AB’de İhracata Yönelik Devlet Yardımları ve Türkiye’nin Durumunun Değerlendirmesi

Berk Tulga YEŞİLADA
14 Ağustos 2010
A- A A+

1. Avrupa Birliği’nde İhracata Yönelik Devlet Yardımları

AB üyesi devletler ulusal ekonomilerini düzenlerken ihracata yönelik üretimi teşvik etmek için bazı şirketlere müdahale etmektedirler. Bu yönüyle müdahale, devlet yardımı olarak nitelendirilmekte ve AB ülkeleri arasındaki rekabeti engellemektedir.(1)

 

Roma Antlaşması, Avrupa Topluluğu’nun temelini oluşturmuş ve Topluluğun devlet yardımlarına yönelik mevzuatını düzenlemiştir. Devlet yardımlarına yönelik mevzuatın doğru yürütülmesi görevi de Avrupa Komisyonu’na verilmiştir. Eğer Avrupa Komisyonu, ihracata yönelik gerçekleştirilen devlet yardımlarının topluluk içindeki ticareti zayıflattığına, bazı sektör ve şirketlere ayrıcalık tanındığına inanırsa devlet yardımlarının kesilmesi yönünde karar verebilir.(2) İhracata yönelik devlet yardımları, özkaynak sağlanması, faizlerin düşürülmesi, ihracata yönelik mal ve hizmet tedariki, esnek şartlarda kredi sağlanması, borç garantileri ve vergi ertelemeleri şeklinde olabilmektedir. Bu bağlamda devlet yardımlarının rekabeti olumsuz yönde etkileme ihtimalinden dolayı kontrol edilmesi konusunda hassas davranılmaktadır.(3)

 

Devlet yardımları ve devlet yardımlarının kontrol edilmesi hususu, Roma Antlaşması’nın 87-89 ve 92-94 maddelerinde düzenlenmiştir. 87. ve 92. maddeler hangi tür devlet yardımlarının Ortak Pazar ilkeleriyle bağdaşacağını, hangilerinin bağdaşmayacağını ve hangilerinin ise belirli istisnalar kapsamında bağdaşır kabul edilebileceğini içermektedir. 88. ve 93. maddeler devlet yardımlarını kontrol yetkisini elinde bulunduran Komisyon’un denetim esaslarını, 89. ve 94. maddeler ise konuyla ilgili tüzüklerin oluşturulmasını düzenlemektedir. İhracata yönelik devlet yardımlarının hangi durumda ve nasıl uygulanacağı bu maddeler kapsamında yürütülmektedir.(4)

 

Topluluk içinde üçüncü ülkelere yönelik uygulanan ihracat programı kapsamında devlet yardımları, ihracatçıya sağlanan genel teşvik uygulaması ve yardım fonu şeklinde gerçekleştirilmektedir.(5) Bu tarz uygulamaların üye ülkeler arasındaki rekabeti ve ticareti nasıl etkileyeceği tahmin edilememektedir. Bu yüzden üçüncü ülkelere yönelik ihracat kapsamında olan devlet yardımları doğrudan yasaklanmamıştır. Fakat üçüncü ülkelere ihracat yapılmasına yönelik sağlanan devlet yardımları, Topluluk üyesi devletler arasındaki ticareti olumsuz etkileyerek rekabeti bozuyorsa o zaman bu yönde gerçekleştirilen devlet yardımlarına izin verilmemektedir.(6)

 

1.1. Topluluk içinde ihracata yönelik kredi sigortası uygulaması


İhracat sektöründe yer alan şirketler, Topluluk içinden veya dışından kaynaklanan risklerle karşılaşmaktadır. Bu risklerin tanımı hakkında 1997 yılında Komisyon Tebliği yayınlanmış ve ihracat kredi şirketlerinin risk unsurları pazarlanabilir ve pazarlanamaz riskler olarak ikiye ayrılmıştır. İhracat Kredi şirketlerinin risk unsurları eğer devlet tarafından desteklenmiyorsa pazarlanabilir riskler sınıfına konulmaktadır. Fakat devlet desteği sağlanıyorsa bu risklerin pazarlanması söz konusu olamaz. İhracat kredi şirketlerinin sağladığı krediler “kısa vadeli”ve “orta ve uzun vadeli” olarak sınıflandırılmakta ve kısa vadeli kredilerin riskleri pazarlanabilir, orta ve uzun vadeli kredilerin riskleri ise pazarlanamaz olarak belirtilmektedir.(7)


