Avrupa Birliği İçin Yeni Sınır: Uzay

A- A A+

İnsanoğlunun uzay serüveni, Soğuk Savaş döneminde iki süper güç arasındaki ideolojik bir yarışa endeksli olarak başlamıştır. Sovyetler Birliği, Sputnik’i 1957’de yörüngeye oturtunca, Amerika Birleşik Devletleri birkaç ay sonra Explorer ile yanıt verdi. Kozmonot Yuri Gagarin 1961’de atmosfer dışına çıkan ilk insan olurken, 1969’da Neil Armstrong Ay’a ayakbastı.

 

Tüm bu gelişmelere bağlı olarak uluslararası hukuk uzay ile ilgilenmeye başladı. Bugün, uluslararası hukukta uzaya ilişkin belgelerin başında, BM Genel Kurulu’nun 1963 yılında kabul ettiği “Uzayın araştırılması ve kullanılması konusunda devletlerin faaliyetlerini yöneten hukuksal ilkeler bildirgesi”(1) ile 1967’de kabul edilen “Ay ve gök cisimleri dâhil, uzayın araştırılması ve kullanımında devletlerin faaliyetlerini yönetecek ilkelere ilişkin antlaşma”(2) gelmektedir.

 

Uzay araştırmaları denilince ilk akla gelen kurum şüphesiz Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’dir (NASA). Sürekli önemli projeleri ile gündeme gelen NASA, uzay serüveninin önde gelen aktörüdür. Sovyetler ise, her ne kadar uzay çalışmalarının başını çekmiş ve uzay yarışında adı ABD ile birlikte anılmış olsa da bugün bu alanda öncü rol oynamaktan uzak görünmektedir.

 

Ancak, belirtmek gerekir ki günümüzde uzay araştırmaları bu iki ülkeyle sınırlı değildir. Japonya, Kanada gibi ülkelerin de isimleri uzay çalışmalarında anılmaya başlanmıştır. Ayrıca, çok uluslu yapısıyla dikkat çeken Avrupa Uzay Ajansı (European Space Agency-ESA) bugün uzay çalışmalarının önemli aktörlerindendir. Zaten, Amerika da masraflı uzay çalışmalarının yükünü, Rusya ve Avrupa başta olmak üzere bu konuya ilgi duyan ülkeler paylaşma eğilimi göstermeye başlamıştır. ABD'nin öncülüğünde dünya yörüngesinde başlatılan ve hâlen devam eden dünyanın en büyük yapay uydusu Uluslararası Uzay İstasyonu Alfa'nın inşasına Rusya, Japonya, Kanada, ESA, Brezilya belli yüzdelerle katılmaktadır.(3)

 

Avrupa Uzay Ajansı

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Avrupa’da bulunan iki eski uzay organizasyonu, ESRO (European Space Research Organization) ile ELDO’nun (European Organization for the Development and Construction of Space Vehicle Launchers) birleşmesiyle 1975 yılında kurulmuştur. 2008 yılı itibariyle de üye sayısı 18’e ulaşmıştır. (Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Danimarka, İspanya, Yunanistan, Finlandiya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Norveç, Hollanda, Portekiz, İngiltere, İsveç, İsviçre, Çek Cumhuriyeti) Ajans ayrıca, Kanada, Türkiye, Macaristan, Romanya, Polonya, Estonya, Ukrayna, Slovenya ve Letonya ile kısmi işbirliği antlaşmaları imzalamıştır.

