Batılı Kıta-Ülke Avustralya: Dünden Bugüne Dış Politika Analizi

A- A A+

Dünyanın en büyük adası ve en küçük kıtası olan kıta-ülke Avustralya, adı uluslararası ilişkiler gündeminde çok sık yer almayan ülkelerdendir.  Ancak deniz yolları hâkimiyeti, Büyük Okyanus’ta Norfolk Adası, Timor Denizi’nde Ashmore ve Cartier adaları, Hint Okyanusu’nda Cocos adaları, Cristmas Adası, Heard ve Mcdonald adalarından başka Antartika’nın bir bölümünün de Avustralya yönetiminde bulunması sebebiyle Avustralya jeostratejik konumu itibariyle bölge siyasetinde önemli bir yere sahiptir.

 

Yaklaşık 8 milyon m2’lik bir yüzölçümüne sahip olmasına rağmen nüfusu 21 milyon civarındadır. Bilindiği gibi ilk Avustralyalılar günümüzdeki Avustralya yerlisi Aborijinlerin atalarıdır. 2. Dünya Savaşı sonrası dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen göçmenlerin kabul edilmesi Avustralya'nın nüfusunu, kültürünü, vizyonunu ve görüntüsünü radikal şekilde değiştirmiştir.

 

Günümüzde Avustralya, İngiliz Uluslar Topluluğu (Commonwealth) üyesi olup, “Anayasal Monarşi” yönetim biçimine sahiptir. Avustralyalı seçmenler 1999'daki referandumda %55 çoğunlukla cumhuriyet yönetimine geçmeyi reddetmişlerdir.(1) Avustralya'da parlamenter sistem hâkimdir. Federal seviyede, Temsilciler Meclisi ve Senato olmak üzere iki meclis bulunmaktadır. Avustralya'da hükümet başkanı başbakandır. Başbakan, Temsilciler Meclisi'nde en çok milletvekili olan partinin lideridir. Liberal Parti ve İsçi Partisi ülkenin önde gelen partileridir. Avustralya Devlet Başkanı ise, Büyük Britanya Kraliçesi II. Elisabeth olup aynı zamanda Avustralya kraliçesi unvanına da sahiptir. Avustralya'da kraliçe adına atanmış bir vali bulunmakta ve hükümet törenlerine katılmaktadır.

 

Avustralya, 19. yüzyılda tamamen bir İngiliz kolonisi haline gelmiştir. I. Dünya Savaşı döneminde kendi isteği ile savaşa katılmış, ancak kurulan Avustralya ve Yeni Zelanda Askeri Gücü (ANZAC - Australian and New Zealand Army Corps) Çanakkale Savaşı’nda mağlup olmuştur. Bu tarih aynı zamanda, ülkenin ilk önemli askeri olayı kabul edilmektedir.

 

1942'de Birleşik Krallık'ın Asya'da uğradığı yenilgi ve Japonya'nın Avustralya üzerindeki işgal tehdidi, Avustralya'nın yeni bir müttefik ve koruyucu olarak gördüğü Amerika Birleşik Devletleri ile yakınlaşmasına neden olmuştur. Nitekim 1942 yılında Mercan Denizi Savaşı sırasında Avustralya’nın yanında yer alan ABD, Japonya’nın önemli bir yenilgi almasını sağlamıştır. Bu savaş Avustralya-ABD ittifakını daha da güçlendirmiştir. Öte yandan Avustralya ve Birleşik Krallık arasındaki birçok yasal bağlantı, Avustralya'nın 1942 yılında, 1931 Westminister Yasası'nı kabul etmesi ile resmen son bulmuştur. (Bu yasa ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkını vermiştir.)1951 yılında Avustralya ve Yeni Zelanda’yı komünizm tehdidinden korumak amacıyla ABD, ANZUS Paktı adı verilen güvenlik antlaşmasının imzalanmasını sağlamıştır. Buna göre taraflar Büyük Okyanus bölgesinde herhangi bir saldırıya uğramaları halinde birbirlerine yardım edeceklerdir. Soğuk Savaş konjonktürü nedeniyle Avustralya, komünist Asya ülkelerini, yani Rusya ve Çin’i tehdit olarak algılamış ve yüzünü Batı’ya dönmüştür.