1.2. Topluluk kapsamında İhracata Yönelik Doğrudan Vergilendirme ve Mali Yardımlar


İhracata yönelik devlet yardımları uygulanırken vergi politikası önemli bir etkendir. 10 Aralık 1998 tarihli Komisyon duyurusunda doğrudan vergilendirme kapsamındaki devlet yardımı unsurlarından bahsedilmektedir. İşletmelere sağlanan ihracata yönelik kolaylıklar, vergi mevzuatının içeriğinden kaynaklanıyorsa ve işletmeye özel bir uygulama şeklinde değilse işletmelerin faydalandığı bu imkanlar devlet yardımı kapsamına girmemektedir. Bunun dışındaki uygulamalar ise devlet yardımı kapsamında sayılmaktadır.(8)

 

Mali yardımlar vergisel nitelikli yardımlar şeklindedir. Mali yardımlar çeşitli vergilerden muafiyet, borç ödemelerinin geciktirilmesi veya taksitlendirilmesi biçiminde çeşitli kolaylıklar sağlanarak uygulanmaktadır. Fakat ihracata yönelik vergi matrahının düşürülmesi, vergi oranının kısmen veya toptan indirimi, vergi borcunun silinmesi gibi şartlarda bu uygulamalar devlet yardımı olarak sayılmadığı için yasaklanmıştır.(9)


2.Türkiye’de İhracata Yönelik Devlet Yardımlarının İncelenmesi

 

Türkiye’de ihracata yönelik teşviklerin temel amacı, KOBİ’ler başta olmak üzere dış ticaret firmalarının ihracat kapsamındaki faaliyetlerini üretim ve pazarlama kısmından başlayarak finanse etmek, yurtdışı pazarlarında karşılaştıkları engellerin kaldırılmasında destek olmak ve ihracat gücü kazanmalarını sağlamaktır.(10)

 

Türkiye’nin AB ile 01.01.1996 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu Gümrük Birliği ilişkisinin bir yükümlülüğü olarak ticari mevzuatında yapmış olduğu bazı değişiklikler neticesinde, devlet yardımları sisteminde birtakım yeni düzenlemeler yürürlüğe sokularak eskiden uygulanan bazı yardım türü uygulamalarına son verilmiştir. 94/6401 sayılı İhracata Yönelik Devlet Yardımlarına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı kabul edilerek bu karar bağlamında çıkarılan Para Kredi Koordinasyon Tebliğleri, Türkiye’de yeni uygulanacak ihracat teşviklerinin temelini oluşturmuştur.(11)

 

2.1. İhracat Teşvikleri


İhracatın desteklenmesi için yurtdışı ofis/mağaza açma teşviki verilmektedir. Bunun için gereken kira, tanıtım, demirbaş eşyalar ve distrübütörlük gibi gider kalemleri devlet tarafından finanse edilmektedir. Bu konularla ilgili teşvikin sağlanması ve gerekli mevzuat işlemlerinin yürütülmesi için Dış Ticaret Müsteşarlığı ve İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği yetkilendirilmiştir. Yurtdışı ofis/mağaza açılması konusunda Türk ticari mevzuatında gerçekleştirilen düzenlemeler AB mevzuatıyla uyumludur.(12)

 

İhracat yapmak isteyen şirketlere dış ticaret hakkında ihtiyaç duydukları teknik ve personel eğitimler, devletin görevlendirdiği birimler tarafından yerinde verilmektedir. Gerçekleştirilen eğitimler sonucunda ihracatçılar ihracata yönelik işlemleri kendi başlarına yapabilir duruma gelmektedirler. İhracata yönelik eğitim teşviklerini düzenleyen ve denetleyen kurum Dış Ticaret Müsteşarlığı ve İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi’dir. İhracatın teşvik edilmesine yönelik eğitim yardımı konusu hakkındaki düzenlemeler AB ticari mevzuatıyla uyumludur.(13)

 

AB standartlarında nitelikli mal üretimine geçilmesi ve AB ülkelerine ve üçüncü ülkelere tekstil, gıda, yan sanayi ve ara mal dışında ileri teknoloji içeren yeni malların ihraç edilmesi için KOBİ’lere tecrübeli ve yüksek öğrenim sahibi yönetici ve eleman istihdamı sağlanmaktadır. Türk ticari mevzuatında gerçekleştirilen bu düzenleme de AB mevzuatıyla uyumludur.(14)

