Irak’ta Hükümet Kurma Pazarlığı ve Bağdat – Erbil Arasındaki İlişkiler

Ali SEMİN
02 Ağustos 2018
A- A A+

Kerkük'te patlamalar neden arttı? Barzani ve İbadi'nin kirli planı ne?

 

Kerkük’te neler oluyor? Bu soru, Kerkük'te artan patlamalar ve saldırılardan sonra gündeme geldi. Referandum hezimetinden sonra bölgeyi merkezi yönetime devretmek zorunda kalan Barzanilerin yeni planı ne? Bu soruların cevabını Ortadoğu Araştırmaları Uzmanı Ali Semin, THM Haber'e verdi.

 

Irak'ın Kerkük kentinde özellikle Türkmenlerin yoğun olduğu yerlerde bombalı saldırılar artış gösterdi. Bu artışın ana nedeni ise seçimler. Bilindiği üzere seçimlerde yapılan hileye Türkmenler itiraz etmiş ve seçimlerde oyların elle sayımı kararı verilmişti.

 

Seçimler ile planlarını gerçekleştiremeyenler bu kez de patlamalar ve saldırılarla güvenlik zaafiyeti algısı oluşturmaya çalışıyor.

 

Tüm bu hareketliliği ve yaşanan gelişmelerin perde arkasını Ortadoğu Araştırmaları Uzmanı Ali Semin ile konuştuk.

 

Seçimlere vurgu yapan Ali Semin, Kürtlerin kaybettikleri bölgeleri yeniden kontrol etmek istediğinin altını çizdi.

 

"Kürtlerin amacı yeniden kontrol sağlamak"

 

"Irak’ta 16 Ekim 2017 tarihinde ciddi bir değişim oldu. Kuzey Irak yönetimindeki bütün tartışmalı bölgeler Irak merkezi hükümetine geçti. Bu da Irak ordusu ve güvenlik güçleriyle birlikte yürütülüyor. Kerkük hassas bir konu. Biliyorsunuz, seçimler yapıldı ve bunun için elle sayımlar başladı. Yeterli sayılmadığı anlaşılınca sandıklar durduruldu. Türkmenler, 28 gün süren Mavi Direniş’i başlattılar. Kerkük hassas bir mesele ve Kürtler burada tekrar kontrol sağlamak istiyor. Şu andaki aşama da ona müsait. Irak’taki konjonktüre baktığımız zaman hem güneyde bir halkın tepkisi var, hem de bir otorite boşluğu söz konusu. Hükümetin şu anda görev süresi bitmiş sayılır. Onun için de hükümet kurulması gerekiyor. Parlementonun da görev süresi uzatıldı. Bunların kanunen çok yapılmaması gerekiyor. Bağdat’ta hükümetin kurulma süreci ve seçimlerin bu denli zora girmesi tabii ki Kürtler’in elini güçlendiriyor."

 

Semin, Başbakan İbadi'nin bir dönem daha devam etmek istediğini ve bunun için de Barzani ile masaya oturduğunu söyledi.

 

IKBY ve Merkezi Yönetim arasında pazarlık

 

"Şu anki başbakan İbadi, ikinci dönem de başbakan olursa, burada bir pazarlık söz konusu olacak. Kürtler’in isteği nedir? Birincisi, Bağdat yönetiminden aldıkları yüzde 17’lik payı almak, daha önce petrol fiyatlarının düşüşüyle oluşan ekonomik krizden dolayı bu payı alamıyorlardı. Bu dönemde Kuzey Irak yönetimine verilen pay yasa gereği yüzde 17’den 12,6’ya düşürüldü. Şimdi Kürtler bunu eskisi gibi 17’ye yükseltmek istiyorlar. Tartışmalı bölgelerin kontrolünün Peşmerge’den çıkması ise ikinci noktadır. Kerkük ve diğer tartışmalı bölgelerin kontrolü 140. Madde ile tamamen Bağdat yönetimine geçti. Ekim 2017’ye kadar Kerkük’te bir Kürt vali varken, şimdi ise onu vekaleten bir Arap vali görevli. Bunların amacı, tekrar bölgeyi kontrol etmek, Kürt vali atanması ve tartışmalı bölgelerde Peşmerge’nin hakimiyet sağlaması. Tartışmalı bölgelerin kontrolünü yumuşak bir taleple ele geçirmeye çalışıyorlar. Bunu da ortak bir güvenlik komisyonu adı altında yapıyorlar. Üçüncü ve Kürtler için çok büyük önem teşkil eden nokta ise Kerkük petrolününihracatının Kuzey Irak yönetimi üzerinden yapılmasını sağlamak.

 

İbadi ve Barzani görüştü

 

İki gün önce Barzani, Bağdat’ı ziyaret ederek İbadi ile görüştü. İbadi’ye böyle bir teklifte bulunulduğu söyleniyor. Bunu Barzani’nin de kabul ettiği iddia ediliyor. Bu şekilde, petrol ihracı Kuzey Irak üzerinden yapılacak ve ödemeler doğrudan Bağdat yönetimi hesabına aktarılacak. Ardından ise Kürtler’e payları verilecek."