 

ABD-Avustralya ilişkilerindeki kırılma noktası, Vietnam Savaşı sonrası Asya’da daha az Amerikan gücü bulundurma olarak özetlenebilecek Nixon Doktrini’nin 1969’da kabul edilmesidir. Başkan Nixon, Asya topraklarına artık Vietnam’daki boyutta bir askeri çıkarma yapılmayacağını belirtmiştir.(2) Bu tarihten itibaren Avustralya kendi güvenliğini sağlayacak tedbirler alma ve gerekli çalışmalarda bulunma yoluna gitmiştir. Ayrıca Başkan Nixon’ın Çin ziyareti ile başlayan ABD-Çin yakınlaşması neticesinde, Avustralya da Asya-Pasifik Bölgesi ülkeleri ile ilişkiler geliştirmeye başlamıştır.(3) 1983 yılında iktidara gelen Hawke hükümeti ile 1991’de iktidara gelen Keating hükümetinin sloganı Avustralya’nın geleceğini ancak kendi bölgesinde kurabileceği olmuştur.(4) Asya’ya olan coğrafi yakınlık ile Avrupa ve Amerika ile kurulmuş ilişkiler Avustralya’nın ulus olarak tercihlerini belirleyen iki önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Çin’in son yıllardaki atılımına kayıtsız kalamayacak olan Avustralya hem bölgesindeki çıkarlarını korumak için bölge ülkeleri ile iyi ilişkiler kurmaya, hem de Amerika ile olan ayrıcalıklı ilişkilerini devam ettirmeye yönelik bir çizgi benimsemiştir. Şüphesiz bu çizgiden sapmayı gerektirecek en radikal olay Çin ile Tayvan arasındaki bir çatışmadır. Zira böyle bir durumda Avustralya, ABD veya Çin’den yana taraf olmak zorunda kalacaktır.


Soğuk Savaş sonrası Avustralya-Çin ilişkileri siyasi boyuttan çok ekonomi ve ticaret alanında gelişmeye başladı. Yine bu dönemde Avustralya-Endonezya ilişkileri ön plana çıkmaya başladı. 1974’te Doğu Timor, Portekiz’in buradan çekilmesinden sonra Endonezya ile Avustralya arasında bir sorun olarak kalmıştır. Avustralya güç kullanımına gerek kalmadan bu toprağın Endonezya’nın hakimiyetine geçmesine olumlu yaklaşmıştır. Nitekim 1976 yılında Doğu Timor’un resmen Endonezya toprağı olduğu açıklandı. Pek çok Timorlunun Avustralya’da göçmen statüsü almak istemesine rağmen Endonezya ile ilişkilerin bozulmasını önlemek amacıyla bu talep reddedilmiştir.(5)


Bununla birlikte Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunduğunun ortaya çıkması ile sorun yeniden alevlenmiştir. Avustralya ve Endonezya, Timor Çukuru'ndaki (Avustralya ile Doğu Timor’u ayıran deniz sınırı) hak paylaşımda anlaşmazsızlık içerisine düşmüştür. Bu bölgede, Avustralya'nın kıta sahanlığına göre belirlenmiş bölge hakları, Endonezya’nın (Doğu Timor) haklarıyla kesişmektedir. İki ülke bu sorunu da 1989’da imzaladıkları bir anlaşma ile çözmüştür, bu çözüme ilişkin olarak Jean-Pierre Catry “Endonezya bu anlaşma ile Timor Çukuru’ndaki kaynakların önemli bir kısmını, Doğu Timor üzerindeki egemenlik hakkını resmen tanımak koşulu ile Avustralya’ya bırakmıştır” tespitinde bulunmaktadır.(6)
1991-1996 yılları arasındaki dönemde Endonezya ile ilişkilerin gelişimi Avustralya güvenlik politikasının temel elemanı olmuştur.(7) Paul Keating’e göre Endonezya, Asya Pasifik’te güvenliği sağlamanın anahtarıdır.(Ibid) İki ülke, 1995 yılında imzaladıkları güvenlik antlaşması uyarınca bölge güvenliği konusunda birbirlerine danışmayı ve işbirliği yapmayı taahhüt etmiştir. Ayrıca Yeni Gine, Yeni Zelanda, Malezya ve Singapur ile de anlaşmalar imzalayan Avustralya, Asya Pasifik Bölgesi’ndeki yerini sağlamlaştırmıştır.(8)

