleşmeyi mümkün kılacak projelere yönelmektedir. Nihai aşaması Avrasya Birliği’nin tesisi olan Gümrük Birliği sürecini başlatan Moskova, eski Sovyet coğrafyasında Batılı ülkelerin ve Çin'in nüfuzunu dizginlemeyi amaçlamaktadır.Kremlin, Avrasya Birliği projesi ile Belarus, Moldova, Ukrayna ile Güney Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinin ABD, AB, Çin ve Türkiye’nin ekonomik açıdan etki alanına girmesine mani olmaya çalışmaktadır. Moskova, eski Sovyet coğrafyasında gümrük vergilerinin sıfırlandığı ortak bir pazarın tesisiyle Batılı ülkelere ve Çin’e karşı üstünlük sağlayabileceğini öngörmekte, bu coğrafyadaki ekonomilerin dünyaya açılma sürecine hâkim olmaya çalışmaktadır.   


Rusya Federasyonu, Güney Kafkasya devletleri ve Ukrayna’nın NATO ile ilişkilerinden ve AB’nin Doğu Ortaklığı programından tedirgin olmakta, Çin’in Orta Asya’da artan ekonomik ağırlığından kaygı duymaktadır. Putin iktidarı bu endişeler doğrultusunda Baltık bölgesi dışındaki eski Sovyet coğrafyasında AB benzeri bir bütünleşme süreci başlatmış, 2006’da Kazakistan, Belarus, Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan’la bir Gümrük Birliği oluşturmayı kararlaştırmıştır. Rusya, 2010 yılında Kazakistan ve Belarus’la Gümrük Birliği antlaşmasını imzalamış, 2012’de üç ülke arasında ortak ekonomik alan tesis edilmiştir. Eski Sovyet coğrafyasında yer alan ülkelerden Kırgızistan 2011’den itibaren Gümrük Birliği sürecinde gözlemci olarak yer almaya başlamış, ancak Türkmenistan, Özbekistan, Gürcistan ve Moldova birliğe katılmayacağını beyan etmiştir. Azerbaycanlı yetkililer batılı ülkelerle entegrasyonun öncelikli olduğunu ifade ederken, Ukrayna ise Rusya’nın bu projesi karşısında çekimser kalmayı tercih etmiştir.


Güney Kafkasya’dan şimdilik sadece Ermenistan, Rusya’nın Avrasya Birliği projesine katılacağını beyan etmiştir. Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 3 Eylül 2013 tarihli Rusya ziyareti sırasında Ermenistan’ın milli menfaatlerini göz önünde bulundurarak Gümrük Birliği’ne girme kararı aldığını ve Avrasya Birliği’nin kurulmasında katkı sağlamak istediğini ifade etmiştir.(1) Sarkisyan iktidarının bu kararı AB’den ve ülke içindeki muhalefetten tepki almış, kararın Erivan’ı tamamen Rusya’nın güdümüne sokabileceği ve ekonomik açıdan AB ile bütünleşme sürecinin engellendiği yönündeki değerlendirmeler öne çıkmıştır. Nitekim Rusya liderliğindeki Gümrük Birliği’ne katılma kararı ile Doğu Ortaklığı Programı kapsamında AB ile yürütülen işbirliği süreci sekteye uğramış, Erivan Vilnius zirvesinde AB ile serbest ticaret antlaşmasını imzalamamıştır.  


Ermenistan’ın güvenlik ve enerji alanlarında Rusya’ya olan bağımlılığını kullanarak bu ülkeye baskı yapan Moskova, Erivan’ı AB ile serbest ticaret anlaşması imzalamak üzere olduğu bir dönemde Gümrük Birliği’ne katılmak zorunda bırakmıştır. Erivan Batıdaki güçlü diaspora örgütlerine rağmen AB ile sadece ilişkilerini sürdürmeye istekli olduğunu açıklamakla yetinmiştir. Kolektif Güvenlik Antlaşması Teşkilatı (2) üyesi olan Ermenistan, Kremlin’in eski Sovyet coğrafyasında tesis etmeye çalıştığı güvenlik sistemi içinde yer almaktadır ve Rusya’nın desteği ve teminatına bağlı bir milli güvenlik yaklaşımı geliştirmiştir. Sarkisyan, Avrasya Birliği’nin tercih edilmesinin Ermenistan’ın milli güvenlik kaygılarından kaynaklandığını ifade etmekte, Erivan’ı bağlı olduğu mevcut güvenlik sisteminden tecrit edebilecek ekonomik bir bütünleşme sürecinin imkânsız olduğunu dile getirmektedir.(3) Jeoekonomi uzmanı Michael Hazin, Ermenistan’ın gerek ekonomik şartlarını iyileştirme hedefi gerekse Rusya pazarına erişim kolaylığı gayesi ile Avrasya Birliği’ni tercih ettiğini öne sürmektedir.(4)


