ABD’nin Korumacı Ticaret Politikalarının Olası Etkileri

Kutay GÖZGÖR
21 Mayıs 2018
A- A A+

Küresel ekonomilerde son dönemde en çok konuşulan konuların başında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Kanada ve Meksika haricinde ithal edilecek olan çelik ve alüminyuma yapılan tarif uygulaması geliyor. 1990’lı yıllardan itibaren gelişmiş ülkelerin hızlı bir küreselleşme serüvenine başlayarak ticaret anlamında daha açık hale gelmesi tüm ülke ekonomileri için olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştı. Günümüzde artık daha da fazla hissettiğimiz küreselleşme olgusu ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı “korumacı” hamleleriyle şüphesiz bir miktar zarar görecektir. Ancak, Trump’ın başta çelik ve alüminyum olmak üzere uyguladığı korumacı politikalar Türkiye ekonomisini ve küreselleşme algısını nasıl etkileyecek?

ABD Başkanı Donald Trump Mart ayı içinde Çin’den ithal edilecek olan çeliğe yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 ek vergi getireceğine yönelik söylemlerini daha da genişletti. ABD’nin yürürlüğe koyacağı çelik ithalat yasağının sadece Çin’i kapsaması beklenirken, neredeyse tüm ülkelere karşı alındığını gördük. Bu karardan sadece Kanada ve Meksika muaf tutuldu. Mart ayı başında Trump, bu kararı resmileştirerek resmen ticaret savaşlarına başladı. Trump’ın başta Çin ile ticaret savaşına girmesinin temel nedeni ABD’nin cari açığının büyük bir bölümünün Çin nedeniyle olması. 2017 yılında ABD’nin Çin’e karşı dış ticaret açığı yaklaşık 375 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2017 yılında ABD Çin’e 130 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken 506 milyar dolarlık ithalat yaptığını görüyoruz.

 

Bu yazı STRATEJİST dergisinin Nisan 2018 sayısında yayınlanmıştır.

Back to Top