Seçimlerin Ardından Ukrayna’nın Yönü

A- A A+

7 Şubat 2010 tarihinde Ukrayna'da gerçekleştirilen Devlet Başkanlığı seçimlerinin ilk turunda sadece % 5 oy almış olan mevcut Devlet Başkanı Viktor Yuschenko ikinci turda dahi yarışamazken, ilk turda sırasıyla %35 ve % 25 oy almış olan Yanukoviç ve Timoschenko ikilisi, ikinci turda da yarışmayı sürdürmüşler ve sonuçta Viktor Yanukovic, % 48'e varan oy oranıyla yaklaşık % 46 oy alan Timoschenko'yu geçmiş ve Devlet Başkanlığı koltuğuna oturmaya hak kazanmıştır.(1)


2010 seçimlerinin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle 2004 yılı seçimlerini hatırlamakta fayda vardır. Ukrayna’daki 2004 yılı seçimlerinde Viktor Yuschenko ve Viktor Yanukoviç aday olmuşlar, seçim sonucu olarak Yuschenko'nun 46,69 oy oranına karşılık Yanukoviç'in 49,42 ile seçimleri kazandığı ilan edilmiştir.(2) Ancak Yuschenko Donetsk ve Lugansk bölgelerinde seçime hile karıştırıldığını belirterek taraftarlarından Kiev'de gösteri düzenlemesini istemiştir.(3) Gösterilerin büyümesi üzerine Ukrayna Parlamentosu seçimleri geçersiz ilan etmiş ve 26 Aralık 2004'te seçimler tekrarlanmıştır. Tekrarlanan seçimlerin sonucunda, 10 Ocak 2005'te Ukrayna Merkez Seçim Komisyonu, Yuschenko'nun % 51,99 Yanukoviç'in % 44,20 oranında oy aldığını resmi olarak açıklamıştır.(4) Yanukoviç'in Yüksek Mahkemeye yaptığı itiraz bir sonuç vermemiş ve Viktor Yuschenko Cumhurbaşkanlığı görevine başlamıştır. “Turuncu Devrim” adı verilen bu olay sonucu, Rusya tarafından desteklenen Yanukoviç’in iktidardan düşürülerek yerine Viktor Yuschenko ve Yulia Timoschenko'nun oluşturduğu Batı yanlısı ittifakın getirilmesi Rusya ile ABD-AB ittifakı arasındaki ipleri germiştir.


Devlet Başkanı Yusçhenko döneminde, AB ve özellikle ABD ile ilişkilerini geliştiren Ukrayna, hem AB'nin hem de ABD'nin desteğini almıştır. Özellikle ABD, Ukrayna'nın NATO üyesi olması için girişimlerde bulunmuş, bu ülkenin ekonomik açıdan Rusya’dan bağımlığının zayıflatılması için ekonomik yardımlar yapmıştır. Ukrayna, Hazar Enerji kaynaklarının Avrupa'ya taşınması, Rusya'dan bağımsız yeni boru hattı projelerinin gerçekleştirilebilmesi ve Rusya'nın enerjiyi silah olarak kullanmasının engellenmesi açısından çok büyük öneme sahiptir.


Bu dönemde, Rusya- Gürcistan savaşında Ukrayna’nın blok olarak değilse bile temelde Cumhurbaşkanı Yuschenko’nun başını çektiği bazı grupların Gürcistan yanlısı tutumu, Ukrayna’nın olası NATO üyeliği ve 2008 yılındaki doğalgaz krizi Rusya ile ilişkilerin iyice bozulmasına yol açmıştır.


Rusya açısından Ukrayna’nın önemi şüphe götürmez bir gerçektir. Her şey den önce Ukrayna büyük Slav devleti Rusya’nın bir parçası olarak görülmektedir.(5) Ukrayna’nın Rusya açısından bir diğer önemi ise Kırım Yarımadası ve bu ülkede olan Rus deniz filosu üssüdür. Karadeniz çıkışını genel olarak Ukrayna üzerinden sağlayan Rus donanması için Ukrayna vazgeçilemez nitelikte bir limandır. Zira Rusya, Karadeniz’deki üstünlük konusuna büyük önem vermektedir. Ayrıca Kırım Yarımadasında mevcut Rus nüfusu ve genelde bu ülkede yaşayan Rus azınlık da Rus dış politikasında Ukrayna’yı öne çıkaran faktörlerin başında gelmektedir. Öte yandan Ukrayna, jeopolitik konumu dolayısıyla başta enerji nakil hatları olmak üzere Rusya’nın Avrupa’ya çıkışını sağlamaktadır.


