Rus Enerji Devi Gazprom’un Afrika’daki Faaliyetleri

Alp Yüce KAVAS
25 Ağustos 2013
A- A A+

Soğuk Savaş yılları boyunca SSCB’nin, çoğu yeni bağımsızlığını kazanmış olan, Afrika ülkeleriyle kurduğu siyasi ve ideolojik yakınlık zamanla ekonomik ve ticari kazanımları beraberinde getirmiştir. Sovyet yöneticilerin Avrupalı sömürgeci büyük güçlere karşı yerel bağımsızlık hareketlerine verdiği desteğinbunda büyük payı olduğu söylenebilir. Bununla birlikte 1991’in son günlerinde SSCB’nin resmen dağılması sonucunda bu eski ‘sosyalist-totaliter’ karaktere sahip süper gücün halefi olarak ortaya çıkan Rusya açısından Afrika 1990’lı yıllar boyunca gerek siyasi gerekse ekonomik koşulların dayatması sonucunda geri planda tutulmak durumunda kalmıştır.

 

2000’li yıllarla birlikte Kremlin kendi iktidar yapısı ve anlayışında değişikliğe gitmiştir. Yeni dönemde Rusya’nın liderliğini Boris Yeltsin’den devralan Vladimir Putin iktidarı içeride daha merkeziyetçi, dış politikada ise, özellikle 11 Eylül sonrası süreçte, kendine daha fazla güvenen ve küresel odaklı stratejiler üretmeyi hedefleyen bir tutum içerisine girmiştir. Putin iktidarı döneminde gözlemlenen değişimde, Orta Doğu’daki gelişmelere paralel olarak uluslararası enerji fiyatlarındaki beklenmedik ani yükselişle birlikte fosil yakıt ihracatının önemli bir yer tuttuğu Rus ekonomisinin hızla toparlanmaya başlamasının ve iç-dış borçlarını daha kolay ödeyebilmesinin büyük etkisi bulunmaktadır.(1) Bu noktada Rusya’nın ulusal ve uluslararası enerji strateji ve politikalarında önemli bir konuma sahip olan Gazprom enerji şirketler grubunun Afrika’daki faaliyetlerinin incelenmesinin bir anlamda Rus karar alıcıların Afrika’ya yönelik enerji hamleleriyle ilgili öngörülere yardımcı bir etken teşkil edeceği söylenebilir.

 

Bu çalışmada öncelikle, Rusya’nın bölgeye dönük enerji politikaları açısından, Afrika kıtasının ve ulusal-uluslararası kamuoyunda kendisine daha fazla yer edinmeye başlayan Rus enerji devi Gazprom’un bölgedeki enerji yatırımlarına ve genel hedeflerine değinilmesi amaçlanmaktadır.

 

Rusya’nın Enerji Stratejileri Kapsamında Gazprom’un Konumu

 

Enerji kaynaklarının çıkarılması, işletilmesi ve tüketim fazlasının ihracı Rus ekonomisi için oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Sovyet sonrası dönemde serbest piyasa ekonomisine ani ve sancılı bir geçiş yapmak zorunda kalan Rusya, SSCB’nin temel aldığı sosyalist planlı ekonominin esaslarından hızla kurtulmaya çalışırken, enerji sektöründe köklü değişikliklere giderek küresel kapitalist ekonomi düzeniyle bütünleşmenin gerekliliğinin farkına varmıştır.

 

Kasım 2009’da Rus hükümeti tarafından kabul edilen en son enerji strateji belgesi Rusya’nın ulusal ve uluslararası alanlarda enerji politikalarını şekillendirmekte, “enerji dış politikaları” alt başlığında ise özellikle eski Sovyet nüfuz alanına ve AB ülkelerine özel bir önem arz edildiği görülmektedir. Rusya’nın ihracat kalemleri arasında petrol ve doğalgaz oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Rus APEC Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Gleb Ivaşentsov, Rusya’nın 2020 yılına kadar petrol ve doğalgaz ihracatının toplam ihracata oranının %22-25 civarında olacağını ve Orta Doğu’daki istikrarsızlık ortamının yarattığı enerji arz krizinin Rusya tarafından dengeleneceğini öngörmektedir.(2) Bu bağlamda son dönemde Rusya sınırları içinde ve yurtdışında önemli enerji yatırımları gerçekleştiren ülkenin en güçlü ve etkin enerji şirketi konumundaki Gazprom’a kısaca değinmekte yarar gözükmektedir.

