Dünyanın En Büyük Müslüman Devleti Endonezya: Dış Politikaya Genel Bakış

A- A A+

Endonezya, 17.508 adadan oluşan dünyanın en büyük takımada devleti olup, aynı zamanda 240 milyon kişilik nüfus ile dünyanın dördüncü en fazla nüfusuna sahip ülkesidir.(1) Endonezya çok geniş adalara sahip olmakla birlikte halkının yarıdan fazlası diğer büyük adalara göre daha küçük olan Java adasında yaşamaktadır.

 

18. ve 19. yüzyıl boyunca Hollanda egemenliğinde kalan ada 1942’de Japonya tarafından işgal edilmiştir. Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’nda yenilmesinin ardından 17 Ağustos 1945 tarihinde milliyetçi lider Sukarno önderliğinde bağımsızlığını ilan etmiştir. Ancak bu bağımsızlığın Hollanda tarafından kabul edilmemesi ve Hollanda’nın ada üzerinde yeniden hâkimiyet sağlama çalışmaları dört yıl sürmüş ve yaklaşık 100.000 kişinin ölümüne yol açacak çatışmalara neden olmuştur.(2) Farklı ülkelerden, özellikle de ABD’den gelen baskılar neticesinde 27 Aralık 1949 yılında Hollanda, Endonezya Federal Cumhuriyeti’ni tanımak zorunda kalmıştır. 1950 yılında ise federal sistem kaldırılarak üniter yapı benimsenmiştir.

 

Endonezya siyasetinde ülkenin büyüklüğü, ada ülkesi oluşu ve etnik yapının çeşitliliği göz önüne alınarak ulusal bütünlüğün sağlanması daima öncelik arz etmiştir. Bu amaçla siyasal sistem Anayasa’da belirtilen beş temel ilkeye dayandırılmaktadır: Tek Tanrı inancı, hümanizm, milliyetçilik, halk egemenliği ve sosyal adalet.


Yasama erki, çift meclisten (genel seçimle 5 yıl için seçilen, 550 üyeden oluşan Temsilciler Meclisi ve genel seçimle 5 yıl için seçilen, 128 üyeden oluşan Bölgesel Temsilciler Meclisi) oluşan Parlamentonun sorumluluğundadır. 2002 yılındaki anayasa değişikliğinden önce Parlamento milletvekilleri ve silahlı kuvvetler mensuplarından oluşmaktaydı. 2002’den sonra tüm Meclis üyelerinin seçimle iş başına gelmesi kabul edilmiştir.


Endonezya siyasi yaşamında üç büyük parti egemen konumdadır: 1964 yılında kurulmuş, Suharto ideolojisini savunan, batıcı ve laik anlayışa sahip Golkar Partisi (Meslek Grupları Birleşik Kalkınma Partisi), 1973’te Müslüman koalisyon tarafından kurulmuş Persatuan Pembangunan (Birlikte Kalkınma Partisi) ve aynı yıl kurulan Batı yanlısı liberal Endonezya Demokratik Partisi.


1998 yılında, Suharto’nun düşüşünden sonra çıkarılan çok partililik yasası farklı partilerin kurulmasına olanak sağlamıştır.(2004 seçimlerini kazanan Susilo Bambang Yudhoyono’nun lideri olduğu Demokrat Parti gibi)

 

Dış politika

Endonezya, Soğuk Savaş döneminde SSCB veya ABD’den yana taraf olmak istememiş ve Bağlantısızlar Grubuna dâhil olmuştur. Bağlantısızlık hareketi, Endonezya'nın teşebbüsü ile 1955 Nisanında Endonezya'da toplanan Bandung Konferansı ile ortaya çıkmıştır. Konferansın amacı, yeni bağımsızlıklarını alan Afrika ve Asya ülkelerinin, Amerika ve Sovyet Rusya gibi iki büyük nükleer güç karşısında varlıklarını korumak için bir birlik ve dayanışma sağlamaktır.