Rusya’nın Erivan’ın Kararına Tesiri

Ermenistan, SSCB’nin dağılmasından sonra Rusya Federasyonu’nun Güney Kafkasya’da stratejik ortaklığını sürdürdüğü yegâne ülke olmuş, iki ülke arasında askeri, ekonomik ve enerji alanlarında Rusya lehine asimetrik bir ilişki gelişmiştir. Ermenistan, Rusya’nın koruması altında ve Kremlin’in stratejik hedeflerine uyum göstererek varlığını sürdürmeyi tercih etmiş, enerji alanında Rusya’ya büyük ölçüde bağımlı hale gelmiştir.


Ermenistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra Bağımsız Devletler Topluluğu’na dâhil olmuş, 2002’de Kolektif Güvenlik Antlaşması Teşkilatı’na kurucu üye olarak katılmış ve Rus askeri üslerine aralıksız biçimde ev sahipliği yapmıştır. Moskova, Azerbaycan-Ermenistan ihtilafında Erivan’ı desteklemiş, Ermenistan’ın Dağlık Karabağ ve çevresindeki işgali Rusya’nın güvenlik teminatı sayesinde sürdürülebilmiştir. Erivan ve Gümrü’deki Rus askeri üsleri, Ermeni tarafını Azerbaycan’a karşı caydırıcı kılarken batıda Türkiye’nin hareket alanını kısıtlamış, Ankara’nın Bakü’nün yanında krize müdahale etme imkânını ortadan kaldırmıştır. Medvedev’in 2010’daki Ermenistan ziyaretinde taraflar S-300 hava savunma sistemi ve savaş uçaklarının konuşlu bulunduğu Gümrü’deki üssün kullanım süresini 2044’e kadar uzatmıştır. 2013 yılı başlarında Gümrü askeri üssüne 400 km menzile sahip İskender-M balistik füzeleri yerleştirilmiştir. Aralık 2013’te Putin’in Ermenistan ziyareti sırasında iki ülke, Arşakunyants’da Rusya için bir “askeri şehir” kurulmasını kararlaştırmış, Erivan’ın kuzeyinde yer alan Erebuni askeri havalimanında Rus ordusunun kullanımına tahsis edilen saha genişletilmiştir. 


SSCB sonrası dönemde Ermeni ekonomisi ve enerji sektörü, Erivan’ın Dağlık Karabağ ve çevresini işgalde ısrar etmesi nedeniyle Rusya ve İran’a bağımlı hale gelmiştir. Azerbaycan ve Türkiye sınırı kapalı olan Ermenistan, bölgede doğu-batı doğrultusunda geliştirilen enerji ve ulaşım hatlarının dışında tutulmuş ve sadece kuzey-güney hattında dış dünyaya açılabilmiştir. Ermenistan 2012 yılı verilerine göre toplam ticaretinin yaklaşık %20’sini Rusya ile gerçekleştirmektedir. Rusya hâlihazırda Ermenistan’ın en büyük ticari ortağı ve yatırımcısıdır.  Rusya’da yaklaşık 1 milyon Ermeni göçmen işçi çeşitli sektörlerde çalışmaktadır. Ermeni işçilerin gönderdiği paralar, toplam nüfusun yaklaşık 3’te 1’inin yoksulluk sınırı altında yaşadığı ve yüksek işsizlik oranlarıyla mücadele eden Ermenistan’da ekonomiye önemli bir girdi sağlamaktadır. Ermenistan 2013 yılında toplam gaz ithalatının %81’ini Rusya’dan gerçekleştirmiştir. Ermenistan’ın Metsamor nükleer santralı dâhil olmak üzere enerji sektörü büyük ölçüde Rus şirketleri tarafından kontrol edilmektedir.  


