Avrupa Birliği -Türkiye Müzakere Sürecinde Son Durum

A- A A+

Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanlarının, 17 Aralık 2004 tarihli zirvesinde aldığı karar doğrultusunda 3 Ekim 2005 tarihinde Lüksemburg’ta yapılan hükümetler arası konferans ile Türkiye, resmen AB'ye katılım müzakerelerine başlamış ve yine aynı tarihte Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi yayımlanmıştı. Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yürütülecek müzakerelerde yol haritasını oluşturan Müzakere Çerçeve Belgesi, üç bölümden oluşmaktadır: ilk bölümde müzakerelerin kuralları, ikinci bölümde özü, üçüncü bölümde ise prosedürü yer almaktadır.

 

Müzakere süreci, aday ülkenin Avrupa Birliği müktesebatını (acquis communautaire) ne şekilde ve hangi takvim çerçevesinde kabul edeceğinin ve uygulama için gereken idari yapıyı nasıl oluşturacağının saptandığı ayrıntılı bir inceleme sürecidir. Bu süreç, tarama süreci, müzakere pozisyonlarının hazırlanması; müzakerelerin açılması, müzakerelerin tamamlanması ve Katılım Antlaşması’nın onaylanması etaplarından oluşmaktadır. Görüşme turları şeklinde geçen müzakereler esnasında önce tarama yapılmaktadır.  Aday ülkenin yasal ortamının AB müktesebatına göre ne durumda olduğu saptanmakta, eksiklikler, gerekli değişiklikler ve çelişkiler göz önüne serilmektedir.  Tarama Süreci’nde AB müktesebatının tamamı değil, sadece AB ile müzakerelerin başlaması için gerekli olan temel düzenlemeleri içeren yaklaşık olarak % 25’lik bölümü gözden geçirilmektedir.  Tarama süreci devam ederken, müzakerelerin başlaması için yeterli uyumun sağlandığına karar verilen başlıklarda müzakereler, sürecin bitimi beklenmeden başlatılabilmektedir. Müzakere pozisyonları, AB’ye aday ülkelerin katılım müzakereleri sürecinde Topluluk müktesebatına uyum açısından pozisyonlarını ortaya koydukları belgelerdir. Müzakere pozisyonunda aday ülkenin ulusal mevzuatını ne şekilde müktesebata uyumlu hale getireceği ve uygulayacağı, bunun yanı sıra uygulama için nasıl bir kurumsal yapı oluşturacağı açıklanmaktadır. Aday ülke, her müktesebat başlığı için hazırladığı “Pozisyon Belgesi’ni AB Konseyi Dönem Başkanlığı’na sunmaktadır. AB Dönem Başkanlığı da bu belgeyi AB üye ülkelerine ve AB Komisyonu’na iletmektedir. Uyum tespitinin ardından, AB Bakanlar Konseyi müzakere tutumunu saptamakta, Komisyon buna göre aldığı onay ve görev tanımı ile müzakere başlıklarını değişik zamanlarda açıp Konsey ile birlikte müzakereleri yürütmektedir.  Müzakerelerin tamamlanmasını takiben, ilgili aday ülkenin AB’ye katılım şartlarını ortaya koyan Katılım Antlaşması hazırlanmakta, AB Parlamentosu ve AB Konseyi’nin onayını aldıktan sonra da yürürlüğe girmektedir.

 

AB Müktesebatı, AB Hukuk sistemini ifade etmektedir ve dört temel kaynağı vardır: kurucu antlaşmalar, mevzuat, Adalet Divani içtihadı ve uluslararası antlaşmalar.  Tüm üye devletler, AB Müktesebatı'nı benimsemek ve egemenlik yetkilerinin bir kısmını AB kurumlarına devretmek durumundadır. Bu Müktesebat, Katılım Müzakere Fasıllarını 35 başlık altında sınıflandırılmıştır:

1)Malların Serbest Dolaşımı
2) İşçilerin Serbest Dolaşımı
3) İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi
4) Sermayenin Serbest Dolaşımı
5) Kamu Alımları
6) Şirketler Hukuku
7) Fikri Mülkiyet Hukuku
8) Rekabet Politikası
9) Mali Hizmetler
10) Bilgi Toplumu ve Medya
11) Tarım ve Kırsal Kalkınma
12) Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı
13) Balıkçılık
14) Taşımacılık Politikası
15) Enerji
16) Vergilendirme
17) Ekonomik ve Parasal Politika
18) İstatistik
19) Sosyal Politika ve İstihdam
20) İşletme ve Sanayi Politikası
21) Trans-Avrupa Şebekeleri
22) Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu
23) Yargı ve Temel Haklar
24) Adalet, Özgürlük ve Güvenlik
25) Bilim ve Araştırma
26) Eğitim ve Kültür
27) Çevre
28) Tüketicinin ve Sağlığın Korunması
29) Gümrük Birliği
30) Dış İlişkiler
31) Dış, Güvenlik ve Savunma Politikaları
32) Mali Kontrol
33) Mali ve Bütçesel Hükümler
34) Kurumlar
35) Diğer Konular

 

Aday ülke önce bir AB mevzuatı alanında ilerleme kaydetmek durumundadır. Komisyon yeterli görür ve Konsey onaylarsa müzakere aşamasına geçilmektedir. Esas olarak müzakere edilen AB müktesebatının içeriği değildir, zaten müktesebata uymak durumunda olan aday ülkenin, buna hangi zamanlama, geçiş dönemleri, geçici istisnalar ve uygulama başarısı ile uyacağıdır.