 

Sukarno’nun liderliğinde, güdümlü demokrasi olarak ifade edilebilecek olan otokratik bir model ile idare edilen Endonezya, dış politika hedefi olarak kendi bölgesinde söz sahibi olmaya yoğunlaşmıştır.(3) Endonezya, 50’li yıllarda İngilizlerin Malezya, Singapur, Saravak ve Sabah’ı içine alacak bir Federasyon kurma düşüncesine, böyle bir devletin İngiltere’nin kuklası olacağı ve bölge hâkimiyetini eline geçirmeye çalışacağı gerekçesiyle karşı çıkmıştır.  Ayrıca Filipinler gibi Endonezya da, Doğu Malezya'yı oluşturan Saravak ve Sabah eyaletleri üzerinde hak iddia etmekteydi. Bu nedenle 1963'te Malezya'ya savaş açan Endonezya hükümetinin askeri darbe ile devrilmesi sonucu 1965’te savaşı bitirmek zorunda kalmıştır.

 

1965 Mayıs'ında Çin ve SSCB destekli bir devrim teşebbüsü olmuş, ancak ordu tarafından oldukça kanlı biçimde bastırılmıştır. Sukarno iktidarı da, 1967’de General Suharto tarafından yapılan hükümet darbesi ile son bulmuştur. 1965-1998 arasını kapsayan Suharto dönemi, güçlü otoriteryen bir karakter, ordunun baskın rolü ve Başkan Suharto’nun kişisel otoritesi nedeniyle Yeni Düzen olarak da adlandırılmaktadır. Bu dönemde Suharto, ordu destekli olarak kurduğu teknokrat hükümetleriyle, ülkede yeniden yapılanma ve modernleşme sürecini başlatmıştır. (4)



Bu dönemde dış politikada da atılımlar yapılmış, Endonezya uluslararası ilişkilerde görünür hale getirilmeye çalışılmıştır. 1967 yılında kurulan ASEAN, Endonezya dış politikası için büyük öneme sahiptir. (ASEAN, komünist tehlikeye karşı 1967’de Bangkok’ta Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur’un kurduğu uluslararası bir örgüttür. ASEAN örgütünün öncelikli hedefleri arasında bölge ülkelerinin ekonomik büyümesine ivme kazandırılması, toplumsal ve kültürel gelişim, bölgede barış ve istikrarın sağlanması yer almaktadır.)  ASEAN bünyesinde ekonomik işbirliği dışında Endonezya özellikle güvenlik konularında işbirliği üzerinde durmuş, 1993’te Bölgesel Güvenlik Forumu’nun oluşturulmasına ve Güneydoğu Asya nükleer silahsızlanma Antlaşması’nın imzalanmasına öncülük etmiştir.

 

Endonezya, Eylül 1969 tarihinde Fas'ın başkenti Rabat'ta İslam ülkelerini çatısı altında toplamak üzere kurulan İslam Konferansı Örgütü’ne de üye olmuştur. Ekonomik, politik ve sosyal alanlarda Müslüman ülkeler arasında işbirliği ve dayanışma sağlama amacını taşıyan örgütün 57 üyesi bulunmaktadır.

 

Endonezya aynı zamanda, Asya-Pasifik bölgesinde yaşayan halkların ortak hak ve çıkarları için ekonominin büyümesi ve gelişmesini korumak; üye ülkelerin ekonomilerinin birbirlerine dayanmasını ilerletmek; dışa açılan çok taraflı ticaret sistemini güçlendirmek; bölgesel ticaret ve yatırım engellerini azaltmak amacıyla Avustralya’nın inisiyatifi ile kurulan Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği’nin (APEC) de üyesi haline gelmiştir. (Avustralya, Brunei, Endonezya, Filipinler, Güney Kore, Japonya, Kanada, Malezya, Singapur, Tayland, Yeni Zelanda, Çin, Hong-Kong, Tayvan, Meksika, Papua Yeni Gine, Şili, Peru, Rusya, Vietnam.)

 

Soğuk Savaş’ın bitimi ile daha aktif bir dış politika izlemeye başlayan Endonezya özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki konumunu güçlendirme ve çok boyutlu bir dış politika izleme yoluna gitmiştir. 1992 yılında Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi Cakarta’da toplanmış ve Endonezya 1992-1995 yılları arasındaki dönemde Bağlantısızlar Hareketi liderliğini, 1993-1994 döneminde APEC Başkanlığı görevini üstlenmiştir. 1995-1996 arasındaki dönemde Asya’dan BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmiştir.1991-1996 yılları arasındaki dönemde bölge güvenliği temelinde Avustralya ile ilişkiler önemli ölçüde gelişmiştir. İki ülke, 1995 yılında imzaladıkları güvenlik antlaşması uyarınca bölge güvenliği konusunda birbirlerine danışmayı ve işbirliği yapmayı taahhüt etmişlerdir.