 

İşletmelerin yurtdışındaki pazarlara entegre olabilmesi, rakip firmaları öğrenmeleri ve yeni ürünler, teknolojiler hakkında fikir sahibi olabilmeleri ve bütün bu faktörlerin neticesinde kendi ürünlerine marka imajı oluşturmaları için KOBİ’lerin bireysel ve diğer firmalar ile birlikte yurtdışı fuar organizasyonlarına toplu katılımı sağlanmaktadır. Bu konuyla ilgilenen birim Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanlığıdır. Yine bu konuyla ilgili yapılan düzenlemeler AB mevzuatıyla uyumludur.(15)

 

İhracatçı birlikleri, üreticiler birliği ve Türk moda tasarımcıları birliği yurtdışı pazarlarda ürünlerinin markalaşmasını sağlamak için tanıtım, reklam ve sponsorluk gibi çeşitli uygulamalar yapmaktadırlar. Bu faaliyetlere yönelik giderler ve Turquality(16) mağazalarının kurulması ve işletilmesiyle ilgili masraflar uluslararası kurallara uygun olarak Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ndan sağlanmaktadır. Bu kapsamda şirketler kendi markaları ile ulusal ve yurtdışı pazarlarda marka imajı sağlamaya özendirilmektedir. Bu konuyla ilgilenen birim Dış Ticaret Müsteşarlığı olup konuyla ilgili Türk mevzuatı AB mevzuatıyla uyumludur.(17)

 

2.2.İhracata yönelik Vergi, Resim ve Harç İstisnası Uygulaması


İhracata yönelik faaliyetlerde ve döviz kazandırıcı hizmet uygulamalarında vergi, resim ve harç istisnası uygulaması isimli destek programı yürütülmektedir. Bu program kapsamında ihracatçı şirketlerin üretim maliyetlerinin düşürülmesi sağlanmaktadır. Bu program verimli şekilde uygulandığında Türkiye’nin ihracata yönelik pazar payı büyüyecek ve ihracatçı şirketlerin yurtdışında rekabet gücü artacaktır. Programın uygulanmasını üstlenen kuruluşlar Merkez Bankası ve İhracatçı Birliği Genel Sekreterliği’dir. Programın amacına yönelik belirlenen hedef kitle ise ihracat yapan dış ticaret şirketleri, turizm alanında faaliyet gösteren acentalar ve döviz kazandıran diğer şirketlerdir. Destek programının uygulanmasında kullanılan ihracatı kolaylaştırmaya yönelik unsurlar vergi, resim ve harç istisnasıdır.(18)

 

Türkiye’de 1980 yılından beri uygulanan bu program AB mevzuatıyla uyumlu değildir. Türkiye’de ihracata yönelik üretim maliyetleri düşürüldüğünde, Gümrük Birliği üyesi diğer ülkeler, üçüncü ülkelere mal satmakta zorlanmakta ve bu durum Gümrük Birliği üyesi ülkelerin ihracat düzeylerini olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye ise ihracatını geliştirmek için bu uygulamaya devam etmektedir.(19)

 

2.3. Dahilde İşleme Rejimi Uygulaması


Dahilde İşleme Rejimi, gümrük vergisine bağlı olmadan herhangi bir ülkeden ithal edilen hammaddenin Türkiye’de işlenerek, üçüncü ülkelere ihracatını sağlamaktadır. Dahilde İşleme Rejimi AB kuralları çerçevesinde hazırlanarak 95/7615 sayılı Dahilde İşleme Kararı yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Dahilde işleme rejimi kapsamında verilen devlet teşviği, dünya pazarlarından uygun fiyata hammadde ithal etmekte ve ithal edilen hammadde Türkiye’de nitelikli şekilde işlenerek yurtdışı pazarlarına ihraç edilmektedir. Programın uygulanmasından sorumlu kuruluşlar Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Gümrükler Genel Müdürlüğü’dür.(20)

 