 

1989’da SSCB Gaz Endüstrisi Bakanlığı’nın kamusal nitelikli faaliyet gösteren bir şirkete dönüştürülmesiyle kurulan Gazprom, SSCB’nin dağılmasının ardından 1992’de Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı kararnamesiyle Anonim Ortaklığı’na dönüştürülmüş ve 1993’de onaylanan Rus Parlamentosu kararıyla günümüzde de geçerli son idari ve hukuki şeklini almıştır. İlk kurulduğu dönemde, isminden de anlaşılabileceği üzere, yalnızca doğalgaz çıkarma ve işletim faaliyetlerini yürüten Gazprom, 1995’te Yeltsin’in başkanlık kararnamesiyle Sibirya’da faaliyet göstermek üzere kurulan, OJSC Sibirya Petrol Şirketi'nin %75 oranında hissesini 2005’te satın alarak aynı yılın Mayıs ayında Gazprom Neft şirketi olarak adını değiştirmiş ve dünyaya açılma kararı almıştır.(3) Hâlihazırda Gazprom şirketler grubunun %95 hissesine sahip olduğu Gazprom Neft ayrıca 2008’de Sibirya Enerji ve Kömür Şirketi’ni satın alarak petrolün yanında kömür çıkarılması faaliyetlerini de yürütmeye başlamıştır. Rusya’nın elektrik ihtiyacının %43’ünün doğalgazdan, yaklaşık dörtte birinin ise kömürden sağlandığı dikkate alındığında Gazprom Neft’in söz konusu hamlesi anlam kazanmaktadır.(4) Gazprom Neft son dikkat çekici enerji hamlesini ise Ağustos ayında ABD merkezli çokuluslu enerji hizmetleri şirketi Halliburton ile teknoloji değiş-tokuşuna yönelik anlaşma imzalayarak gerçekleştirmiştir ve bu yolla petrol üretiminde etkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Halliburton benzer bir anlaşmayı 2012’de Gazprom’un uluslararası alanda faaliyet gösteren Gazprom International şirketiyle de imzalamıştır. Gazprom’un enerji haricinde finans, bankacılık, medya ve havacılık sektörlerinde de yatırımları bulunmaktadır.

 

Gazprom 2012 yılında yaklaşık 153 milyar ABD doları tutarında ciro ve yine yaklaşık 38 Milyar ABD doları tutarında net gelir açıklamasında bulunarak ExxonMobil (44.88 milyar dolar) ve Apple’ın (41.74 milyar dolar) ardından dünyanın en kârlı üçüncü şirketi konumuna yükselmiştir.(5) Bunun yanında Gazprom öncelikle Rusya’nın ulusal çıkarları doğrultusunda, kendi enerji strateji ve politikalarına uygun biçimde faaliyet göstermektedir ve ülkenin doğalgaz ihracatında tekel konumundadır. Yine Gazprom tarafından gerçekleştirilen doğalgaz ihracatının Rusya’nın GSYİH’sı içinde önemli bir pay sahibi olduğunu hatırlatmakta yarar vardır. Gazprom’un uluslararası ölçekte enerji kaynaklarının inceleme, sondaj ve üretimine yönelik projelerini ise 2011’den bu yana GazpromEP International B.V. (Aşağıda Gazprom’un faaliyetleri ele alındığında aslen bu yan kuruluş kastedilmektedir) üstlenmiştir.(6)

 

Afrika’daki Petrol ve Doğalgaz Kaynakları

 

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı’nın Şubat 2013’te yayımladığı son dış politika belgesinde öncelikli ilişki kurulması istenen bölgeler sıralamasında Afrika ülkelerinin son sırada yer alması dikkat çekicidir. Yine yukarıda değinilen Rusya’nın güncel enerji strateji belgesinde stratejik açıdan ilgi gösterilmesi hedeflenen enerji sahaları içerisinde Afrika ülkelerinin ismi doğrudan geçmemektedir. Bununla birlikte özellikle 2006’dan itibaren Kremlin genel anlamda Afrika’yı yeniden dikkate almaya başlamış, bu bağlamda uzun bir aradan sonra ilk kez 2006 yılının Eylül ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Mısır, Cezayir, Fas ve Güney Afrika’ya resmi ziyaretlerde bulunmuştur.(7)