 

IKBY'nin planlarını anlatan Semin'e göre Kürtler bölgede güvensizlik algısı oluşturuyor.

 

Kirli plan devrede

 

"Bu üç-dört noktaya bakıldığında, bugün Kerkük’te neden patlama oluyor sorusuna gelelim. Şu anda Kürtler’in Kerkük’te güvenlik sorunu var, Peşmerge’nin oraya takviye olması gerekir diyerek eylemler yapıldığını görüyoruz. Bundan yaklaşık bir hafta- on gün önce Kerkük’te bir patlama oldu, buradaki saldırıları düzenleyenlerin hemen yakalanması gerekirken, bu kişilerden biri hemen Kuzey Irak Kürt Yönetimi’ne kaçtı. Bu kişinin kaçması ve yakalanmaması, ister istemez şüphe uyandırıyor. Neden oraya kaçtı, başka bir yere kaçmadı? Mesela Musul’a kaçabilir. Musul, DAEŞ’in en etkili olduğu bölgelerden biri. Buradaki teröristin Kürt olmasını beklemeyin, belki Arap da olabilir, ama parayla yapıldığı görülür. Bu tür izlerin kapatılması için Erbil valiliğine DAEŞ girdi ve orada saatlerce çatışma yaşandı. Senaryolar çok farklı. Kürtler tekrar Kerkük yönetimini ele geçirmek için güvenlik sorunlarının arttırılması ve gündemde tutulması gibi bir yol izliyor. Böylece “Burası artık Irak hükümeti tarafından kontrol edilemiyor, ortak bir komisyon kurulsun.” fikri aşılanmaya çalışılıyor."

 

Semin ayrıca, patlamaların yanında suikastlere de dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

 

"Suikastler de olabilir"

 

"Şimdi burada sadece patlamalar değil, suikastler, zaman zaman kaçırılmalar da var. Ama şuna bakmak lazım: 2003’ten sonraki ve 2017’den sonraki süreçte Kerkük’te neler oldu? Adam kaçırma, suikast ve patlama gibi olaylarda bir azalma görülüyor. Önceden bu durumlar daha fazla yaşanıyordu. Mesela, dün bir el bombası atıldı, iki kişi yaralandı ama hayatını kaybeden olmadı. İki hafta önceki patlamaya bakıldığında Kerkük’ün işlek yerleri, Türkmen bölgelerini hedef aldığı belli. Bugüne kadar Kerkük’teki Kürt bölgelerinde birkaç defa dışında patlama olmadı. Bazen şüphe uyandırmasın diye orada da patlama yaşanıyor. Ancak bunların sayıları ve etkileri Türkmen bölgeleriyle aynı değil. Uzaktan bakınca biz Kerkük’te patlama oluyor diyoruz ama asıl önemli olan bu patlamaların hangi bölgelerde yaşandığı. Hangi semtte olduğu bile önemli. Onun için burada yaşanan patlamaların güvenlik boşluğu sebebiyle değil, tamamen farklı amaçlarla yaşandığını söyleyebilirim. Burada Peşmerge’nin tekrar dönmesi için bazı adımların atıldığı görülüyor."

 

Semin son olarak Barzani ve İbadi görüşmesinin içeriğinden bahsetti ve pazarlığı ortaya serdi.

 

Refrrandumda başaramadılar şimdi yeni plan...

 

"Bilindiği üzer Kürtler bir seneye yakındır Kerkük’te yönetimi kaybettiler ve bu da Kürt kamuoyunda ciddi tepkiler doğurdu. 30 Eylül’de Kuzey Irak’ta bir seçim var ve bu seçim için bazı siyasi adımlar atılması gerekiyor. Millet zaten ciddi bir ekonomik kriz yaşıyor. Barzani yönetimine ciddi bir tepki var. İkinci nokta ise Kürtler’in Kerkük’te bizim güvenliğimizi sağlayamadınız tepkisi. Üçüncüsü ise, Kuzey Irak’ta herkes bir değişim istiyor. 90’lı yıllardan beri KYP, KDP, yani Barzani grubu yönetiyor. 30 Eylül’deki genel seçimler Kürtler ve siyasi partiler açısından önemlidir. Önceden çeşitli yollarla Kürt kamuoyunu kontrol edebiliyorlardı. Bağımsızlık vaat ediyorlardı Kürdistan kuracağız diyerek. Ama 25 Eylül’de başaramadılar. 20 gün sonra Kerkük’te yaşanan olaylar, ekonomik krizin düzeltilememesi gibi durumlar Barzani yönetiminin Kürt kamuoyuna bir kazanım elde etmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Neticede Barzani boşuna Bağdat’a gitmedi. Siz bizim buradaki elimizi güçlendirin, biz de sizin ikinci dönem başbakanlığınız için destek olalım şeklinde bir teklif sunulmuş olabilir İbadi’ye. Bunun başında da Kerkük geliyor. Onun için bu sürece baktığımızda bu tür güvenlik sorunları, patlamalar vs. artabilir diye düşünüyorum."

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top