Moskova, Ermenistan’ın askeri, ekonomik ve enerji alanlarında Rusya’ya olan bağımlılığını kullanarak 2012 yılından itibaren Avrasya Birliği’ne katılması için Erivan’a baskı yapmaya başlamıştır. Daha önce 2006’da İran’ın Ermenistan enerji sektöründe etkili olma çabasına karşı Erivan’a baskı uygulayan Rusya, 2012 yılından itibaren baskı araçlarını bu ülkenin AB ile entegrasyonunu engellemeye yönelik seferber etmiştir. Temmuz 2012’de Erivan’ı ziyaret eden Rus Senato ve Duma Başkanları Valentina Matviyenko ve Sergey Narışkin, Putin’in Avrasya Birliği konusundaki görüşlerini Ermenistan cumhurbaşkanına iletmiştir.(5) Sarkisyan’ın Ağustos 2012’de Moskova’da Putin’le görüşmesinden sonra iki ülke arasında Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne katılımını koordine etmek üzere bir çalışma grubu oluşturulması kararlaştırılmıştır. Ancak gerek Aralık 2012’de gerekse Mart 2013’de iki ülke cumhurbaşkanlarının görüşmeleri sonrasında bu konuda herhangi bir beyanat basına yansımamıştır. Bu dönemde AB yetkililerinin Ermenistan’ı Batıyla entegrasyon sürecini sürdürmeye teşvik ettiği, Erivan’ın ise AB’nin Doğu Ortaklığı Programı ile Rusya’nın Avrasya Birliği projesi arasında tereddüt ettiği gözlemlenmiştir.


Ağustos 2013’de Rusya’nın Ermenistan eski büyükelçisi Vyaçeslav Kovalenko, Sarkisyan iktidarının AB ile yakınlaşmaya devam etmesi halinde Kremlin’le ilişkilerin tehlikeye girebileceğini ifade etmiştir. Rus siyasetçi Konstantin Zatulin, Batılı ülkelerin Rusya ile rekabet ederek Avrasya’daki bütünleşme sürecini engellemeye çalıştığını beyan etmiştir. Aynı dönemde Rusya tarafından yapılan en belirgin tehdit açıklaması ise Kremlin’in Ermenistan’ı koruma sorumluluğunu gözden geçirebileceği yönündeki ifadeleri olmuştur. Kremlin, AB ile serbest ticaret antlaşması imzalaması durumunda Ermenistan’ın güvenliğini sağlama sorumluluğundan vazgeçeceğini ve Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan lehine bir tavır sergileyeceğini beyan etmiştir.(6) Nisan 2013’de Rusya, Ermenistan’a ihraç ettiği doğal gaz fiyatlarını 50% oranında artırmıştır. Ermenistan’ın kararsız tutumu böylece Rus siyasilerin tehdit içeren açıklamaları ve uygulamaları ile kararlı bir tutuma dönüşmüş, Sarkisyan milli güvenlik kaygılarına öncelik vererek Avrasya Birliği’ni tercih etmiştir. 


Ekim 2013’de Minsk’te gerçekleştirilen Avrasya Ekonomik Konseyi toplantısında AEK-Ermenistan işbirliğini öngören sözleşme imzalanmıştır.(7) Ermenistan bu sözleşme ile Gümrük Birliği’ne karşı herhangi bir demeç veya eylemden uzak kalma sorumluluğunu almış, Erivan’ın Gümrük Birliği yol haritası oluşturulmuştur. Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne girmeyi kabul etmesinin ardından Rusya, bu ülkeye ihraç ettiği doğal gazın fiyatını kendi ülkesinde sattığı fiyatla aynı düzeye çekeceğini açıklamıştır. Erivan aynı zamanda Gümrük Birliği’ne katılımını öngören anlaşmayı imzalayarak kasım ayı sonunda Vilnius’ta gerçekleştirilecek AB ile ortaklık anlaşması imzalamayacağını dolaylı biçimde beyan etmiştir. 