 

Bu noktada şöyle bir soru yöneltilmesi mantığa uygun gözükmektedir: “O halde neden Kremlin resmi belgelerinde hala pek de önemsemediği/önemsemez göründüğü bir kıtaya yönelik ilgisini özellikle son 6-7 yıldır artırma eğilimine gitmiştir?” Bu sorunun cevabını Afrika kıtasının sahip olduğu zengin yer altı ve yer üstü kaynakları kısmen verebilmektedir. Hâlihazırda Cezayir, Angola, Kongo Cumhuriyeti, Mısır, Gabon, Libya, Nijerya, Güney Afrika, Sudan ve Güney Sudan dikkate alınabilir düzeyde petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip ülkelerdir.(Bkz. Tablo 1)


Tablo 1: Afrika ülkelerinin karşılaştırmalı petrol ve doğalgaz rezervleri



Kaynak: US Energy Information Administration, 2013.


Son dönemde Afrika’nın güneydoğusunda Kenya, Uganda, Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar’ı kapsayan alanda yeni petrol ve doğalgaz yataklarının bulunması dikkat çekici bir gelişmedir. Söz konusu süreçte Uganda, Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar yeni keşfedilen hidrokarbon yataklarının ticari gelişiminde mesafe kaydederken, yakın gelecekte Uganda ve Madagaskar bölgedeki yeni petrol üreticisi ülkeler haline gelecektir.(9) Bölgenin zengin yeni petrol ve doğalgaz yatakları özellikle Batılı enerji şirketlerinin bölgede yatırım yapmalarını sağlamıştır. Hâlihazırda ABD’li enerji şirketleri ExxonMobil ve Anadarko, İngiliz enerji şirketleri BG Group, OphirEnergy veTullowOil, Fransız enerji şirketi Total, İtalyan enerji şirketi Eni, İrlandalı enerji şirketi Aminex ve Norveçli enerji şirketi Statoil bölgedeki petrol ve doğalgaz yataklarının keşif ve işletimini üstlenmişlerdir. Bölgede faaliyet gösteren ve Batılı olmayan tek enerji şirketi ise Çin ulusal sermayeli CNOOC Group olmuştur.(10) Kuşkusuz Doğu Afrika’daki yeni sahaların keşfi Afrika’nın dünyadaki doğalgaz ve petrol üretim oranını etkileyecek niteliktedir.

Bir başka ilginç, aynı ölçekte de Rus enerji politikaları açısından kritik konu ise Rus ekonomisi önem teşkil eden pek çok mineral kaynağının yakın ve orta vadelerde tükeneceğine yönelik öngörüdür. Afrika Kalkınma Bankası’nın Mayıs 2011’de yayımladığı Afrika Ekonomi Belgesi’nde Rusya’nın petrol rezervlerinin 2015’te, doğalgaz rezervlerinin ise 2025’ten sonra tükenme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtilmektedir.(11) Bu durumun ister istemez Rus karar alıcıları ve Rus enerji şirketlerini alternatif enerji alanlarının keşif ve üretimi hususunda daha hassas davranmaya yönlendirecek bir etken olduğu söylenebilir. Rusya Bilimler Akademisi Afrika Çalışmaları Enstitüsü’nde öğretim üyesi olan Vladimir Şubin bu yönde yakın gelecekte bir enerji krizine değinmemekle birlikte özellikle Uzak Asya ve Sibirya’daki enerji kaynaklarının sondaj ve işletim maliyetlerinin söz konusu bölgelerdeki iklim koşullarına bağlı olarak gittikçe artmasından hareketle Afrika’nın daha cazip hale gelmeye başlayacağını düşünmektedir.(12)

Gazprom’un Afrika’daki Mevcut Projeleri

Rusya’nın son yıllarda Afrika kıtasının değerli madenlerine ve enerji kaynaklarına yönelen ilgisine paralel olarak ülkenin en büyük enerji şirketi olan Gazprom bölgede enerji yatırımlarına yönelmektedir. Rus enerji devi hâlihazırda iki Kuzey Afrika ülkesinde mütevazı sayılabilecek projeler üstlenmiştir: Cezayir ve Libya.