 

Bu dönemde dış politikadaki tek sorun Doğu Timor’un durumudur. Endonezya, 1975 yılında Doğu Timor’u işgal etmiş, Temmuz 1976’da da bu bölgeyi ilhak ettiğini açıklamıştır. Ancak bu ilhak uluslararası toplum tarafından kabul edilmemiştir. 1999 yılında Doğu Timor’da Endonezya işgalini sona erdirmek amacıyla düzenlenen referandumdan bağımsızlık kararı çıkınca Endonezya bu bölgeye müdahale etmiş ve geniş çaplı şiddet olayları yaşanmıştır. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler askeri müdahale kararı almıştır. Üç yıllık BM yönetiminden sonra 2002’de Doğu Timor bağımsızlığını ilan etmiştir.

 

Günümüzde ASEAN ülkeleri ile ilişkiler ön planda olmakla birlikte ABD ve Avrupa Birliği olan ekonomik ilişkiler Endonezya açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Endonezya, Çin ve Rusya ile ilişkilerini geliştirme çabası içerisindedir.

 

11 Eylül saldırıları, gözlerin en kalabalık Müslüman nüfusa sahip devlet olan Endonezya’ya dönmesine yol açmıştır. 2002 yılı Ekim ayında Bali'de gerçekleştirilen ve 186 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamalar nedeniyle Endonezya’da İslam’ın şiddet içeren bir yönü bulunduğu konusunda şüphelerin oluşmasına sebebiyet vermiştir.(5)

 

Bununla birlikte Endonezya’da İslam, birçok Müslüman ülkeden farklı olarak yumuşak bir biçimde uygulanmaktadır. Sukarno’nun düşmesinden sonra büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkede Müslüman partilerin pek de etkili olmamasından yararlanan General Suharto, görece laik bir yapı hayata geçirmiştir.(6) 1990’lı yıllarda kurulan ve büyük başarı kazanıp taraftar toplayan “Endonezya Müslüman Aydınlar Derneği” (ICMI) siyasi hayatın İslamileşmesine katkıda bulunduysa da ülkenin geleneksel ılımlı İslam karakterini ortadan kaldırmamıştır.

 


Notlar :


1 Bkz. www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/id.html (erişim 23 Nisan 2010)
2 Yves LACOSTE, Büyük Oyunu Anlamak, İstanbul, NTV Yayınları, 2007, s. 187
3 Orçun IMGA, “Endonezya’da siyaset: Bağımsızlık sonrası dönemde siyasi yaşam ve kurumlar”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2003-2004, s. 115-129
4 Ibid.
5 Bahtiar EFFENDY, “Endonezya'da İslami Hareketler: Sosyo-Dini ve Siyasal Bir Bakış” Bkz. www.tumgazeteler.com/?a=3992639 (erişim 23 Nisan 2010)
6 Yves LACOSTE, op. cit., s. 187

 

KAYNAKÇA

ANWAR, Dewi Fortuna, “Indonesia’s Foreign Policy after the Cold War”, Southeast Asian Affairs. Singapore: ISEAS, 1994

IMGA, Orçun, “Endonezya’da siyaset: Bağımsızlık sonrası dönemde siyasi yaşam ve kurumlar”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2003-2004, s. 115-129

KONINCHK, Rodolphe De, « Le monde vu d’Indonesie », Herodote, No. 108, Janvier 2003, 113-143

LACOSTE, Yves, Büyük Oyunu Anlamak, İstanbul, NTV Yayınları, 2007

LAFAEK, Conrad, “Le complexe de l’archipel”, Outre-Terre, No. 6, Janvier 2004, p. 141-155

MAGNIS-SUSENO, Franz, « Une nouvelle démocratie en Indonésie », Etudes, Avril 2006, p. 441-451

YANI, Yanyan Mochamad, « Change and Continuity in Indonesian Foreign Policy”, Bkz. pustaka.unpad.ac.id/  (erişim 24 Nisan 2010)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top