2.4. İhracat kapsamında Serbest Bölgelerin oluşturulması


3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında kurulan serbest bölgelerin Türkiye’nin ihracatında önemli bir payı vardır. Serbest bölgelerin amacı Türkiye’de ihracata yönelik gerçekleştirilen üretimin kapasitesini artırmak, ülkeye giren yabancı sermaye oranını yükseltmek ve ülkeye batıdan teknolojik altyapı hizmeti getirerek ihraç ürünlerinin kalitesini artırmaktır. Serbest bölgede malları bulunan ihracatçılara vergi muafiyeti uygulanmaktadır: ihracatçılar, serbest bölgede kurumlar vergisi, gelir vergisi, KDV ve diğer vergilerin ödenmesinden muaf tutulmaktadır. Serbest bölgelerin ihracatçılara kullandırılmasıyla ilgilenen birim Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü’dür.(21)

 

AB, Türkiye’nin serbest bölgede faaliyet gösteren dış ticaret firmalarından gelir vergisi almasını talep etmektedir. AB’nin bu talebi ve yoğun baskısı sonucunda Türkiye, 2004 yılında 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nda değişiklik yaparak serbest bölgelerde gelir ve kurumlar vergisi ödenmesi uygulamasını başlatmıştır. Fakat üretim gerçekleştiren KOBİ’ler ve dış ticaret şirketleri bu uygulama kapsamına dahil değildir. Üretim yapmayan şirketlerden ise serbest bölgede kaldıkları süre zarfında gelir ve kurum vergisi alınmaktadır. Bu konuda AB ile tam uyumun gerçekleşmemesinin nedeni Türkiye’nin serbest bölgelerdeki vergi muafiyetlerini tam olarak kaldırmamasıdır. Türkiye savunmasını, AB ülkelerinde bazı serbest bölgelerde uygulanan vergi istisnalarına dayandırmaktadır.(22)

 

2.5. İhracatın Finansmanına Yönelik Eximbank Kredisi


Türkiye’nin dış ticaretinde etkili olan şirketlerin büyük bir kısmını KOBİ’ler oluşturmaktadır. KOBİ’lerin ana sermayelerindeki  yetersizlik ve mali piyasaların reel kesime fon aktarmada zorluklarla karşılaşması, ülkenin üretim ve ihracatını olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu olumsuz durumu iyileştirmek için Eximbank ihracatçılara yönelik olarak piyasaya göre daha uygun şartlarda kredi teşvikleri sağlamaktadır.(23) Eximbank’ın ihracatçılara yönelik uyguladığı kredi sistemi devlet tarafından ihracatçılara tavsiye edilmektedir. Eximbank kredi sisteminin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken husus ise kredi kullandırılacak şirketin finansman yapısının incelenmesinin gerekliliğidir. Eğer ekonomik olarak güçlü olan bir firmaya ihracata yönelik teşvik kredisi sağlanırsa o şirket uluslararası pazarda elini daha fazla güçlendirmiş olacak ve bu da haksız rekabete sebep olacaktır. AB, Türkiye’den bu konuda titiz davranmasını, ancak ihtiyacı olan girişimciye finansman kredisi vermesini tavsiye etmektedir.(24)

 

3. İhracata Yönelik Devlet Yardımları konusunda Türkiye’den beklentiler


AB ile girilen Gümrük Birliği ilişkisi kapsamında 1/95 sayılı Ortaklık Kararı uyarınca Türkiye, devlet yardımları mevzuatını AB mevzuatı ile uyumlaştırma yükümlülüğünü üstlenmiştir. Bu kapsamda 2007 yılında çıkartılan AB Katılım Ortaklığı Belgesi’nde,  devlet yardımlarının kontrolü ile ilgili uyumlaştırılması zorunlu olan mevzuat listesinden bahsedilmektedir. Bu bağlamda devlet yardımları uygulamasında şeffaflığın oluşturulması ve devlet yardımlarının sürekli takip edilmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır.(25)

 

2009 yılında AB tarafından yayımlanan Türkiye İlerleme Raporu’nda ise Türkiye’nin yükümlülükleri kapsamında devlet yardımlarını kontrol etmek ve AB Komisyonu’na devlet yardımları hakkında gerekli bildirimlerde bulunmak için bir Devlet Yardımları İzleme Otoritesinin kurulmasının gerekli olduğundan bahsedilmektedir.(26)

 

2008 yılında Türkiye’nin yayımladığı ulusal programda, AB müktesebatına uygun bir Devlet Yardımları Kanunu’nun kabul edilmesi ve mevcut şeffaflık taahhütlerini yerine getirebilecek işlevsel olarak bağımsız bir devlet yardımları izleme otoritesinin oluşturulması için düzenlemeler yapılacağı belirtilmiştir.