 

ESA, temel olarak, uzay bilimleri (gezegenler, uzay boşluğu, güneş, ısı, enerji, göktaşları, yıldız sistemleri, uzay fiziği, astronomi vb.), yeryüzü gözlemleri (enerji, su, maden ve mineral kaynaklarının araştırılması), telekomünikasyon (uydu haberleşmesi, GPS), uzay taşıyıcıları (uydu fırlatma sistemleri, araştırma uyduları) ve uluslararası uzay istasyonu gibi alanlarda çalışmalarını sürdürmektedir.(4)

 

Merkezi Paris’te bulunan ajans, üye ülkelerin başkanlarından oluşan bir konsey tarafından yönetilmektedir. Bilim adamlarından oluşan alt komisyonlarca değerlendirilen projeler konseyin onayına sunulmaktadır. Ayrıca, ESA’ya bağlı, farklı sorumluluk alanına sahip pek çok merkez bulunmaktadır: Hollanda’da Avrupa Uzay Araştırmaları ve Teknoloji Merkezi (The European Space Research and Technology Center – ESTEC), Almanya’da Avrupa Uzay Operasyonları Merkezi (The European Space Operations Centre- ESOC), İtalya’da Avrupa Uzay Araştırmaları Enstitüsü (The European Scientific and Research Institute- ESRIN), Almanya’da Avrupalı Astronotlar Merkezi (European Astronot Center-ESC), İspanya’da Avrupa Astronomi Merkezi (European Space Astronomy Centre-ESAC)… Ajansın fırlatma üssü Fransız Guyanası’nın Kourou şehrindedir.

 

Avrupa Uzay Politikasına Doğru

1999 yılında Avrupa Bakanları, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Uzay Ajansı yöneticilerine uzay için uygun bir Avrupa stratejisi yapılandırmak için çağrıda bulunmuştur. Avrupa Parlamentosu da uzayı, ilk defa Avrupa’nın bir topluluk yaklaşımı olarak ele almayı kabul etmiştir.(5) 16 Kasım 2000 tarihinde Avrupa Uzay Ajansı ve Avrupa Komisyonunun birlikte hazırladıkları bir Avrupa uzay stratejisi kabul edilmiştir. Bu dokümanda belirtilen hedefler, uzay faaliyetleri için kurulumu genişletmek; güçlü ve bağımsız uzay erişimini sağlamak, birleşik yer altyapısı ve çalışabilir uydu sistemleri tasarlamak, bunların üretimi için endüstri imkanlarını ve geniş teknolojiyi desteklemek ve evreni ve güneş sistemini, atmosferi ve gezegenleri daha iyi anlayarak bilimsel bilgiyi arttırmaktır.(6)

 

AB Komisyonu’nun 11 Kasım 2003 tarihli “Uzay: genişleyen AB için yeni bir sınır”  başlıklı beyaz kitabı ise AB’nin yeni uzay politikasının doğrudan dünya sorunlarına yöneldiğini göstermektedir: “daha hızlı ekonomik büyüme, istihdam, rekabet gücü, ekonomik bütünlük, sürdürülebilir kalkınma, savunma ve güvenlik politikaları…”(7) Kuşkusuz, bu politika değişiminin en önemli sebebi 11 Eylül 2001 tarihindeki ABD’ye yönelik terörist saldırılardır. Zira uzay temelli izleme, konum belirleme ve haberleşme sistemleri terörle mücadelede ülkelere büyük faydalar sağlamaktadır. Beyaz Kitap’ta da Avrupa’nın elektronik istihbarat, erken uyarı ve uydu gözlem sistemleri geliştirmesi gerektiği vurgulanmıştır.(8) 2006 yılında da askeri operasyonlarda uydu sistemlerinden yararlanılması AB Askeri Komitesi tarafından onaylanmıştır. Tüm bu inisiyatifler Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası oluşturma bağlamında uzay teknolojilerinin özel bir öneme sahip olduğunu doğrular niteliktedir.

 

Ayrıca, AB’nin küresel ekonomik güç konumuna verdiği önem uzay politikasında da kendini göstermektedir. AB Komisyonu diğer pek çok politika alanında da uzay sektörüne önemli bir rol biçmektedir: ulaştırma güvenliği, haberleşme, enerji kaynakları, çevreyi koruma, tarım ve balıkçılık, bölgesel kalkınma, uluslararası güvenlik, savunma sistemleri, üçüncü dünya ülkelerine yardım…vs. (9)

 

Öte yandan Avrupa güvenlik strateji belgesi, uzay alanını da kapsayan bir çerçeve çizmektedir. Zira belge terörizm, kitle imha silahlarının yaygınlaşması ve organize suç gibi tehdit unsurları ile mücadelede istihbarat başta olmak üzere sivil ve askeri tüm metotların kullanılmasını öngörmektedir.(10) Ayrıca planlama kapsamında da gereksiz harcamaların kısıtlanması gerektiği vurgulanmaktadır ki uzay teknolojileri operasyonlarda az maliyetle maksimum etkinliği sağlamaktadır.