Cezayir’deki toplam doğalgaz rezervinin yaklaşık 4,5 trilyon metreküp oranında olduğu tahmin edilmektedir ve bu ülke Afrika’da yaklaşık 5,15 trilyon metreküp oranında doğalgaz rezervine sahip Nijerya’nın ardından ikinci sıradadır.(13) Cezayir’in kanıtlanmış toplam petrol rezervi ise yaklaşık 12,2 milyar varil (yaklaşık 1,4 milyar ton) dolayındadır ve hali hazırda dünya petrol üreticisi ülkeler sıralamasında 16. sırada yer almaktadır.(14) Söz konusu rakamlar geleceğe dönük olarak Gazprom’un ülkeye dönük ilgi ve beklentilerini artırıcı bir özellik taşımakta, bu bağlamda yerli enerji şirketi Sonatrach ile yakın işbirliğine yönelme taktiğini uygulayarak Gazprom ülkedeki etkinliğini geliştirmeyi hedeflemektedir.

2008’de Gazprom Cezayir’in doğusunda küçük bir kasaba olan Ayn El-Essel yakınlarındaki Berkin havzasına bağlı sahada hidrokarbon (petrol ve doğalgaz) yataklarının keşfi ve geliştirilmesiyle ilgili ihaleyi kazanmıştır. 2010’da Gazprom ve Cezayirli ulusal enerji şirketi Sonatrach’in ortak çalışmaları sonucunda bölgede petrol ve doğalgaz sondaj ve işletim faaliyetleri başlamıştır. Uzmanlar Ayn El-Essel’de bulunan petrol rezervinin yaklaşık 220 milyon varil (yaklaşık 30 milyon ton) dolayında olduğunu tahmin etmektedirler. (15) Bu rakam yukarıda belirtilen Cezayir’in mevcut toplam petrol rezervinin yaklaşık %2’sine tekabül etmektedir.

Libya toplam yaklaşık 47 trilyon varil petrol rezerviyle petrol üreticisi ülkeler arasında 10. sırada, toplam yaklaşık 1,5 trilyon metreküp doğalgaz rezerviyle ise 20. sırada yer almaktadır.(16) 2006’da Libya Ulusal Petrol Şirketi (LUPŞ) tarafından Gazprom’un Akdeniz üzerindeki 19 numaralı blok yatağından hidrokarbon sondaj ve incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen ve 45’ten fazla uluslararası şirketin teklif sunduğu ihaleyi kazanmış ve proje kapsamında 200 milyon ABD doları tutarında yatırımda bulunmayı taahhüt etmiştir.(17) Gazprom’un söz konusu ihaleyi kazanmasında ticari kapasite ve başarılarının yanında Rusya’nın Libya ile geleneksel ilişkilerinin de önemli bir payı olduğu söylenebilir.

2007’de ise Gazprom ile LUPŞ arasında Akdeniz’de yeni hidrokarbon üretim sahalarının incelenmesi ve geliştirilmesi amacıyla Üretim Paylaşma Anlaşması imzalanmıştır. Yine 2007 yılında Gazprom bu kez başkent Trablus’un yaklaşık 300 km güneyindeki Gadamis Havzası’nın birinci, ikinci ve üçüncü sektörlerinde bulunan 64 numaralı blok sahada hidrokarbon keşif ve geliştirme faaliyetleri lisansını elde etmiş ve 5 yıl için bölgede jeolojik keşif faaliyetlerini yürütmeyi taahhüt etmiştir. Gazprom ayrıca 2007 sonunda ünlü Alman kimya şirketi BASF ile imzaladığı özel bir anlaşmayla bir başka Alman enerji şirketi Wintershall’dan ülkenin güneydoğusundaki C96 ve C97 alanlarının imtiyaz haklarının %49’unu 2026’ya kadar devralmış ve bölgedeki 9 kuyunun işletimini üstlenmiştir.(18)

 