 

Bu bağlamda AT Anlaşmasının 87-89. maddeleri ve 659/1999 sayılı AB Tüzüğü’ne bağlı olarak şu anda taslak halinde olan Devlet Yardımları Kanununun çıkartılmasının gerekli olduğu vurgulanmıştır. Taslak halinde olan Devlet Yardımları Kanunu; devlet yardımları uygulamalarının izlenmesi, denetlenmesi ve ekonomik koordinasyon sisteminin Türkiye’de oluşturulmasını kapsamaktadır. Bu konuyla ilgilenen birim devlet yardımları izleme ve denetleme otoritesinin oluşturulacağı kurum olacaktır.

 

Devlet yardımları alanında ikincil mevzuatın yürürlükteki AB mevzuatı ve Topluluk Çerçeve Belgelerine uyumlaştırılması kapsamında Türkiye’de devlet yardımlarını izleme ve denetleme mekanizmasının işlevsel hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede Devlet Yardımları Kanunu Tasarı Taslağı’nın yasalaşmasından sonra bölgesel, KOBİ, AR-GE, istihdam gibi yardım alanlarına yönelik olarak yaklaşık 25-30 adet ikincil mevzuatın çıkartılması öngörülmektedir. Bu konularla ilgilenen birim yine devlet yardımlarını izleme ve denetleme otoritesinin oluşturulacağı kurum olacaktır.

 

Ulusal programda ayrıca AB ile mevcut ikili taahhütlere uyumlu olarak devlet yardımları alanında şeffaflığın sağlanmasının gerekliliğinden söz edilmekte ve Türkiye’de yürürlükte olan tüm yardım planları hakkında Topluluğun bilgilendirilmesi ve Türkiye’de KOBİ’lere verilmesi öngörülen herhangi bir devlet yardımının önceden Topluluğa bildirilmesinin öneminden bahsedilmektedir. Bu bağlamda AT Antlaşması’nın 87-89.  maddeleri  ve 659/1999 sayılı Tüzük uyarınca taslak  halindeki Devlet yardımları kanununda devlet yardımı uygulamalarının izlenmesi, denetlenmesi ve AB ile Türkiye arasında ekonomik koordinasyon sisteminin oluşturulmasının gerekliliğinin altı çizilmektedir. Bu konuyla ilgilenen birim de Devlet yardımları izleme ve denetleme otoritesinin oluşturulacağı kurum olacaktır.(27)

 

Türkiye’nin 2007 yılında yayımladığı, 2007-2013 yıllarını kapsayan AB Müktesebatı’na uyum programında da devlet yardımları konusuna değinilmektedir. AT Antlaşması’nın 87,88 ve 89. maddeleri ve 1/95 sayılı Türkiye- AT Ortaklık Konseyi Kararı uyarınca Türk mevzuatında 2008 yılında çıkarılması öngörülen yasal düzenlemeler kapsamında Devlet Yardımlarının Çerçevesi, İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkındaki kanun taslağından Devlet Planlama Teşilatı sorumludur denilmekte ve bu kanun taslağının halen Başbakanlık’ta olduğundan bahsedilmektedir. Ancak belirtilen kanun taslağının ne zaman yürürlüğe gireceği hakkında herhangi bir tarih ise verilmemektedir.

 

2007-2013 yıllarını içeren bu uyum programında 2008 yılında çıkartılması öngörülen ikincil düzenlemelerden de bahsedilmektedir. Türkiye’de devlet yardımları izleme ve denetleme mekanizmasının işlevsel hale getirilmesi için KOBİ’lerin ihracatına yönelik olarak ve AR-GE, İstihdam alanları hakkında ikincil düzenlemeler yapılmalı denmektedir. Fakat Devlet Yardımları Kanun Taslağı yasalaşarak yürürlüğe girmediğinden bu konuyla ilgili henüz bir çalışma başlatılmamıştır.(28)