 

AB Dışişleri Bakanları ve Türkiye Dışişleri Bakanı’nın bir araya geldiği Hükümetler arası Konferans, müzakerelerin resmi platformudur ve müzakere sürecine ilişkin siyasi kararlar burada ilan edilmektedir. Fiili müzakereler ise AB üye devletlerinin Brüksel'deki daimi temsilcileri ve Türkiye'nin Baş Müzakerecisi başkanlığındaki Müzakere Heyeti arasında gerçekleşmektedir.

 

Türkiye ile AB müzakere sürecinde şimdiye kadar ancak 11 başlık açılabilmiş ve bu başlıklardan sadece ilk açılan Bilim ve Araştırma başarıyla kapatılmıştır. Aralık 2006’da düzenlenen AB Zirvesi’nde Ek Protokol’ün uygulanmamasına yaptırım olarak sekiz müzakere başlığı askıya alınmıştır. (Malların serbest dolaşımı, İş kurma hakkı, Mali hizmetler, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Balıkçılık, Taşımacılık, GümrükBirliği, Dışilişkiler) Buna ek olarak Türkiye için “imtiyazlı ortaklık” ta ısrar eden Fransa, doğrudan üyelik ile ilgili olduğu gerekçesiyle beş başlığın açılmasını da bloke etmektedir. ( Ekonomik ve Parasal Politika, Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu, Mali ve Bütçesel Hükümler ve Kurumlar ) Fransa tarafından engellenen başlıklardan biri olan “Tarım ve Kırsal Kalkınma” başlığı, AB’nin askıya aldığı başlıklar arasında bulunmaktadır.

 

2006 yılında AB protokolü uyarınca Türkiye, 2009 yılına kadar Güney Kıbrıs’la ilişkilerindeki sorunları halledip limanlarını açmakla yükümlendirilmişti. Aralık 2009 Zirvesinde Rum tarafının bastırmasına rağmen AB ülkeleri, özellik İsveç dönem başkanlığının büyük çabalarıyla, Türkiye’ye AB müzakere sürecinde herhangi bir ek yaptırım getirilmedi. Ancak 2010 yılında durumun tekrar değerlendirilmesi kararlaştırıldı, yani süreç bir yıllığına ertelendi. Bu, 2010 yılının ekim ayına kadar Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili bir çözüme ulaşabilmesi için BM çerçevesinde yürütülen görüşmelerin çözümlenmesinin beklenmesine yönelik bir adımdır. Eğer görüşmelerden bir sonuç çıkmazsa Rumlar, Türkiye’nin AB sürecini baltalamaya çalışacaktır. Aralık 2009 Zirvesinde ek yaptırım talebini kabul ettirmeyen Rum Kesimi, AB'nin taraf olmadığı tek taraflı bir deklarasyon yayınlamış ve 6 müzakere başlığına açılış kriteri getirerek bir anlamda bloke edeceklerini duyurmuştu. ( İş Gücünün Serbest Dolaşımı, Enerji, Hukuki ve Temel Haklar, Adalet, Özgürlük ve Güvenlik, Eğitim ve Kültür, Dış Güvenlik ve Savunma ) Kısaca Rumlar tarafından bloke edileceği açıklanan 6 başlık da dikkate alınırsa da AB devletlerince askıya alınan veya bloke edilen toplam başlıkların sayısı, 18’e çıkacaktır.

 

Bu durumda, açılabilecek başlık sayısı, beşe inmiş bulunmaktadır. Bu başlıklar: Kamu İhaleleri, Rekabet, Gıda Güvenliği, Sosyal Politikalar ve İstihdam ve Çevre’dir. Rumların, AB dönem başkanı İsveç ile vardıkları uzlaşma çerçevesinde 21Aralık'ta Türkiye ile Çevre başlığının açılması beklenmektedir.

 

Bugün, tamamen siyasi nedenlerden ötürü üye devletlerin, 18 başlığın açılmasını engellemesi müzakerelere hızını kaybettirmekte ve ilişkileri karşılıklı ilgisizliğe mahkûm etmektedir. Bu açıdan müzakere sürecinin Türkiye için olumlu gittiğini söylemek şu an için mümkün değildir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top