Unutulmuş AB Askeri Gücü: Avrupa Muharebe Grupları

A- A A+

İki kutuplu düzenin yıkılışı ile değişen güvenlik tehditleri, devletleri bu tehditlerle mücadele etmek için yeni önlemler almaya itmiştir. Terörizmi, bölgesel krizleri ve başarısız devletleri uluslararası güvenliği tehdit eden başlıca öğeler olarak gören AB’nin bu bağlamda aldığı önlemlerden biri de Avrupa muharebe gruplarının kurulmasıdır.(1)

 

Zira güvenlik tehditlerinin değişen yapısı nedeniyle standart ordular ile kısıtlı mekân ve sürede etkin netice almak zorlaştığından hızlı konuşlanma ve hareket yeteneğine, esnekliğe ve hızlı kontrol gücüne sahip küçük askeri birlikler önem kazanmıştır.

 

Muharebe grubu, “sayıca fazla büyük olmayan, azami yarar sağlayacak, caydırıcı, hızlı konuşlanabilen, bağımsız operasyonlar düzenleme veya büyük bir operasyonun içinde etkin görev alma yeteneğine sahip askeri güçtür. 1500 kişilik bir taburdan oluşur ve lojistik ve taktik destek ile takviye edilir. AB üyesi bir lider devlet veya çok uluslu koalisyon tarafından oluşturulan bu güçlere AB’ye aday ülkeler ile NATO üyesi ülkeler de katılabilmektedir. Kuruluştaki en önemli kriterler interoperabilite ve askeri faydadır.” (2)

 

Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın hizmetindeki acil müdahale güçleri olan Avrupa Muharebe Grupları’nın amacı, en kısa sürede askeri operasyon gerçekleştirmektir. Muharebe gruplarının kullanımına operasyonun gerçekleştirilmesini gerektiren parametrelerin oluşumundan sonraki 5 gün içerisinde AB Konseyi karar vermektedir. Bu karardan sonraki 10 gün içinde bölgeye konuşlandırılan muharebe grupları, en az 1 en fazla 4 ay bölgede kalarak uzun dönem görev yapacak, barışı koruma güçleri kriz bölgesine ulaşana kadar güvenlik açığını kapatacak şekilde görev yapmaktadır.

 

Bu grupların oluşumu yılda iki defa toplanan Muharebe Grubu Koordinasyon Konferansı’nda görüşülmektedir. Üye ülkeler oluşturdukları grupların taliminden, komuta edilmesinden ve finansmanından sorumludur. Günümüzde çoğunluğu birden fazla ülkenin katılımıyla oluşturulmuş on yedi muharebe grubu bulunmaktadır:

 

Muharebe grupları Katılımcılar (Lider ülke)

Fransız Muharebe Grubu                                        Fransa

İtalyan Muharebe Grubu                                        İtalya

İspanyol Muharebe Grubu                                      İspanya

İngiliz Muharebe Grubu                                          Birleşik Krallık

Fransız-Alman Muharebe Grubu                             Fransa, Almanya, Belçika, Lüksemburg, İspanya

Fransız-Belçika Muharebe Grubu                            Fransa, Belçika

107. Muharebe Grubu                                            Almanya, Hollanda, Finlandiya, Avusturya, Litvanya

Alman-Çek-Avusturya Muharebe Grubu                 Almanya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, İrlanda, Hırvatistan

İtalyan-Macar-Slovak Muharebe Grubu                  İtalya, Macaristan, Slovenya

İspanyol-İtalyan Amfibi Muharebe Grubu               İtalya, İspanya, Yunanistan, Portekiz

Polonya Muharebe Grubu                                      Polonya, Almanya, Slovakya, Letonya, Litvanya

Kuzey Muharebe Grubu                                         İsveç, Finlandiya, Estonya, İrlanda, Norveç

İngiliz-Hollanda Muharebe Grubu                          Birleşik Krallık, Hollanda

Balkan Muharebe Grubu                                        Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs , Romanya, Slovenya

Çek-Slovak Muharebe Grubu                                 Çek Cumhuriyeti, Slovakya

İspanyol Muharebe Grubu                                     İspanya, Almanya, Fransa, Portekiz

İtalyan-Rumen-Türk Muharebe Grubu                   İtalya, Romanya, Türkiye


Üye ülkeler, iki muharebe grubunu 6 aylık rotasyon sistemi ile sürekli hazır konumda bekletmektedir. 2010 yılı Temmuz ayı itibariyle İtalya, Türkiye ve Romanya’nın oluşturduğu muharebe grubu olası bir acil duruma karşı stand by konumda bekletilmiş, Ocak 2011’den itibaren bu görevi 107. Muharebe grubu almıştır. Muharebe gruplarında yer alma fikrine başından bu yana sıcak bakan Türkiye, bu grubun oluşturulmasına ilişkin niyet mektubunu 23 Mayıs 2005 tarihinde imzalamıştır. Bu muharebe grubu 2009 yılı sonunda tam harekât kabiliyetine erişmiştir. Ancak Türkiye, olası operasyonlara ilişkin karar mekanizmasında yer almamakta, sadece koordinasyon toplantılarına katılmaktadır.