 

2007 yılında yayımlanan ve 2007-2013 yıllarını kapsayan 7. Avrupa Çerçeve Programı (Çerçeve programlar, AB’nin bilim ve araştırma politikalarının temelini oluşturan programlardır) uzay alanına vurgu yapılmış ve Avrupa uzay sanayisinin dünya çapında rekabet gücünü artırarak bir Avrupa Uzay politikasının oluşturulması temel hedef olarak belirtilmiştir.(11) 2008 yılında yayımlanan “Avrupa Uzay Politikasının İlerleme Durumu” başlıklı rapor, uzayın uluslar arası ilişkilerdeki rolüne ilişkin bir Avrupa stratejisi geliştirilmesine yönelik çalışmalara değinmektedir.(12) Son olarak 2009’da yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması, Avrupa Uzay Programına hukuki bir temel kazandırmaktadır. Bu antlaşmanın 172/a maddesine göre “bilimsel ve teknik ilerlemeyi, sınai rekabet edebilirliğini ve politikalarının uygulanmasını teşvik etmek için, Birlik, Avrupa uzay politikasını belirlemektedir. Bu amaçla, ortak girişimleri teşvik eder, araştırma ve teknolojik gelişimi destekler ve uzayın keşfi ve yararlanılması için gerekli çabaları koordine eder.”(13)

 

Birlik nezdinde uzay temelli işbirliği geliştirme sürecinde farklı modeller ortaya konmuştur.(14) Tarihsel perspektifte bakıldığında bu modellerden ilki, endüstriyel işbirliği sağlamak amacıyla hükümetlerarası anlaşmalara dayanmaktadır. Özellikle sivil alanda yoğunlaşan bu işbirliği Airbus’ın oluşumunu sağlamıştır. İkincisi, Eumetsat (meteroloji), Eutelsat (iletişim) ve ESA gibi merkezi bir ajans aracılığıyla ortak faaliyetler geliştirilmesini öngörmekteydi. Üçüncüsü, bir ülkenin inisiyatifi ile ortak payda etrafında oluşturulan çıkar ortaklığına dayanıyordu: Fransa önderliğinde İtalya ve İspanya tarafından geliştirilen Helios 1 ve Belçika, Yunanistan, İtalya ve İspanya tarafından geliştirilen Helios 2 uzay araçları gibi. Dördüncüsü ise endüstriyel paylaşımdan çok hizmet paylaşımına dayanmaktaydı. Karşılıklı eşit bağımlılığa dayanan bu model ortaklıkların en kolay oluşturulabildiği modeldir. Pleiades ve Cosmo-Skymed programlarında Fransa ve İtalya ortaklığı, Helios ve SAR-Lupe programlarında Fransa ve Almanya ortaklığı bu modele örnek gösterilebilir.

 

Savunma ve Güvenlik Kapsamında Avrupa Uzay Politikası

Uluslar arası seviyede sürekli bir görme, dinleme, iletişim, yer saptama, izleme ve anında bilgi sahibi olma olanağı sağlayan uydular, devletler için istihbarat, durum değerlendirme ve operasyon safhalarında önemli rol oynamaktadır. Uzay teknolojileri, global çapta hızlı hareket imkanı ve bağımsızlık sağladığından uzun zamandan beri devletlerin ilgisini çekmektedir. Günümüz askeri operasyonları uyduların önemini daha da arttırmıştır. Tüm askeri operasyonlar, birbirine bağlı 4 etaptan oluşmaktadır: operasyon durumunun ve aktörlerin gözlemlenmesi, edinilen istihbarat neticesinde komutanın operasyonu yönlendirmesi, harekat kararı alınması ve harekat. (OODA cycle –Observe, Orient, Decide, Act) Günümüzde bu etapların etkin biçimde işlemesinde uydu desteği devletlere büyük avantaj sağlamaktadır.

