Almanya Seçimleri ve Türk-Alman İlişkilerinin Geleceği

Dr. Elnur İSMAYIL
17 Ekim 2017
A- A A+

Almanya 19.dönem Federal Meclisi’nde (Bundestag) kırktan fazla partinin katılımı ile gerçekleşen 24 Eylül 2017 seçimleri Şansölye Merkel’in partisinin başarısı ile sonuçlandı. Alman siyasi tarihinde İkinci Dünya Savaşı sonrasında ilk defa altı parti Bundestag’a girmeyi başarmıştır. Seçim sonuçlarına göre; Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyalist Birlik (CSU) partilerinin blokundan oluşan Birlik (CDU/CSU) oyların %33’ünü kazanarak 246 parlamenterle hükümeti kurma yetkisi kazandı. Fakat, bu sonuç parti için Bundestag’a gerçekleşmiş 1949 seçimlerinden şimdiye kadarki en düşük oran olarak tarihe geçti. Böylelikle, 2005 yılından iktidarda bulunan 63 yaşındaki Şansölye Angela Merkel, dördüncü defa kendi koltuğunu koruyarak 2021 yılına kadar iktidarda kalma şansı elde etti. 
 

Martin Schulz başkanlığında Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise oyların %20,5’ini kazandı. Bu sonuç İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra partinin en az oy aldığı seçim oldu. Bir önceki 2013 seçimlerinde SPD %25,7 oy kazanarak 193 parlamenterle Bundestag’a girmişti. Bir önceki hükümetteki partiler (CDU/CSU ve SPD) koalisyon oluştursalardı Bundestag’da 399 parlamenter bulundurabileceklerdi.  Fakat, sonuçlar belli olduktan hemen sonra parti yetkilileri, Şansölye Merkel’le birlikte koalisyon hükümeti kurmayacağını ve muhalefet partisi olmayı tercih ettiklerini duyurdu. SPD’nin bu kadar az oy alması, Martin Schulz’un zayıf bir lider olması ve bir önceki Alman hükümetinde CDU/CSU ile koalisyon oluşturması olarak yorumlanabilir.

Bu yazı STRATEJİST dergisinin Ekim 2017 sayısında yayınlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top