Trump’ın Kudüs Kararı ve Avrupa’nın Petrol Kaygısı

Ali SEMİN
27 Aralık 2017
A- A A+

Orta Doğu’nun mevcut bölgesel düzleminde; Suriye İç Savaşının büsbütün çözüme kavuşturulamamış olması, Yemen’deki iç çatışmanın şiddetlenmesi, bölgesel güç rekabeti ve etnik-mezhepsel gerilimin mevcudiyeti bölgenin kısa ve orta vadede istikrarlı olmasını güçleştirmektedir. Orta Doğu’nun varolan bu karmaşık düzenine; 6 Aralık 2017 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti kararını onaylaması bölgeye yeni bir ihtilaflar silsilesi eklemektedir. D.Trump’ın yersiz bu kararı her ne kadar İsrail’in lehine gibi görünse de Tel Aviv’in güvenliğini de tehlikeye atmaktadır. Gerek tarihsel gerekse konjonktürel gelişmeler açısından görece arka planda bulunan İsrail meselesi Trump’ın bu kararıyla tekrar gün ışığına çıkarılmıştır.

 

Tarihsel boyutta incelendiğinde; 1948-1978 arası dönemde Arap ülkeleri nezdinde Filistin-İsrail sorunu bir anlamda Arap-İsrail sorunu olarak görülmekteydi. Ancak 1978 yılında Mısır ile İsrail arasında imzalanan Camp David anlaşmasının ardından Arap camiasının Filistin sorununa bakış açısı değişmiştir. Bu tarihten sonra mesele; Filistin-İsrail sorunu boyutuna indirgenmiş oldu. Buna ek olarak, Aralık 2010’da başlayan Arap isyanlarıyla birlikte Tunus, Mısır, Libya ve Yemen’de iktidarların değişmesi ve bölgesel denklemdeki gelişmeler Filistin-İsrail sorununun arka planda tutulmasına neden olmuştur. Hatta Orta Doğu’daki Şii-Sünni olarak mezhepsel fay hattı kırılmalarının; Suudi Arabistan, Ürdün ve Bahreyn gibi ülkeler için İran’ın İsrail’den daha tehlikeli olduğu algısını da oluşturduğu söylenebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top