Avrupa Muharebe Grupları, AB’nin güvenlik ve savunma konularında ilerleme isteğinin bir ürünüdür. Maastricht Antlaşması’nın yürürlüğe girmesinden beş yıl sonra toplanan St. Malo Konferansı’nda İngiltere ve Fransa, AB’nin bağımsız bir oluşuma yönelmesine ve askeri birliklerle desteklenmesine karar vermiştir. St. Malo bildirisinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra yaşanan Kosova krizi sırasında Avrupa Birliği’nin katkılarının oldukça yetersiz kalması, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği tartışmalarını alevlendirmiş, böylece Haziran 1999 Köln Zirvesi ve aynı yıl içerisindeki Aralık Helsinki Zirvesi’nde ortak güvenlik ve savunma politikaları konusunda somut atılımlar gerçekleştirilebilmiştir. Köln Zirvesi’nde uluslararası uyuşmazlıkların çözümü ve kriz bölgelerine müdahale etmek amacıyla NATO’nun hareket sahasına girilmeyecek şekilde bir “Avrupa Askeri Gücü” oluşturulmaya çalışılmıştır.(3)

 

10–11 Aralık 1999 tarihlerinde gerçekleştirilen AB Helsinki Zirvesi’nde NATO’nun tamamen taraf olmadığı durumlarda AB’yi temsilen kriz bölgelerine müdahale edebilecek bir güvenlik biriminin oluşturulması kararına varılmıştır. Söz konusu karara göre; 2003 yılına kadar 60 gün içerisinde hazır olabilecek ve bir yıllık süre zarfında görev yapabilecek, 50–60 bin kişiden oluşan bir Askeri Gücün yapılandırılması öngörülmüş ve bu güvenlik biriminin amacı, Petersberg Görevleri’ni yerine getirmek olarak belirlenmiştir.(4)

 

2003 yılında Kongo’ya yönelik olarak düzenlenen ve başarılı bir şekilde tamamlanan Artemis Operasyonu, gelecekteki AB acil müdahele güçleri için örnek teşkil edecektir. AB’nin ileride BM’den gelecek askeri güç taleplerine cevap verebilmesi amacıyla Fransa ve İngiltere, ilk defa 2003 yılında yaptıkları ikili zirvede “muharebe grubu” oluşturulması fikrini dile getirmişlerdir.(5) Bu inisiyatife katılma kararı alan Almanya, Şubat 2004’te muharebe grubu konsepti ile ilgili belgenin yazılım aşamasında da yer almıştır.(6) Bu belge önce Haziran 2004’te AB Askeri Komitesi tarafından, daha sonra da AB Savunma Bakanları tarafından onaylanmıştır.

 

Muharebe grupları konsepti aynı zamanda 2004 yılında Konsey tarafından onaylanan “Yeni Global Hedef” belgesinde de yer almıştır. Bu belge AB’nin çok taraflılık üzerine inşa edilen uluslararası güvenliğe katkıda bulunma isteğinin ve bu bağlamda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için askeri bakımdan güçlenme hedefinin somutlaşmış halidir. Ayrıca muharebe gruplarının kullanım alanı, Petersberg görevleri çerçevesi dışına çıkılarak ortak silahsızlandırılma operasyonları yapmaktan, diğer ülkelere terörle mücadelede ve güvenlik reformlarının tesisinde yardımcı olmaya kadar genişletilmiştir.(7) Muharebe grupları konseptinin resmi açıklama tarihi Kasım 2004’teki “Askeri Kapasitelerin Artırılması Konferansı”dır. Ocak 2007 yılından itibaren de muharebe grupları tamamen operasyonel hale gelmiştir. Ancak siyasi nedenlerden ötürü bugüne kadar hiç kullanılmamıştır.

