İşgalin 50. yılında KUDÜS

Dr. Bora BAYRAKTAR
13 Mayıs 2018
A- A A+

Kudüs’ün bugün dünyanın en hassas noktalarından biri olduğunu söylemek abartı olmaz. Bu kutsal mekanda bir taşın yeri değişse yeryüzündeki milyarlarca Müslümanın ve Hristiyanın dikkati bu kutsal mekana döner. Milyonlarca Yahudi de benzer bir şekilde Kudüs’ü hep radarları içinde tutar. Bu nedenle Kudüs’te, Harem-i Şerif’te yaşanan olayları dünyanın geri kalanında olan olaylarla karıştırmamak, kıyaslamamak en doğrusudur. Bugün İsrail’in kutsal mekanlarda güvenlik gerekçesiyle attığı adımlar bu açıdan değerlendirilmelidir ve hafife alınmamalıdır. İsrail açıkça Haremüşerif’te Altı Gün Savaşı sonrası 50 yıldır süregelen statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar atmaktadır.

Kudüs Nasıl İşgal Edildi?

Kudüs’ün hassas dengelerinin korunması, kentin kaderi aslında 7 Haziran 1967 günü değişti. Altı gün Savaşları sürerken İsrail birliklerinin kentin doğu yakasına ve kutsal mekanlara girişi ile birlikte 780 yıllık Müslüman egemenliği büyük ölçüde son buldu. İsrail’in kendisine düşman Arap devletleriyle etrafının sarılı olması, savaşı bilen İsrailli yöneticilerin hassasiyeti, radikal Yahudi hareketlerin bugünkü kadar güçlü olmaması Tel Aviv’in tehlikeli adımlar atmasını frenledi. Ancak İsrail yayılmasının, kentin Yahudileştirme politikasının nasıl sistemli, sürekli ve istikrarlı çalıştığını, meselenin gelip Harem-i Şerif’in kapılarına nasıl dayandığını anlamamızı sağlayacak bir dizi gelişmeler hep yaşandı.

Bu yazı STRATEJİST dergisinin Ağustos 2017 sayısında yayınlanmıştır.

Back to Top