Harita 1: Gazprom’un Libya’da faaliyet gösterdiği alanlar



Kaynak: Gazprom Resmi İnternet Sayfası


2000’li yılların ortalarından itibaren Libya ile oldukça olumlu sayılabilecek düzeyde işbirliği geliştirme olanağı elde eden Rusya ve Gazprom için önce 2008 finansal krizi ardından ise 2011 yılında Arap coğrafyasının genelinde gözlenen halk ayaklanmaları zincirinin Libya’ya sıçramasıyla tehlike çanları çalmaya başlamıştır. Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Nisan 2008’de Libya’dan İtalya’ya doğalgaz boru hattı geçirilmesi projesiyle yakından ilgilendiklerini açıklamıştır. Miller’in söz konusu açıklaması İtalya ve Gazprom’un Afrika’da gittikçe artan etkinliğinden çekinen diğer AB ülkeleri nezdinde endişeye neden olmuş, Eni Sibirya’da elde edeceği hisseler karşılığında Libya’daki %16,5 dolayında hissesini 2008 sonuna kadar Gazprom’a devretme anlaşmasını askıya almıştır.(19) Söz konusu anlaşmanın Eni tarafından askıya alınmasında kuşkusuz Gazprom’un büyük hissedar olarak Libya’da etkinliğini artırarak Avrupa piyasasında ağırlığını daha fazla hissettirmesinin engellenmeye çalışılması amacı yatmaktadır.

Libya’da Albay Muammer Kaddafi iktidarına karşı 2011 yılının başlarında patlak veren halk ayaklanması ise gerek Rusya’nın gerekse Gazprom’un ülkedeki enerji politikaları ve faaliyetlerini deyim yerindeyse allak bullak hale getiren bir gelişme olmuştur. 2011 yılı sonbaharında Kaddafi karşıtı grupların ülkede büyük ölçekte kontrolü ellerine geçirmeye başladıkları anlaşılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda Rus Parlamentosu’nun üst kanadı Federasyon Konseyi’nde Dış İlişkiler Komitesi üyesi konumunda olan Mikhail Margelov Gazprom dâhil pek çok Rus şirketinin ülkede yaptığı yatırımların geleceğini dönemin Libyalı isyancı geçici hükümeti yetkilileriyle görüşmek üzere Eylül ayında Libya’ya gitmiştir. 2011 sonunda ise Gazprom’un yan kuruluşu olan Gazprom Neft şirketi Eni ile birlikte Libya’daki faaliyetlerine devam edeceğini duyurmuş, dönemin Libyalı geçici Başbakanı Abdürrahim el-Keyib de Moskova’nın geçmiş hükümetle yaptığı tüm anlaşmaların devam edeceği güvencesini vermiştir.(20) Gazprom’un ülkedeki iç çatışmalar nedeniyle bir süreliğine sekteye uğrayan C96 ve C97 sahalarındaki petrol üretim faaliyetleri de 2011sonundan itibaren yeniden başlamıştır.

Gazprom’un Geleceğe Dönük İlgilendiği Projeler

Rus enerji devinin hâlihazırda üstlendikleri dışında ilgilendiği ve hatta yakın gelecekte hayata geçirmeye hazırlandığı projeler de bulunmaktadır. Özellikle hatırı sayılır petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip bulunan Nijerya Gazprom’un oldukça önem arz ettiği bir ülkedir. Nijerya’nın yanı sıra Mısır, Mozambik ve (en azından bir dönem) Ekvator Gine’sinin Gazprom’un enerji yatırımı yapmak için ilgilendiği ülkeler arasında sayılabilir.