Ukrayna’nın Rusya ile Batı arasındaki tampon devlet niteliği konumu, ülkedeki iç dengelerin Batı yanlısı ve Doğu (Rusya) yanlısı seklinde oluşmasına sebep olmuştur. Ukrayna’yı tam ortadan ikiye bölen 2004 yılı devlet başkanlığı seçimlerinde Ukrayna’nın Katolik mezhebine mensup batı kesimi tamamıyla ve merkez bölgeleri ise çoğunlukla Yuschenko’yu desteklerken, Ortadoks (Provoslav) olan Doğu Ukrayna Yanukoviç’e destek vermiştir. Aynı şekilde Rusya’daki iş çevreleriyle de yakın ilişkiler içinde olan ve Rusya ile daha da yakınlaşmayı savunan Yanukoviç, Ukrayna’daki Rus kökenlilerin de desteğini sağlamıştır.(6)


Son seçimlerde Yuschenko büyük oy kaybına uğramasının nedenleri incelendiğinde, NATO üyeliği, gaz krizi, Kırım’daki Rus üssü konusundaki anlaşmazlık, 2008’deki Gürcistan-Rusya çatışması ve Rus dilinin Ukrayna’daki yeri gibi konular nedeniyle Rusya ile gerilen ilişkilerin Ukrayna halkında memnuniyetsizliğe yol açtığı görülmektedir. Ayrıca 2004 yılındaki seçim kampanyasının merkezine AB’ye entegrasyon projesini koymuş olan Yuschenko, bu konuda da mesafe alınamadığı için büyük oranda destek kaybetmiştir. Aynı şekilde Başbakan Timochenko da bu vaatlerin yerine getirilememesi, ekonomik durumun kötüye gitmesi ve Başkan Yuschenko ile yaşadığı sürtüşmeler neticesinde önemli oy kaybına uğramıştır.(7)


Bu ortam, Rusya ile ilişkilerin düzeltilmesini, AB sürecinin devamını ve ekonomik iyileşmeyi savunan Yanukoviç’i iktidara taşımıştır. Yanukoviç seçimleri kazanmasından üç gün sonra Rusya ve BDT üyeleri ile ilişkilerin dış politikada öncelik teşkil edeceğini vurgulamıştır: “Ülkelerimiz ekonomik, kültürel ve tarihsel olarak birbirine bağlıdır. Ekonomilerimiz birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Tüm bu avantajları insanlarımız yararına kullanmalıyız” açıklamasında bulunmuştur.(8)


Yanukoviç’in Cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonraki en önemli açıklamalarından biri de Ukrayna’nın Rusya ve AB arasında bir gaz konsorsiyumu oluşturma isteğidir. Ukrayna ve Rusya arasındaki gerginliğin Rusya’dan güvenli biçimde gaz ithal etmek isteyen AB’yi alternatif boru hatları oluşturmaya ittiğinin bilincinde olan Yanukoviç, “Son beş yılda Rusya ile doğalgaz temelli ilişkilerin iyi yönetilmediğini” ve “böyle bir konsorsiyumun AB’nin güvenli biçimde Rus gazına ulaşmasına katkıda bulunacağını” vurguladı.(9)


Ayrıca 25 Nisan tarihinde Ukrayna’nın, Rusya’ya, Sivastopol’da, Karadeniz filosunun bulunduğu üssü 25 yıl daha uzatma izni veren anlaşmayı imzaladığı açıklanmıştır. Rusya bunun karşılığında Ukrayna’ya daha ucuz doğal gaz vermeyi (Ukrayna, 10 yıllık süre boyunca yaklaşık 40 milyar dolarlık yükten kurtulacaktır.) kabul etmiştir. Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç anlaşmanın ülkesinin bütçe açığını azaltacağını savunurken, Rusya Başbakanı Vladimir Putin ise anlaşmanın mali yönünün önemli olduğunu, ancak Ukrayna ile tekrar güvenli ilişkiler kurulmasının daha da önemli olduğunu söylemiştir.(10) Anlaşmanın uzatılması Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç‘in Rusya’ya yakınlaşma politikasının en önemli işareti olarak kabul edilmektedir.