2 Aralık 2013’de Putin, Gümrük Birliği anlaşmasını imzalayan Sarkisyan iktidarına destek sadedinde Ermenistan’a bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Putin ziyarette, Rusya’nın Ermenistan’a ihraç ettiği doğal gazın fiyatının (1000 metreküp için) 270 dolardan 189 dolara indirildiğini açıklamış, ArmRosGazprom şirketinin doğal gaz dağıtımındaki %20’lik hissesini Gazprom’a devretmesi halinde Ermenistan’ın Rusya’ya olan 155 milyon dolarlık borcunun silineceğini ifade etmiştir. Anlaşma Ermenistan parlamentosunda muhalefet partilerinin protestolarına rağmen onaylanmış, Gazprom Ermenistan’ın doğal gaz dağıtım şirketi ArmRosGazprom’un %20’lik hissesini de elde ederek (daha önce %80 hisseye sahipti) ülke genelindeki doğal gaz dağıtımını tekeline almıştır. Taraflar ayrıca 2043 yılına kadar Ermenistan’ın doğal gaz ithalatında kontrol yetkisinin Gazprom’da olmasını, 2014-2018 döneminde Gazprom’un Ermenistan’a her yıl 2,5 milyar metreküp doğal gaz ihraç etmesini ve 2014-2016 döneminde ülkenin gaz sektörüne 90 milyon dolarlık yatırım yapmasını kararlaştırmıştır. Rusya’nın böylece İran’ı Ermenistan doğal gaz piyasasından çıkardığı ve ülkedeki doğal gaz sektörünü tekeline aldığı görülmektedir.


Avrupa Birliği’nin Tepkisi


Avrupa Komisyonu, Vilnius zirvesinde Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması’nın imzalanmasına dair Temmuz 2013’de Ermenistan’dan söz almış, AB yetkilileri bu süreçte Erivan’ı Doğu Ortaklığı projesinde yer alan bir ülkenin Rusya’nın önderliğindeki bir ekonomik örgüte üyeliğinin uygun olmayacağı konusunda uyarmıştır.(8) Uyarıları dikkate almayan Ermenistan’ın Gümrük Birliği kararı sonrasında Strasburg’da toplanan Avrupa Parlamentosu, Rusya’nın AB’nin doğu komşuları üzerinde ekonomik, politik ve askeri alanlarda işbirliğini geliştirmek için uyguladığı baskı politikasını sert bir şekilde eleştirmiştir.(9) Avrupa Parlamentosu, 12 Eylül 2013’de çıkardığı kanunla Rusya’nın AB Doğu Ortaklığı üyelerine tavrını kabul edilemez olarak ifade etmiş ve Avrupa Komisyonu’na bu duruma karşı politik tavır sergilemesi çağırısında bulunmuştur. Gelişmeler sonrasında kabul edilen beyanatla AB, Doğu Ortaklığı ülkeleri ile anlaşmanın imzalanması için yol haritası hazırlanacağını ve Rusya’nın taleplerinin ve çıkarlarının da dikkate alınacağını açıklamıştır.


AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Stefan Füle, Erivan ziyareti sırasında Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan’la önemli bir görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşme sonrasında Stefan Füle, Gümrük Birliği’ne üyelik için imzanın atılması nedeniyle Vilnius zirve toplantısında AB-Ermenistan arasında herhangi bir anlaşma imzalama olasılığının kalmadığını belirtmiştir. Füle ayrıca AB’nin Ermenistan’la yeni bir yasal çerçevede işbirliğinin devam ettirilmesi niyetinde olduğunu ifade etmiştir. Başbakan Tigran Sarkisyan, Rusya veya diğer üye devletler ile doğrudan sınırı olmadığı için Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne girmesinin doğru olmadığını belirtmişse de (10),  Ermenistan’ın verdiği karar Vilnius’ta AB ile anlaşma imzalanmasına engel olmuştur. Vilnius toplantısında Erivan’ın bu kararı almasında Rusya’nın yoğun baskısı etkili olmuştur. AB’nin Doğu Ortaklığı projesinin diğer üyeleri Rusya’nın baskısını açıkça ifade etse de Moskova’nın desteğini kaybetmekten korkan Erivan yönetimi Rusya’nın baskısını dile getirmemiştir.


Ermenistan’ın Serbest Ticaret Ortaklık Anlaşması’nı imzalamaktan vazgeçmesi AB’nin Rusya karşısında Güney Kafkasya’daki jeopolitik mücadeleyi kaybetmesi anlamına gelmektedir. Ancak Ermeni lobisinin güçlü olduğu Fransa’nın teşviki ve yardımıyla AB’nin Ermenistan’la ilişkileri geliştirerek yeni bir anlaşma imzalamaktan yana olduğu ifade edilebilir.

