Somali'de Kriz ve ABD Müdahalesi Olasılığı

Hasan ÖZTÜRK
22 Mart 2010
A- A A+

Yaklaşık yirmi yıldır iç istikrarını sağlayamayan Somali’de Geçici Federal Hükümet (GFH) ile muhalif güçler arasındaki mücadele devam ediyor. Mart ayının ilk haftası başlayan harekatta, önde gelen muhalif grup olan Shabaab, başkent Mogadişu’ya birkaç kilometre kadar yaklaştı. Mevcut hükümetin varlığının tehlikeye düşmesi başta Amerika olmak üzere batılı devletleri endişelendirmekte. New York Times ve Washington Times, iki hafta önce beş gün arayla yaptıkları haberlerde, Washington yönetiminin Somali’ye geniş çaplı bir operasyon hazırlığı içinde olduğunu yazdılar.


Gizli operasyonların başladığını belirten kaynaklar, müdahalenin birkaç hafta içinde başlayacağını tahmin ediyorlar. Bu saygın gazetelerin haberleri doğruysa ve öngörüleri gerçekleşmesi halinde, uluslararası toplumun yeni bir krizle karşı karşıya kalacak olması dikkatleri tekrar Afrika boynuzuna yoğunlaştıracak. ABD’nin, uluslararası terörizmle mücadele için, Afganistan ve Irak’tan sonra üçüncü bir cephe olarak Somali’ye müdahelesi ciddi şekilde konuşulmaya başlandı.


Birçok kişi Amerika’nın Somali ile yakından ilgilenmesine anlam veremiyor. Özellikle 1992’de yaşanan ve Türkiye’nin de asker gönderdiği uluslararası operasyonda filmlere konu olan Amerikan askerlerinin düştüğü durum sonrasında Amerikan yönetimi hala bu ülke ile ilgileniyor. Bu ilginin arkasında başlıca birkaç sebep var. Birincisi uluslararası terörizmle ilgili. Amerikan yönetimi, Shabaab ile El Kaide arasında bağ olduğunu ve iki örgütün aynı doğrultuda faaliyet gösterdiğine inanıyor. Amerikalı yetkililer özellikle Shabaab’ın üst düzey sorumlulularının dolaylı da olsa El Kaide ve diğer uluslararası terör örgütleri ile ilişkide olduğuna inanıyor. Ayrıca Shabaab’ın, Somali asıllı Amerikalıları bünyelerine katmak için yoğun uğraş içinde oldukları Amerikalı yetkililer tarafından dile getiriliyor.


İkinci sebep ise Somali’nin konumu ile ilgili. Bu ülkede yaşanacak iç karışıklık komşu ülke Cibuti’ye sıçrayabilir. Cibuti (eskiden Fransız Somali’si idi) Amerikan üssünün bulunduğu bir ülke ve buradaki Camp Lemonnier, 2008’de kurulan AFRICOM’un de facto genel merkezi olarak görülüyor. Ayrıca Somali’de batı karşıtı bir yönetimin başa geçmesi sonucunda, Kızıldenizin girişini batıya karşı bir koz olarak kullanabilir.


Bu veriler ışığında düşünüldüğünde belirsizlik ve iç kargaşa devam ederse, Amerika’nın Somali’ye olası bir müdahalesi kaçınılmaz olacak. Bazı çevrelerce dile getirilen senaryolara göre Amerika 1992 yılından daha geniş kapsamlı bir operasyona hazırlanıyor. Washington, bir devlet politikası olarak Somali’deki GFH’i destekliyor. Son aylarda muhalif güçlerin etki alanı genişleyince GFH askeri opersyonlar düzenlemeye başladı. Birçok kişi bu operasyonlara Amerika’nın destek verdiğini öne sürerken Amerikan yönetimi bunu reddetti. Amerikan dışişleri bakanlığına bağlı Afrika İşleri Başkan Yardımcısı büyükelçi Johnnie Carson, 12 Mart’ta Washington’da düzenlediği basın toplantısında hükümetinin GFH’nin askeri operasyonlarına yardım etmediğini ama muhalif güçlere dönük operasyonlara çok sınırlı destek olduğunu belirtti.