Sonuç


Dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Türkiye; Kafkasya, Orta Asya ve Ortadoğu bölgesinde ekonomik etki alanını genişletmektedir. Bu bağlamda AB’ye bağımlı olmayan alternatif bir ekonomi politikası izlemeyi tercih etmektedir. Zira AB’nin öngördüğü şekilde, devlet yardımlarını kontrol edebilecek bir mekanizma kurulduğunda Türkiye kendi çıkarları doğrultusunda istediği şirkete devlet yardımı sağlayamayacak, bu da ihracatta düşüşe neden olacaktır. Bu nedenle Türkiye’nin, Topluluğa tam üye olmadığı müdettçe devlet yardımları konusunda gerekli düzenlemeleri ertelemeye devam etmesi kendi yararına görünmektedir. Zira bu sayede Türk ekonomisi daha fazla liberal hale gelebilir ve Türkiye ekonomik etki alanını daha fazla genişleterek bölgesinde daha istikrarlı bir ekonomik güç olabilir.

 

Fakat, Türkiye’nin bölgesinde daha istikrarlı bir ekonomik güç haline gelebilmesi için uluslararası pazardaki ihracat gücünü daha fazla artırmasına ve ihracata yönelik daha fazla inisiyatif üstlenmesine ihtiyacı olduğu söylenebilir. Bu noktada Türkiye Merkez Bankası’nın 2010 yılı içinde enflasyonu düşürerek ihracatçılara destek olması önemlidir. Böylece ihracatçıların maliyet artışları azalacak ve Türk Lirası’ndaki reel değerlenme hızında yavaşlama yaşanacaktır. Türkiye Merkez Bankası’nın enflasyon oranlarını düşürerek alacağı önlem sayesinde 2011 yılına girildiğinde üretimde belirli bir fiyat istikrarı yakalanmış olabilecek ve ihracatçılar için uluslararası rekabeti engelleyen en önemli unsurlardan biri olan yüksek maliyetli üretim sorunu ortadan aşamalı olarak kalkabilecektir.

 

Ayrıca ihracat teşviklerinin dışında hükümet, ihracatın çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi için daha fazla inisiyatif almalıdır. Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda rekabet elini güçlendirecek farklı reform paketlerini de yürürlüğe koyması ihracatın daha fazla gelişmesinde etkili olabilir. Gerekirse ihracatı teşvik etmek için dış ticaret şirketlerine yönelik sağlanan devlet yardımlarının miktarı ve sayısı artırılabilir.

 

AB, Türkiye ilişkileri açısından devlet yardımları konusu değerlendirildiğinde AB İlerleme Raporları’nda son yıllarda sürekli olarak Türkiye’nin devlet yardımlarını izleme konusunda gerekli birimi hala kurmadığından bahsedilmektedir. Avrupa Birliği’ne göre Rekabet konusundaki müzakere başlığın açılabilmesin ön şartlardan birisi bu birimin ivedilikle kurulmasıdır. Bu birim kurulmadığı müddetçe bu başlığın müzakerelere açılması zor gözükmektedir.

 

AB, tam üyelik görüşmelerinin zaten çok yavaş ilerlediğinden şikayet eden Türkiye’yi, devlet yardımlarının denetlenmesi konusunda hassas davranmamakla suçlamaktadır. Ancak AB’nin yavaş işleyen karar mekanizmasından ve Fransa, Almanya gibi bazı üye ülkelerin Türkiye’nin AB üyeliğini engelleyici tavırlarından dolayı Türkiye’nin bu konudaki hevesinin azaldığı da bir gerçektir. Ama Türkiye sonuçta AB’ye tam üye olamazsa dahi ekonomi standartlarını ve ihracata yönelik mevzuatını AB ülkeleri seviyesine çıkartma yolunda çabalarda bulunmaya devam etmelidir.

 

 