 

Ermenistan’ın İhracatında İlk 5 Ülke (2012)     Ermenistan’ın İthalatında İlk 5 Ülke (2012)

Kaynak: CIA World Factbook


Ermenistan’da Muhalefetin Tepkisi

Ermenistan’da AB ile ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini savunan partiler ve sivil toplum kuruluşları, Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın Gümrük Birliği’ne katılma kararı almasının ardından ülkede protesto gösterilerine başlamıştır. İki ana muhalefet partisi tarafından organize edilen protesto gösterileri, 2013 yılının Aralık ayında Putin’in Ermenistan ziyareti sırasında artmıştır.

Rusya’nın Ermenistan üzerinde artan nüfuzunu eleştiren Miras Partisi Genel Başkanı Raffi Hovhannisyan, Gümrük Birliği’ne katılma kararını sert bir şekilde eleştirmiştir. Aynı zamanda muhaliflerin cumhurbaşkanı adayı da olan Hovhannisyan, Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden üyelik kararı almanın doğru olmadığını belirtmiştir.(11) Ermenistan’ın Dışişleri eski Bakanı Alexander Arzumanyan da protesto gösterilerine katılımın az olmasını, halkın AB ile Ortaklık Anlaşması konusunda bilinçsiz olmasına bağlamıştır. Ülkenin eski Başbakanı Hırant Bagratiyan ise Gümrük Birliği’ne üye olmanın ülkenin çıkarlarına hizmet etmediğini açık bir şekilde ifade etmiştir.

Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne katılması konusunda dile getirilen bir başka görüş ise alınan kararın anayasaya aykırı olduğu yönündedir. Ermenistan’ın mevcut anayasası milli egemenliğin herhangi bir uluslar üstü kurum veya birliğe verilmesini yasaklamaktadır. Muhalefet partileri anayasanın bu maddesini gerekçe göstererek Sarkisyan’ın kararını ülkenin Rusya tarafından işgal edilmesi olarak yorumlamıştır. Muhalifler ayrıca kararın Sovyetlerin 1940’da Estonya, Letonya ve Litvanya’yı işgal etmesine eşdeğer olduğunu savunmuştur.(12)

Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ve Levon Ter Petrosyan ise Gümrük Birliği’ne katılma kararını savunmuştur. Petrosyan başkanlığındaki Ermeni Milli Kongresi iktidarı iç ve dış politikada eleştirse de Erivan’ın Gümrük Birliği ve AB arasındaki ikilemde Rusya’ya yaklaşmasını desteklemektedir. AB ile yapılacak bir anlaşmanın Rusya’nın da iştiraki ile anlam kazanacağı görüşünü savunan Petrosyan, Ermenistan dışişlerinin Rusya’nın kontrolünde olduğunu kabul etmiştir. Petrosyan ayrıca Gürcistan ve Azerbaycan’da bağımsızlığın ilk yıllarında Rusya karşıtı iktidarlarının mevcut olmasını toprak bütünlüklerini kaybetmeleri ile ilişkilendirerek, bir nevi Ermenistan’ın da Rusya çıkarlarına ters politikasının toprak kaybı ile sonuçlanabileceğine işaret etmiştir.

Ukrayna’da yaşanan protesto gösterilerinin Ermenistan’da tekrarlanmamasının en önemli nedeni olarak ülkede Rusofobyanın olmaması ve Rusya ile ikili ilişkilerin tarihi süreç içerisinde ciddi bir tehlike oluşturmaması gösterilmektedir. Ermenistan’da Rusya karşıtı gösterilerin az olmasının diğer bir nedeni de Batı’nın Ermenistan’a karşı çifte standart uyguladığı görüşünün halk arasında yaygın olmasıdır. 2008 yılında Ermenistan’da gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası muhalefetin gerçekleştirdiği protestolara Batılı ülkelerin jeopolitik nedenlerden dolayı ilgi göstermemesi toplumda Batıya olan güveni sarsmıştır.

Ermenistan’da muhalefet partileri Gümrük Birliği konusunda 2014 yılının Ocak ayında kabul edilen yol haritası ile ilgili olarak iktidarı eleştirmektedir. Muhalifler yol haritasının Ermenice yazılmamasını eleştirmiş ve kabul edilen metnin Gümrük Birliği’ne üye devletler tarafından hazırlandığını iddia etmiştir. 

Ermenistan’ın Tercihi ve Yukarı Karabağ

Avrasya Ekonomik Konseyi’nin 24 Aralık 2013’deki zirve toplantısı sonrasında Putin, Ermenistan’ın üyelik için yol haritasının tamamlandığını ifade etmiştir. Gümrük Birliği üye devletleri ve potansiyel üyelerin işbirliğini amaçlayan yol haritası, Ermenistan hükümeti tarafından 23 Ocak 2014’de onaylanmıştır.(13) Toplam 262 düzenlemenin öngörüldüğü belgede üye devletler düzenlemelerin 150’sinin birliğe tam üye olmadan önce gerçekleştirmesini Erivan’dan talep etmiştir.