Öte yandan, Yanukoviç Rusya'nın Birinci Kanal'ına verdiği röportajda da, Kiev'in NATO üyeliği ile ilgili konunun gündemlerinde olmadığını, Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in önerdiği Yeni Avrupa Güvenlik Anlaşması'nı desteklediklerini ifade etmiştir. Yanukoviç, NATO üyeliği gündeme geldiğinde bu konunun referanduma giderek çözüleceğini kaydetmiştir.(11)


NATO’ya üyelik rafa kalkmakla birlikte AB’ye üyelik Yanukoviç’in önem verdiği konuların başında gelmektedir. Göreve geldikten sonra ilk resmi ziyaretini Moskova yerine Brüksel’e yapmış olması sembolik bir anlam taşımaktadır. Ayrıca Brüksel’de Avrupa Birliği liderleriyle buluştuğu sırada Euronews’e verdiği röportajda “Avrupa’yla bütünleşme sürecimiz kesinlikle devam edecek” açıklamasında bulunmuştur.(12)


Özetle, Ukrayna dış politikasının bundan böyle tek bir eksen üzerinde devam edeceğini söylemek için henüz erken olsa da, Ukrayna’nın siyasi ve askeri alanda Rusya açısından hassas sayılan konularda Moskova’yı karşısına almayacak bir politika izleyeceğini söylemek mümkündür.

 


Notlar
1 Bkz. www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/02/100209_ukraine_tymoshenko.shtml (Erişim 30 Nisan 2010)
2  “Ukrayna’da Protestolar Büyüyor” Bkz. arsiv.sabah.com.tr/2004/11/22/dun98.html (Erişim 30 Nisan 2010)
3“Ukrayna’da Seçimlere Hile Karıştırıldı İddaaları” Bkz. www.rusyaofisi.com/kasimukrsecim2.htm (Erişim 30 Nisan 2010)
4 « Ukrayna’da Zafer Yuşçenko’nun » Bkz. www.bbc.co.uk/turkish/europe/story/2004/12/041227_ukraineelection.shtml (Erişim 30 Nisan 2010)
5 Paul KUBICEK, “Russian Foreign Policy and the West”, Political Science Quarterly, Vol. 114, No: 4, s. 557
6 Sinan OĞAN, “Ukrayna’da Devlet Başkanlığı Seçimleri: Turuncu Devrimin Sonu”, TÜRKSAM, 17 Ocak 2010
7 Emmanuelle ARMANDON, “Ukraine: Quelles perspectives au lendemain de la présidentielle?”, Revue Regard Sur l’Est, 15 Février 2010
8 Bkz. yanukovych.com.ua/news-12302.html (Erişim 2 Mayıs 2010)
9 “Ukraine: Ianoukovitch souhaite établir un consortium de gaz avec la Russie et l'UE” Bkz. french.news.cn/monde/2010-02/14/c_13175254.htm  (Erişim 2 Mayıs 2010)
10 “Rus Filosu 25 Yıl Daha Kırım’da” Bkz. www.haber7.com/haber/20100425/Rus-filosu-25-yil-daha-Kirimda.php (Erişim 2 Mayıs 2010)
11“Yanukoviç’ten Rusya’yı Sevindiren Açıklamalar” Bkz. www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=951294&ref=f5haber.com (Erişim 2 Mayıs 2010)
12“Yanukoviç: Rusya ve AB’ye eşit mesafede olacağız” Bkz. tr.euronews.net/2010/02/25/yanukovic-rusya-ve-avrupa-birligi-ne-esit-mesafede-olacagiz/ (Erişim 2 Mayıs 2010)

 


KAYNAKÇA
ARMANDON, Emmanuelle, “Ukraine: Quelles perspectives au lendemain de la présidentielle?”, Revue Regard Sur l’Est, 15 Février 2010
KUBICEK, Paul, “Russian Foreign Policy and the West”, Political Science Quarterly, Vol. 114, No: 4, s. 557
MONGRENIER, Jean-Sylvestre, « L’élection présidentielle ukrainienne et ses enjeux géopolitiques », Institut de Thomas More, 3 Fevrier 2010

MOTYL, Alexander, « Ukraine’s Anti-Orange Election », Atlantic Council, 15 January 2010

OĞAN, Sinan, “Ukrayna’da Devlet Başkanlığı Seçimleri: Turuncu Devrimin Sonu”, TÜRKSAM, 17 Ocak 2010
RIABCHUK, Mykola, “What's left of Orange Ukraine?“, Eurozine, 4 March 2010
SHERR, James, “Ukraine’s Elections: Watershed or New Stalemate?”, Chatham House, REP Programme Paper 2010/01, February 2010

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top