Kaynakça

1. Moussis, Nicholas: ”Avrupa Birliği Politikaları Rehberi”, Çev: Ahmet Fethi: Mega Press, İstanbul, 2004. s:324
2. Dikkaya, Mehmet: “AB Yolunda Türkiye: Müzakere Sürecinin Ekonomi Politiği “, Alfa Aktüel Yayıncılık, Bursa, 2006. s:268
3. Ülger, İrfan Kaya: “Avrupa Birliği’nin ABC’si”, Sinemis Yayıncılık, Ankara, 2005. s:77
4. Tekinalp, Gülören ve Tekinalp, Ünal: “Avrupa Birliği Hukuku”, Beta Basım Yayıncılık, İstanbul, 2000. s:492-493
5. Palabıyık, M. Serdar ve Yıldız, Ali: “ Avrupa Birliği”, Odtü Yayıncılık, Ankara, 2004. s:67
6. Karluk, Rıdvan: ”Avrupa Birliği ve Türkiye”, Beta Yayıncılık, İstanbul, 2005. s:408-409
7. Uysal, Taylan: “Avrupa Birliği ve Türkiye’de Devlet Yardımları“, İKV Yayınları, İstanbul, 2005. s: 66-67
8. Verhellen, Gert ve Köksal, Tunay: “ Avrupa Birliği’nin Rekabet Politikası ve Türkiye’nin Uyumu”, İKV Yayınları, İstanbul, 2002. s: 53-54
9. Güner, Ümit: “ Ekonominin AB’si”, Ekin Basın Yayın Dağıtım, Bursa, 2008. s:462-463
10. IKV: “Avrupa Birliği Müktesebatı’nın Uygulanışının Türk İş Dünyasına Etkileri Projesi Seminer Bilgi Notları”, IKV Yayınları, İstanbul, 2005. s:80
11. Dura, Cihan ve Atik Hayriye: “ Avrupa Birliği, Gümrük Birliği ve Türkiye”, Nobel Yayıncılık, Ankara, 2007. s: 677-678
12. “İhracata Yönelik Devlet Yardımları”, Ali, Yakal, Made in Turkey Dergisi, Sayı:1, Kasım 2002. s:24
13.  “Türkiye’de İhracatı Teşvik Tedbirleri”, Coşkun, Şenol, Gümrük Dünyası Dergisi , Sayı:62, Haziran 2009. s:53-54
14. Duran, Meltem: “İhracata Yönelik Destekler”, İstanbul Ticaret Odası Yayınları, İstanbul, 2004. s: 32
15. “AB Devlet Yardımları Politikası ve Türkiye’de Devlet Yardımı Uygulamaları”, Bülent, Ferik, Dış Ticaret Dergisi,  Yıl:9, Sayı:31, Nisan 2004. s: 14-15
16. Turquality: Türkiye’nin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmaların kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri amacıyla oluşturulmuş destek platformudur.  http://www.turquality.com/5.aspx
17. http://www.dtm.gov.tr/dtmadmin/upload/IHR/Turkiye_ihr_gelisimi.doc
18. “AB Müktesebatına Uyum Sürecinde Devlet Yardımları ve Resmi Destekli İhracat Kredileri”, Asuman, Erkan ve Dilvin, Acar, Dış Ticarette Durum Dergisi, Sayı:59, Ocak 2006. s: 42
19. İstanbul Ticaret Odası,” Türkiye için Model Olabilecek Ülkelerde Uygulanan Teşvik Uygulamaları ve Ülkemize Uygulanabilirliği”, İstanbul Ticaret Odası Yayınları, İstanbul, 2007, Yayın No:51 s: 206
20. “Bölgesel Rekabet Gücünün Geliştirilmesinde Verimliliğin Rolü”, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,  Sayı:12, Güz 2007. s: 48-49
21. “Avrupa Birliği Ortak Rekabet Politikası ve Türkiye’nin Uyum Süreci”, Akademik Bakış Dergisi,  Sayı:12, Mart 2007. s:3-4
22. “Rekabet Gücü ve Global Rekabette Türkiye’nin Yeri”, C. Yenal Kesbiç ve Serap Ürüt, Ekonomik Forumlar Dergisi, Yıl: 41 Sayı. 483, Haziran 2004. s: 67-68
23. http://www.eximbank.gov.tr/html_files/MENU-2.htm
24. “KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesinde Finansman Destekleri: Türk Eximbank Kredileri üzerine Bir Uygulama, 1. Orta Anadolu Kongresi, Kobilerin Finansman ve Pazarlama Sorunları” , 2001. s: 275-276
25. http://ec.europa.eu/enlargement/pdf/key_documents/2007/nov/turkey_accession_partnership_en.pdf
26. Avrupa Komisyonu, “2009 yılı Türkiye İlerleme Raporu”, Ofset Yayıncılık, Ankara, 2009. s:49
27. Secretariat General for the EU Affairs, “2008 year National Programme of Turkey”, Gür Copy Center, Ankara, 2008. s:82-85
28. Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, “ Türkiye’nin AB Müktesebatına Uyum Programı (2007-2013) “, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Matbaası, Ankara, 2007. s:97-103

Back to Top