Ermenistan’ın Azerbaycan’la yaşadığı Dağlık Karabağ sorununun bu kararın alınmasında etkili olduğu ifade edilebilir. Ancak Dağlık Karabağ sorunu üzerinden yürütülen politikalar Ermenistan’ın vermiş olduğu karardan daha çok Rusya’nın Azerbaycan’a uyguladığı baskı ve şantaj politikasına etki etmektedir. Azerbaycan’ın AB ile imzalayacağı düşünülen serbest ticaret anlaşmasının sonuçlarından biri de Dağlık Karabağ’ın Rusya tarafından resmen bağımsız olarak tanınma olasılığıdır. Bu durum Azerbaycan’ın AB ile ortaklık anlaşmasını imzalama konusunda daha dikkatli hareket etmesini zorunlu kılmıştır. Nitekim Azerbaycan, Vilnius toplantısında serbest ticaret anlaşmasını imzalamayı ileri bir tarihe ertelemiştir. Azerbaycan yönetimi, Dağlık Karabağ ve çevresindeki işgal edilen topraklardan Ermenistan çıkıncaya kadar Gümrük Birliği üyeliğine karşı olduğunu resmi şekilde ifade etmiştir. Bu durumun uluslararası hukukun kabul edilmiş prensipleri ile de uyuşmadığının altını çizen Bakü yönetimi, BM ve AGİT gibi uluslararası örgütlerin vermiş olduğu kararların yerine getirilmesini talep etmektedir.

Yol haritasında Ermenistan’la ilgili en önemli konulardan biri de Azerbaycan’la yaşadığı Dağlık Karabağ sorununa Gümrük Birliği üyesi Kazakistan ve Belarus’un yaklaşımıdır.  Avrasya Ekonomik Konseyi zirve toplantısında Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev de bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğinin önemini vurgulamıştır. Sorun, Dağlık Karabağ’ı işgal eden Ermenistan’ın üyeliği sonrasında birliğin sınırlarının nereleri kapsayacağı ile ilgilidir. Ermenistan’da Gümrük Birliği’ne üyeliğin sözde Dağlık Karabağ cumhuriyeti ile gümrük sınırının oluşmasına neden olmayacağı görüşleri seslendirilmektedir.

Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından imzalanan anlaşmayla Rusya-Güney Osetya ve Rusya-Abhazya arasında gümrük sınırları ortadan kaldırılmıştır. Bilindiği üzere Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlıkları Rusya dışında Gümrük Birliği ülkeleri tarafından tanınmamaktadır. Ermenistan yönetimi Dağlık Karabağ’ın kendisi dâhil diğer üye devletler tarafından tanınmamasının Ermenistan ve Dağlık Karabağ’ın Gümrük Birliği’nin bir parçası olmasına engel teşkil etmeyeceğini iddia etmektedir. Fakat Azerbaycan’la arasındaki ikili ilişkilere önem veren Kazakistan ve Belarus’un Bakü’nün çıkarlarına ters olacak bir yaklaşımı savunmayacaklarını tahmin edilmektedir. Nitekim Nazarbayev de Ermenistan’la ilgili yol haritasını onayladıklarını fakat Dağlık Karabağ sorunu ile ilgili önemli bir şerh koyduklarını açıklamıştır. Ancak bu durumu sorun olarak görmeyen Erivan yönetimi, anlaşılmazlıkların Rusya tarafından çözülmesi gerektiğini savunmaya devam etmektedir.

Sonuç

Vilnius zirvesi öncesinde Ermenistan’ın verdiği karar, eski Sovyet cumhuriyetleri üzerinde Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki çıkar çatışmasının bir sonucu olarak görülebilir. Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ni Doğu Ortaklığı programına tercih etmesi, AB’nin Kremlin’in Avrasya Birliği projesini ciddiye almamasından kaynaklanan bir hata olarak da değerlendirilebilir. 