 

Bu kapsamda 2002 yılında Batı Avrupa Birliği'nin Batı Birliği Uydu Merkezi adlı kuruluşunun yerini alarak Avrupa Birliği Uydu Merkezi (Torrejon), Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası çerçevesinde uydu resimleri aracılığıyla bilgi toplamak ve Avrupa Birliği'nin anlaşmazlıkları önlemesine ve insanî yardımda bulunmasına olanak sağlamak amacıyla kurulmuştur.

 

Uzay teknolojilerinden daha verimli yararlanma amacıyla iki temel program uygulamaya koyulmuştur: GALILEO programı (Uydu seyrüsefer, pozisyonlandırma ve zamanlama sistemi), GMES (Çevre ve Güvenlik için Global İzleme).

 

24.000 km. yükseklikte yörüngede bulunan 30 uydu takımından oluşması planlanan Galileo, Avrupa Komisyonu ile Avrupa Uzay Ajansı'nın ortak girişimi ile dünya genelinde özel olarak sivil amaçla kullanılmak üzere tasarlanmış ilk küresel uydu konumlama ve navigasyon sistemidir.(15) (Uydu navigasyon sistemi, küçük bir alıcı aracılığıyla yörüngedeki uydulardan yayılan sinyalleri toplayarak herhangi bir zamandaki konumunu enlem, boylam ve yükseklik cinsinden belirleyen bir sistemdir.) Galileo programı, hava trafik kontrolü, gemi ve kamyon filoları yönetimi, kara ve demiryolu trafiği izleme, acil servislerin seferber edilmesi ve dünya genelinde taşınan malların izinin sürülmesi gibi alanlarda kullanılmaktadır.

 

Gözlem Uydu Sistemleri, uluslararası kurallar çerçevesinde dünyanın herhangi bir parçası hakkında gerçek zamana yakın devamlı bir bilgi akışı sağlamaktadır. Bu bilgi, meteoroloji ve global değişiklik, antlaşmalara riayeti doğrulama, global ve bölgesel seviyelerde çevresel problemleri tanımlama, tarımsal izleme, kriz erken uyarı ve güç kontrolü için büyük önem taşımaktadır. AB, güvenlik politikalarını destekleyecek bağımsız bir kapasite yaratma, dolayısıyla kendi stratejik izleme sistemini kurma amaçlı olarak GMES (Global Monitoring for Environment and Security) Çevre ve Güvenlik için Küresel İzleme projesini geliştirmiştir. 1998’de Bavena Manifestosu ile başlatılan projenin amacı, AB’nin çevre ve güvenlikle ilgili ihtiyaçlarını karşılamak için kara, hava, deniz ve uzay gözlem sistemlerinin birlikte kullanılmasıdır.(16) Gelişmiş teknolojiler kullanılarak uydu tabanlı bilgi servislerinin gelişiminin sağlanması hedeflenmektedir. (algılayıcılar, veri ve bilgi modelleri, küresel çevre hizmetleri, arazi kullanımı, çölleşme ve afet yönetimi gibi)

 