Nijerya, Afrika’nın en büyük doğalgaz üretici ülkesi olmasına paralel olarak, Gazprom’un ilgi gösterdiği ülkelerden biri haline gelmiştir. Özellikle yaklaşık 10 Milyar ABD doları tutarındaki Nijerya-Cezayir arasında döşenmesi planlanan ve AB’nin enerji ihtiyacına çeşitlilik getirmeyi amaçlayan Trans-Sahra doğalgaz boru hattı projesine Gazprom’un oldukça ilgili olduğu sır değildir. Nitekim Nijerya’nın enerjiden sorumlu Devlet Bakanı Odein Ajumogobia toplam 4128 kilometre uzunluğunda olması hedeflenen Trans-Sahara doğalgaz boru hattı projesine talip olan firmaların arasında Gazprom’un da yer aldığını ve söz konusu projenin 2015’e kadar bitirilmesinin hedeflendiğini açıklamıştır.(21)  Miller ve Yaradua daha sonra ikili ilişkilerin geliştirilmesi doğrultusunda somut bir adım atarak aynı yılın Eylül ayında Moskova’da Gazprom ve NUPŞ arasında ortak girişim (joint venture) oluşturulması yönünde niyet mektubuna imza atmıştır.(22) Yukarıdaki gelişmeler ışığında, tıpkı Cezayir ve Libya’daki mevcut projelerde olduğu gibi, Nijerya’da da Gazprom faaliyet gösterdiği ülkenin başlıca ulusal enerji şirketiyle ortaklığa gitme ve bu yolla yakın gelecekte Afrika’dan AB’ye yönelik enerji arzının kontrolünde daha etkin bir konum elde edebilme hedefini taşıdığı söylenebilir.

2009 yılının Ekim ayında Gazprom’la Nijerya’nın ulusal doğalgaz işletmecisi GasNigeria, bir başka Nijeryalı enerji şirketi Oanda PLC ile işbirliği halinde Calabar-Adzhaokuta arasında 491 km uzunluğunda doğalgaz boru hattı projesinde yer almıştır. Söz konusu proje kapsamında enerji yönünden fakir olan Nijerya’nın kuzeyine yılda yaklaşık 15 milyar metreküp doğalgaz taşınması hedeflenirken aynı zamanda projenin “büyük balık” durumundaki Trans-Sahra Projesiyle eklemlenmesi asıl amacı teşkil etmektedir.(23)

Mısır, toplam 2,2 trilyon metreküp tutarında doğalgaz rezerviyle Gazprom’un bir diğer dikkatini çeken ülke konumundadır. Nisan 2013’te Mısır hükümeti, ülkedeki hidrokarbon üretiminin genel tüketimi karşılayamayabileceği endişesiyle, Gazprom başta olmak üzere çeşitli Rus enerji şirketlerine denizde petrol ve doğalgaz çıkarılmasına yönelik teklifte bulunmuştur.(24) 11 Nisan’da Mısır’ın eski Petrol ve Mineral Kaynaklar Bakanı Usame Muhammed Kemal Abdülhamit Moskova’da Gazprom’un merkezini ziyaret ederek petrol ve doğalgaz sektörlerinde ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik görüşmelerde bulunmuş, özellikle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretiminin ortaklaşa gerçekleştirilmesi konusunu ele almıştır.(25) 3 Temmuz 2013’te Mısır Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Abdülfettah el-Sisi komutasında gerçekleşen askeri darbe sonucunda Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin iktidardan düşürülmesinin getirdiği siyasal belirsizlik nedeniyle Gazprom’un yukarıda değinilen işbirliği ortamını geliştirebilme olasılığı hakkında yorumda bulunmak hali hazırda oldukça zor gözükmektedir.

Haziran 2013’te Gazprom Neft şirketi Ekvator Ginesi ile 2011 yılında yaklaşık 110 milyon tona eş değer oranda denizaşırı petrol keşif ve işletimine yönelik imzaladığı anlaşmayı feshettiğini ve ülkedeki faaliyetlerini sona erdirdiğini açıklamıştır. Bununla birlikte Gazprom Neft yöneticileri Ekvator Gineli yetkililerin her şeye rağmen kendileriyle yeni hidrokarbon keşif ve çıkarılmasıyla ilgili temaslarda bulunduklarını belirtmişlerdir.(26) Ekvator Gine’sinin petrol rezervlerinin görece düşük düzeyde kalması (bkz. Tablo 1) Gazprom’un ülkede enerji yatırımlarına yönelik ilgisizliğinde başlıca etkendir.