Ermenistan, Rusya’nın baskısından dolayı AB ile serbest ticaret anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmiştir. Erivan, Rusya’dan ucuz doğal gaz almayı, bu ülkede çalışan bir milyon civarında Ermeni işçinin ülke ekonomisine daha fazla katkı yapmasını ve milli güvenliği ile ilgili sorunları çözmesini beklemektedir. Gümrük Birliği’ne ve Rusya ile ilişkilere önem veren Sarkisyan iktidarı bu kararın ülkeyi ekonomik ve askeri olarak güçlendireceğini savunmaktadır. Muhalefet ise Ermenistan’ın bağımsızlığının tehlikede olduğu görüşünü dile getirmektedir. Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan’la yaşadığı sorunlar nedeniyle bölgesel projelere katılamamasından dolayı yaşadığı ekonomik kayıpları, Rusya ile işbirliği yaparak telafi edemeyeceği tahmin edilebilir. Yol haritasının imzalanmasından sonra, Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne Haziran 2014’te üye olacağı beklenmektedir. Ermenistan gerek enerji ihtiyacından ötürü gerekse Türkiye ve Azerbaycan’la yaşadığı sorunlardan dolayı Rusya tarafından baskıya maruz kalmaktadır.

Doğu Ortaklığı programı katılımcılarından Gürcistan ve Moldova’ya Rusya’nın uyguladığı baskı politikası Ermenistan’dan farklıdır. Gürcistan, Rusya ile arasındaki kötü ilişkilerin bedelini 2008’deki savaşta ve sonrasında Güney Osetya ile Abhazya bölgelerinin Rusya tarafından bağımsızlıklarının tanınmasıyla ödemiştir. Gürcistan’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında Saakaşvili’nin görevi bırakması Rusya’nın beklentilerinin değişmesine neden olmuştur. Ancak yeni Gürcistan yönetimi, Vilnius’ta AB ile Ortaklık Anlaşması’nı imzalayarak beklenenin aksine bir politika takip edebileceğini göstermiştir. Kremlin, Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya ile ilgili önerisine karşı çıkarak bölge ülkelerine uyguladığı baskı politikasından taviz vermeyeceğini göstermiştir.

 

Sonnotlar:


1) “Armenia Ready to join Russia-led Customs Union”, RIA Novosti, 03 September 2013, http://en.ria.ru/politics/20130903/183147413.html

2) 7 Ekim 2002 tarihinde BDT üyesi 6 devlet tarafından kurulan Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nde (CSTO) üye devletler başka bir askeri ittifaka üye olmamayı taahhüt etmiştir. Anlaşmaya göre, bu ülkelerden herhangi birine yapılan saldırı tüm üye ülkelere yapılmış kabul edilmektedir.

3) “Armenia Ready to join Russia-led Customs Union”, RIA Novosti, 03 September 2013, http://en.ria.ru/politics/20130903/183147413.html

4) Michael Khazin, “Rossianeizbejnosnovastanetarbitrom v Zakavkaze”, Regnum, 07 December 2013

5) Emil Danielyan, “European Integration Unlikely To end Armenia’s Alliance with Russia”, 06 August 2013, Radio Free Europe/Radio Liberty, www.rferl.org/content/armenia-russia-european-integration/25068199.html

6) Emil Danielyan, “European Integration Unlikely to End Armenia’s Alliance with Russia, 06 August 2013, www.rferl.org/content/armenia-russia-european-integration/25068199.html

7) Supreme Eurasian Economic Council meeting, 24 October 2013, http://eng.news.kremlin.ru/news/6169/print

8) Laurence Peter, “Armenia rift over trade deal fuels EU-Russia tension”, BBC News, 5 September 2013, http://www.bbc.co.uk/news/world-europe-23975951

9) “MEPs want more concrete EU action to support eastern partners”, 12 December 2013, www.europarl.europa.eu/news/en/news-room/content/20131209IPR30221/html/MEPs-want-more-concrete-EU-action-to-support-eastern-partners

10) “Armenia seeks stronger EU stance on Karabakh”, European Voice, 5 June 2012 www.europeanvoice.com/article/2012/june/armenia-seeks-stronger-eu-stance-on-karabakh/74509.aspx

11) Decision to join Customs Union “threatens Armenia’s independence and freedom”, 17 September 2013, http://news.am/eng/news/171620.html

12) Ruben Mehrabyan, Russia Occupies Armenia“, 5 November 2013, http://m.news.am/eng/news/179338.html

13) “Armenian Government approves road map to join Customs Union”, 23 January 2014, http://vestnikkavkaza.net/news/politics/50318.html

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top