 

2007 yılında Çad ve Darfur’da yaşanan insani krizlerin boyutu, BM’nin Avrupa’dan yardım talep etmesine neden olmuştur. Ancak askeri gücün toplanıp bölgeye sevk edilmesi altı ay sürmüştür. Bu misyonu gerçekleştirmek için muharebe gruplarının hazır ve gerekli donanıma sahip durumda olmasına rağmen AB, bölgeye ad hoc bir görev gücü göndermeyi tercih etmiştir. AB bu kararı, Çad’ın durumunun öncelik arz etmediği ve acil mücadeleye gerek olmadığı şeklinde açıklamıştır.(8)

 

2008 yılında Kongo’daki kriz nedeniyle BM, AB’den bölgedeki BM gücü MONUC’u desteklemek üzere bu ülkeye askeri güç göndermesini talep etmiş, ancak üyeler arasında uzlaşma sağlanamaması neticesinde istek reddedilerek sadece insani yardımda bulunulması kararlaştırılmıştır. Muharebe grupları böyle bir misyonu yürütecek donanıma sahip olmasına rağmen yine kullanılmamıştır.

 

Bu dönemde hazır durumda bekletilen iki muharebe grubundan biri İngiltere diğeri ise Fransa-Almanya komutası altında bulunmaktaydı. İngiltere, Irak ve Afganistan’da asker bulundurduğu; Almanya ise bu operasyonun siyasi ve mali sorumluluğunu yüklenmek istemediği için muharebe gruplarının kullanılmasına sıcak bakmamıştır. Sadece Belçika ve Fransa asker gönderme konusuna olumlu yaklaşmıştır, ancak Kongo eski Belçika sömürgesi olduğundan, Fransa da tek başına hareket etmek istemediğinden muharebe grupları yine kullanılamamıştır.(9)

 

Görüldüğü üzere muharebe gruplarının kullanılmasını gerektirecek en az iki farklı durumla karşılaşılmış fakat üye ülkeler gerekli siyasi iradeyi sergileyemediği için muharebe gruplarından yararlanılamamıştır. Bu örnekler, AB’nin ne müdahale edilecek durumlar ne de bölgeye asker gönderme konusunda kendi içinde mutabakat sağladığının göstergesidir.

 

Muharebe gruplarının kullanımının önündeki en büyük engel Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın karar alma sürecidir. Zira muharebe gruplarının konuşlandırılması kararı 27 üye ülkenin oybirliği ile alınmaktadır. Dış politika ve güvenlik konusunda farklı bakış açıları ve öncelikleri bulunan bu devletler arasında oy birliğini sağlamak oldukça zordur. Bu durum, savunma ve güvenlik konusunda oybirliği ilkesini kabul ettiğinden Lizbon Antlaşması ile de değiştirilmemiştir.(10) Dolayısıyla ulusal politika tercihlerinin hâlâ birlik çıkarlarının önüne geçtiği söylenebilir.

 

Bu siyasi güçlüklerin yanında muharebe gruplarının kullanımı konusunda teknik güçlüklerle de karşılaşılmaktadır. Öncelikle stratejik ulaşım araçlarının, özellikle deniz ve hava araçlarının, yetersizliği üye devletlerin kendi muharebe grubunu kullandırmak istememesine neden olmaktadır. İkincisi, bir AB Genel kurmay Başkanlığı’nın bulunmamasından ileri gelen deneyim ve bilgi paylaşımındaki yetersizlik ve koordinasyon eksikliği de muharebe gruplarının kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Üçüncüsü, bir muharebe grubu, içerdiği askeri birliklerin heterojen olması yani uyumsuzluğundan olumsuz etkilenmektedir. Son olarak, muharebe gruplarının kullanılmasındaki irade eksikliği NATO’nun acil müdahale gücünden bağımsız düşünülememektedir. 11 Eylül saldırıları ile uluslar arası güvenlik kavramının daha da genişletilmesi neticesinde terör tehdidine karşı daha hızlı ve esnek hareket etme kabiliyetine sahip “NATO Acil Mukabele Gücü” kurulmasına karar verilmiş; Devlet ve hükümet başkanlarının 2002 sonunda Prag zirvesinde aldığı karar çerçevesinde, 25 bin kadar askerle "tam operasyonel" olması öngörülen NATO Acil Mukabele Gücü, ilk aşamada 2004 yılında 6 bin dolayında askerle göreve başlamıştır. "Bir kriz halinde" 15 ila 30 gün içinde harekete geçirilebilecek yetenekte bulunan bu güç, "dünyanın her yerinde", “NATO'nun hedef olduğu yeni tehditlere karşı" mücadeleye hazırlıklı tutulmaktadır.(11) Dolayısıyla hangi durumda muharebe gruplarına hangi durumlarda NATO Acil Mukabele Gücü’ne başvurulacağı, iki birimin görevlerinin çakışma veya ters düşme ihtimali gibi konularda muharebe gruplarının kullanımını etkilemektedir. Yine bu iki askeri birim üzerinden Europhile’ler (Avrupaseverler)-Atlantist’ler (NATO taraftarları) tartışması da alevlenebilmektedir.