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov bu yılın Şubat ayında gerçekleştirdiği Afrika turu kapsamında Cezayir, Güney Afrika, Mozambik ve Gine’yi ziyaret etmiş, söz konusu ziyaretlerin Mozambik ayağında siyasi ve askeri alanlarda yakın işbirliğinin yanı sıra enerji gündem konusu olmuştur.(27) Özellikle Mozambik’in Inhambane vilayetinden Güney Afrika’nın Mpumulanga vilayetine kadar 865 km uzunluğunda döşenmesi planlanan Sasol Doğalgaz Boru Hattı projesi Rus enerji şirketleri açısından önemli bir yatırım fırsatı oluşturmaktadır. Hâlihazırda söz konusu projeye bir başka Rus enerji şirketi Rosneft ilgili gözükse de toplam yaklaşık 200 Milyar metreküplük doğalgaz rezervi dikkate alındığında Gazprom için Mozambik’in de cazip bir ülke olabileceği söylenebilir.(28)

Sonuç

Afrika kıtasının pek çok uluslararası oyuncu için yeniden cazibe alanı haline gelmeye başlamasıyla birlikte Rusya da söz konusu süreci yakından izlemektir. Rusya, Soğuk Savaş sürecinde genel anlamda oldukça olumlu hatta sıcak ilişkiler kurmayı başardığı kıta ülkeleriyle yeniden temaslarını sıklaştırmaya başlamış gözükmektedir. Kuşkusuz söz konusu ikili ve çok taraflı görüşmelerin enerji ayağı da son yıllarda gittikçe önem kazanmaya başlamıştır. Hem doğalgaz hem de 2005’ten beri petrol ve kömür üreticisi olan Gazprom, gerek mali gücü gerekse uluslararası kamuoyunda yaratabildiği popülaritesi sayesinde Rusya’nın bölgeye dönük enerji projeksiyonlarında oldukça önemli bir konuma sahiptir.

Gazprom’un Kuzey ve Batı Afrika’da özellikle yerli (tercihen kamusal) enerji şirketleriyle yakın işbirliği ve müşterek girişim anlaşmalarına yönelerek bölgede Soğuk Savaş döneminde sağlanmış olan güven ve uzun vadeli işbirliği ortamını yeniden kazanmaya çalıştığı söylenebilir. Gazprom’un, özellikle Kuzey Afrika’da yakın geçmişte yaşanan siyasi ve toplumsal çalkantılardan ve istikrarsızlık ortamından olumsuz etkilenmiş gözükse de, Rusya’nın kıta dönük enerji politikalarına uygun olarak geleceğe yönelik bölgedeki faaliyetlerini sürdüreceği görülmektedir.

Karlılığı son dönemde mütevazı oranda bir düşüş gösteren Gazprom için Afrika’da düşük maliyetli ve uzun vadeli biçimde petrol ve doğalgaz inceleme, sondaj ve üretim çalışmalarını yürütebilmeleri önemli bir ticari avantaj sağlayacaktır. Aynı zamandaGazprom’un Afrika’daki faaliyetleri, en azından yakın gelecekte Rusya’ya yönelik enerji bağımlılığı devam edecek gözüken, AB ülkelerine yönelik doğalgaz ihracatında da önemli bir alternatif teşkil etmektedir bu nedenle AB ülkeleri tarafından dikkat ve hatta biraz endişeyle takip edilmektedir.




Sonnotlar:

1.Vladimir Shubin, “RussiaandAfricaComingBack?”, Russian Analytical Digest, no.83, (2010): 5. 
2.“RussiatoIncreaseEnergyExportstoAsia-Pacific”, Cri English, 4 Eylül 2012, Erişim 20 Ağustos 2013, http://english.cri.cn/6966/2012/09/04/191s720458.htm. 
3.“Gazprom Resmi İnternet Sayfası”, Erişim 23 Temmuz 2013, http://www.gazprom-neft.com/company/history.php.
4.Andrew Kramer, “Gazprommakesforayintocoal-generatedelectricity”, The New York Times, 26 Şubat 2008, Erişim 15 Ağustos 2013, http://www.nytimes.com/2008/02/26/business/worldbusiness/26iht-coal.4.10437319.html?_r=0.
5.“Gazprom rakamları açıkladı!”, Gazeteport, 30 Nisan 2013, Erişim 29 Temmuz 2013, http://www.enerjiport.com/2013/04/30/oao-gazprom-2012-yili-ifrs-finansal-sonuclarini-acikladi/.
6.“Gazprom Resmi İnternet Sayfası”, Erişim 12 Ağustos 2013, http://www.gazprom.com/about/subsidiaries/list-items/gazprom-ep-international/. 
7.Hakan Fidan, Bülent Aras, “The Return of Russia-AfricaRelations”, Bilig, no.52 (2010): 52. 
8.Afrika ülkelerinin toplam doğalgaz ve petrol rezervlerinin istatistiksel verileri için bkz. “International EnergyStatistics”, US Energy Information Administration, Erişim 12 Ağustos 2013, http://www.eia.gov/cfapps/ipdbproject/IEDIndex3.cfm?tid=3&pid=3&aid=6; http://www.eia.gov/cfapps/ipdbproject/IEDIndex3.cfm?tid=5&pid=57&aid=6.
9.“Emergingoilandgasdevelopments in East Africa”, US Energy Information Administration, 23 Mayıs 2013, Erişim 5 Ağustos 2013,  http://www.eia.gov/countries/regions-topics.cfm?fips=EEAE.
10.A.g.e.
11.TheAfrican Development Bank GroupChiefEconomicComplex, “Russia’sEconomicEngagementwithAfrica”, AfricaEconomicBrief,  2, Issue 7,  (2011): 7.
12.Shubin, a.g.m., 6.
13.“Gazpromstartsdrillingitsfirstexplorationwell in Africa”, RiaNovosti, 15 Mart 2010, Erişim 29 Temmuz 2013, http://en.rian.ru/business/20100315/158204040.html.
14.“Overview Data forAlgeria”, US Energy Information Administration,                  Erişim 29 Temmuz 2013, http://www.eia.gov/countries/country-data.cfm?fips=AG.
15.“Gazpromstarts…”. (*)
16.“Overview Data for Libya”, US Energy Information Administration, Erişim 29.07.2013, http://www.eia.gov/countries/country-data.cfm?fips=LY.
17.“Gazpromwins Libya hydrocarbondeposit tender”, RiaNovosti, 21 Aralık 2006, Erişim 15 Ağustos 2013, http://en.rian.ru/business/20061221/57510932.html.
18.“Gazprom Resmi İnternet Sayfası”, Erişim 24 Temmuz 2013, http://www.gazprom.com/about/production/projects/deposits/libya/.
19.“Gazprom'sdealwith Eni forstake in Libyanoilfielddelayed”, RiaNovosti,              18 Kasım 2008, Erişim 24 Temmuz 2013, http://en.rian.ru/russia/20081118/118371662.html.
20.“Gazprom Neft resumeswork in Libya with Eni”, RiaNovosti, 02 Kasım 2011, Erişim 24 Temmuz 2013, http://en.rian.ru/business/20111102/168349752.html.
21.EmmanuelTumanjong, “GazpromInTalksToJoin Trans-SaharanPipeline – Official”, Dow JonesNewswires, 31 Mart 2008,  Erişim 30 Temmuz 2013, http://www.downstreamtoday.com/news/article.aspx?a_id=9731.
22.“Gazprom, Nigeria plan jointventure”, RiaNovosti, 03 Eylül 2008, Erişim Tarihi: 24.07.2013, http://en.rian.ru/business/20080903/116513758.html.
23.“Gazprom International Resmi İnternet Sayfası”, Erişim 24 Temmuz 2013, http://gazprom-international.com/en/operations/country/nigeria.
24.Vladimir Soldatkin, “RussiasaysEgyptasksforhelpwithgassuppliesto Europe”, Reuters, 20 Nisan 2013, Erişim 29 Temmuz 2013,   http://uk.reuters.com/article/2013/04/20/uk-russia-egypt-gas-idUKBRE93J09O20130420.
25.“Gazprom Resmi İnternet Sayfası”, Erişim Tarihi: 24 Temmuz 2013, http://www.gazprom.com/press/news/2013/april/article160389/.
26.“Gazprom Neft toQuit West AfricaOffshore Project”, RiaNovosti, 7 Haziran 2013, Erişim 24 Temmuz 2013, http://en.rian.ru/business/20130607/181558990/Gazprom-Neft-to-Quit-West-Africa-Offshore-Project.html.
27.Fatih Kuduğ, “Lavrov’un Afrika’daki “enerjik” turu”, Rusya Analiz, 23 Şubat 2013,  Erişim 23 Temmuz 2013, http://rusyaanaliz.com/lavrovun-afrikadaki-enerjik-turu/.
28.A.g.e.

Back to Top