New York Times’ın haberine konuşan ancak ismini vermeyen Amerikalı yetkili şuanda Washington’daki devlet kurumlarında Somali’ye dönük gizli operasyonların planlandığını hatta operasyonların başlamış olabileceğini belirtiyordu. Yine aynı kaynağa göre geniş çaplı bir askeri müdahaleden çok önce hava saldırıları yapılacak. Ve daha sonrasında ise özel kuvvetler ülkeye girerek kısa sürede hedeflere ulaşıp ülkeden ayrılacaklar. Ne var ki, büyükelçi Carson, Amerikan yönetiminin bu tür bir operasyon hazırlığı içinde olmadığını belirtti.


Washington’da konuşulan bir diğer iddiaya göre ise Amerika’nın TFG’ye destek olmak amacıyla bu ülkeye gönderdiği silahların büyük bir kısmı muhalif güçlerin eline geçti ve bu silahlar saysesinde muhalif güçler GFH karşısında etkin olmaya başladı. Son haftalardaki mücadele sonrasında Shabaab güçlerinin başkent Mogadişu’ya birkaç kilometre kadar yaklaşmış olmaları durumun ciddiyetini gözler önüne sermekte. Fakat büyükelçi Carson ve diğer resmi makamlar Amerikan silahlarının Shabaab’ın eline geçtiği yönündeki iddiaları reddediyorlar.


ABD’nin AMISOM’a desteği çeşitlilik gösteriyor. Amerika’nın, Somali’deki barış ve güvenliği tesis ve korumaya yönelik projeler kapsamında Afrika Birliği Somali Misyonu AMISOM’a 2007’den beri yaptığı yardım yaklaşık 185 milyon dolar. Doğrudan GFH’ye yapılan yardım 2009 mali yılı içinde 12 milyon dolar. Buna ek olarak yıllık 2 milyon dolarlık nakit desteği sağlıyor. Birleşmiş Milletler’in Dünya Gıda Örgütü de Somali’de oldukça aktif. Örgüt, Somali’ye gıda yardımı yaparak iç karışıklık nedeniyle kıtlık yaşanması muhtemel bölgelere gıda yardımı yapıyor. DG֒nün Somali’ye yaptığı yardım yıllık 150 milyon dolar civarında ama bu yardım sadece ülkenin kuzeyine yapılıyor, güneyine DGÖ tarafından herhangi bir yardımı gitmiyor. Çünkü ülkenin güneyi Mogadişu’daki GFH’nin kontrolünde değil.


Somali’de yaşananların önümüzdeki haftalarda veya aylarda uluslararası bir krize dönüşmesi muhtemel. Bunu önleme adına uluslararası topluma ve süpergüç olarak başta ABD’ye büyük görev düşüyor. DGÖ, Somali’nin güneyine yardım yapmayarak Mogadişu yönetiminin egemenliğine saygı gösterirken muhalif güçleri cezalandıran bir tutumdan da sakınmakta. İdare edilmesi zor bir krizle karşı karşıya olan DGÖ, güney Somali’ye yardım yapmadığı takdirde ise ileride Birleşmiş Milletler’in Somali’deki imajı zarar görecek ve yerel halk tarafından kurumun tarafsızlığı sorgulanacaktır.


ABD, Somali’ye olası bir müdahale ile GFH’e destek vermeye karar verirse söylentilerin aksine bunu yeni kurulan Afrika Komutanlığı (AFRICOM) üzerinden yapmamalıdır. AFRICOM yeni bir kuruluş ve Afrikalılar tarafından hala kuruluş nedeni tam olarak anlaşılabilmiş değil. Her ne kadar Amerikalı yetkililer her fırsatta AFRICOM’un sömürgeci emellerle kurulmadığının altını çizseler de, Afrikalılar şüpheyle yaklaşmakta. Geçtiğimiz Şubat ayının sonlarında Ganalı bir grup gazeteci AFRICOM’un Stuttgart’taki genel merkezini ziyaret ettiklerinde AFRICOM’un başında bulunan General Ward, Ganalı ziyaretçilere AFRICOM’u anlatırken kurumu son derece iyi niyetli olarak anlattı. Bu yeni oluşumun Somali’ye olası bir müdahalede görev alması hem Amerika’nın hem de kurumun uzun vadede kıtadaki imajına zarar verecektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top