GMES kapsamında yer alan AB güvenliği ile ilgili başlıca projeler, günümüz güvenlik tehditlerine ait verileri algılayıp analiz ederek sivillerin güvenliğini sağlayacak GMOSS (Global Monitoring for Security and Stability -Güvenlik ve istikrar için Küresel Görüntüleme), kara ve deniz yollarından yapılacak insani yardımı, AB sınırlarını, önemli yükler taşıyan gemileri tehlikeye sokacak durumlara karşı koruma sağlayacak LIMES ( Land and Sea Integrated Monitoring for European Security -Avrupa Güvenliği için Kara ve Deniz Birleşik Görüntüleme), okyanusların fiziksel, biyokimyasal ve jeokimyasal parametreleri ile ekosistemlerini takip edecek MERSEA (Marine Environment and Security for the European Area-Avrupa Sahası için Deniz Ortamı ve Güvenlik), doğal felaketlerle ilgili tüm yönetim aşamalarının desteklenmesinde kullanılacak PREVIEW – (Prevention, Information and Early Warning-Risk Yönetiminin Desteklenmesinde Faaliyet Öncesi Hizmetler, Önleme, Bilgilendirme ve Erken Uyarı) ve ulusal jeolojik incelemelere ve kurumlara, yerdeki hareketlilik konusunda bilgilendirme hizmeti sunacak TERRAFIRMA (Pan European Ground Motion Hazard Information Service-Avrupa Çapında Felakete Yol Açabilecek Yer Hareketleri Hakkında Bilgilendirme Servisi)’dir.

 

Tüm bu projelerin ortak amacı Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası kapsamında, Petersburg Görevleri’nin (çatışma önleme ve kriz yönetimi) yürütülmesi sırasında etkili bilgi, haberleşme, izleme, algılama, planlama ve kontrol sağlanmasıdır. Zira genel olarak tüm silah sistemlerinin işleyişi, birliklerin konuşlandırılması, senkronizasyon ve ortak harekat kabiliyeti açısından uzay büyük önem taşımaktadır. Ayrıca sivil nüfusa karşı terör riski ile yüzleşen Avrupa Birliği için uzay sistemlerini içeren bilgi toplama ve algılama yöntemini geliştirmek zaruridir.

 

Özetle, günümüzde oldukça rekabetçi hale gelmiş uzay sektörü, uluslar arası arenadaki nitelikli konumunu korumak ve ortak güvenlik ve savunma politikasını güçlendirmek isteyen AB için büyük önem taşımaktadır. Bilgiye ulaşma, haberleşme ve kontrol konusunda bağımsızlığı sağlamanın yanı sıra ortak uzay politikası, Birlik içindeki konsensüse de olumlu katkı yapacaktır.

 

 


Dipnotlar:

1. Bkz. www.un-documents.net/a18r1962.htm (erişim 27 Temmuz 2010)
2. Bkz. www.unoosa.org/oosa/SpaceLaw/outerspt.html (erişim 27 Temmuz 2010)
3. Bkz. www.esa.int/esaHS/ESA0241VMOC_iss_0.html (erişim 30 Temmuz 2010)
4. Bkz. www.esa.int/ (erişim 27 Temmuz 2010)
5. « Donnons plus de defence a notre espace », Ministere de la Defense, Paris, 2007 Bkz. http://www.european-security.com/index.php?id=566 (erişim 30 Temmuz 2010)
6. Ibid.
7. Beyaz Kitap, Uzay: Genişleyen AB için yeni bir sınır, Brüksel, AB Komisyonu, 2003 Bkz. eur-lex.europa.eu/LexUriServ/site/fr/com/2003/com2003_0673fr01.pdf (erişim 2 Ağustos 2010)
8. Ibid.
9. Ibid.
10. Bkz. www.consilium.europa.eu/uedocs/cmsUpload/78367.pdf (erişim 5 Ağustos 2010)
11. 7. Avrupa Çerçeve Programı, Bkz. ec.europa.eu/research/fp7/  (erişim 5 Ağustos 2010)
12. « Quelle politique spatiale européenne ? », Forum d’Iéna, Septembre 2003
13. Avrupa Güvenlik Stratejisi, Bkz.
eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:C:2007:306:0042:0133:FR:PDF (erişim 6Ağustos 2010)
14. « Donnons plus de defence a notre espace », Ministere de la Defense, Paris, 2007 Bkz. http://www.european-security.com/index.php?id=566 (erişim 30 Temmuz 2010)
15. Bkz. www.esa.int/esaNA/GGG0H750NDC_galileo_0.html (erişim 3 Ağustos 2010)
16.  Xavier PASCO, “A European Approach to Space Security”, Carnegie, 2009

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top