Tüm bu sorunlara rağmen, eğer AB ileride bu gruplardan yararlanmayı düşünüyorsa tamamen pasif hale gelmeden önce muharebe gruplarının etkin kullanımı için gerekli şartları oluşturmalıdır. Uzun vadede kullanılmayan bir unsurun masraflarını karşılamak istemeyen devletlerin sesini yükseltmesi muhtemeldir.  Örneğin, Kuzey Muharebe Grubu’nun İsveç’e olan yıllık maliyeti 100 milyon eurodur.(12)

 

Kasım 2009’daki Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nde savunma bakanları dönem başkanı İsveç’in inisiyatifi ile muharebe gruplarının kullanımına yeni bir yön kazandırmıştır. Buna göre tek tek değerlendirilecek istisnai durumlarda muharebe grubunun sadece belli bir kısmının kullanılması da mümkün olabilecek, böylece askeri birim daha esnek bir yapıya kavuşturulacaktır. Ancak bu kararın alınmasında yine oybirliği geçerli olacaktır.(13) Ayrıca muharebe grupları arasında deneyim ve bilgi paylaşımı ile koordinasyon sağlanması amaçlı çalışmalar yapılmasına karar verilmiştir.(14)

 

AB Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın önemli bir askeri unsuru olan muharebe grupları bugün daha çok sembolik bir görünüme sahiptir. AB’nin askeri gücünü artırarak daha güçlü ve caydırıcı bir uluslararası aktör olma isteğinin bir ürünü olan muharebe gruplarının, siyasi ve teknik problemler nedeniyle sembolik bir görüntü çizmesi şüphesiz AB’nin askeri bakımdan gelmek istediği nokta ile gelmiş olduğu noktanın çok farklı olduğunu göstermektedir. Bu durum NATO’dan bağımsız bir AB askeri gücünün kısa vadede gerçekleştirilemeyeceğine olan inancı artırmaktadır.

 

 

 

 

Dipnotlar:


1 “A Secure Europe in a Better World, European Security Strategy”, Brussels, 12 december 2003


2 Secretariat du Conseil de l’UE, Fiche d’information, “Groupements tactiques de l’UE”, novembre 2006


3 AB Köln Zirvesi Sonuç Bildirgesi, Haziran 1999, Bkz. ue.eu.int/de/Info/eurocouncil/index.html (erişim 20 Ekim  2010)


4 Helsinki Sonuç Bildirgesi, Aralık 1999, Bkz. ue.eu.int/en/info/eurocouncil/ (erişim 20 Ekim 2010)


5 Sommet franco-brittanique, “Renforcer la coopération européenne en matiere de sécurité et de défense”, Déclaration conjointe, Londres, 24 novembre 2003


6 “The Battlegroups Concept-UK/France/Germany Food for thought paper” in “EU security and defence, core documents 2004”, Vol. V, Chaillot Paper, No. 75, EUISS, February 2005


7 “A Secure Europe in a Better World, European Security Strategy”, Brussels, 12 december 2003


8 Alexander MATTELAER, “The Strategic Planning of EU Military Operations-The Case of EUFOR TCHAD/RCA”, IES Working Paper, Bruselles, 2008


9 “Pressure on Britain to provide DR Congo troops”, EUOBSERVER, 21 november 2008


10 Lizbon Antlaşması,1 Aralık 2009, Bkz.

http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:C:2007:306:0010:0041:EN:PDF

 

11 Prague Summit Declaration, 21-22 November 2002, Bkz. www.nato.int/docu/pr/2002/p02-127f.htm


12 “Sweden to review EU battlegroups during presidency”, The Local, 4 Juin 2009


13 “Conclusion du Conseil sur la PESD”, 2974e session du Conseil Relations Extérieures, Bruxelles, le 17 novembre 2009


14 Nicolas GROS-VERHEYDE, “Des battlegroups plus souple d’emploi”, 12 Novembre 2009, Bkz. www.bruxelles2.eu (erişim 30 Ekim 2010)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top