 

Çin ile Tayvan arasında tırmanan kriz Tayvan’a silah satışını arttıran ABD’nin, 1995 yılında Tayvan Cumhurbaşkanı’na vize sağlayarak ülkeye girişine izin vermesi ile doruğa çıkmış, 1996 yılında Çin,  Tayvan Boğazı’nın kendi yakasında kalan kısmına füzeler yerleştirerek Tayvan’ı askeri bir saldırı tehdidine maruz bırakmıştır. Bu kriz sırasında Avustralya’nın, ABD ile birlikte Tayvan’dan yana tavır alması, Tayvan Cumhurbaşkanı’nın Avustralya ziyareti ve Tayvan’a uranyum satışı Çin’in büyük tepkisine yol açmıştır.(9) Ancak 1997’den itibaren iki ülke devlet adamlarının ziyaretleri ve Hong-Kong’un Çin’e iadesi ile ilgili Avustralya’nın olumsuz tavır sergilememesi neticesinde ilişkiler yeniden normale dönmüştür.

 

1999 yılında Doğu Timor’da Endonezya işgalini sona erdirmek amacıyla düzenlenen referandumdan bağımsızlık kararı çıkınca Endonezya bu bölgeye müdahale etmiş ve geniş çaplı şiddet olayları yaşanmıştır. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler askeri müdahale kararı almış ve ilk Avustralya askeri 20 Ekim 1999 tarihinde Ada’ya çıkmıştır. Üç yıllık BM yönetiminden sonra 2002’de Doğu Timor bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu sorun Avustralya-Endonezya ilişkilerindeki ilk kırılma noktasını teşkil etmektedir.

 

İki Ülke arasındaki ilişkilerin tam manasıyla yeniden düzelmesi için 2002 yılında Endonezya’nın Bali şehrine düzenlenen saldırıları beklemek gerekecektir. Bu saldırılar neticesinde teröre karşı işbirliği yapma kararı alınması iki ülkeyi yeniden yakınlaştırmıştır. Ayrıca Ekim 2005’te Filipinlerin Manila şehrine düzenlenen saldırı sonrası Avustralya terörle mücadele amaçlı bir devriye ekibini bu ülkeye gönderme kararı almıştır. Kısaca 11 Eylül saldırıları Avustralya’yı kendi bölgesinin güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalara itmiştir.

 

Çin-Avustralya ilişkileri bu dönemde de artmaya devam etmiştir. 11 Eylül saldırıları sonrası Çin’in terörle mücadelede ABD’yi destekleme kararı alması, Çin-Avustralya ilişkilerine de olumlu yansımıştır. Zira bu terör saldırıları sonrası Avustralya, ilk kez ANZUS Antlaşması’na dayanarak ABD’yi teröre karşı savaşta destekleme kararı almıştır. Bu karar aynı zamanda sadık müttefik imajının korunması ve ABD ile ayrıcalıklı ilişkilere devam edilebilmesi amacına da hizmet etmektedir.(10)  Nitekim Avustralya, 2001 yılındaki Afganistan Savaşı’na 1550 asker, 2003 yılındaki Irak Savaşı’na da 2000 asker ile katılmıştır.(11) Bu durumun Avustralya tarihinde ilk olduğunu söylemek yanlış olacaktır, zira Avustralya, Kore, Vietnam ve Körfez Savaşı, BM tarafından düzenlenen Ruanda, Somali, Yugoslavya ve Kosova operasyonları sırasında Amerika’nın yanında yer almıştır.(12) Avustralya muharip birliklerini Irak’tan 2008 yılında çekmiştir.

 

Son olarak 2009 yılında yayınlanan Beyaz Kitap’ta Avustralya savunma politikasının temel unsurunun ülkeyi her türlü direkt saldırıdan korumak, ikinci önemli unsurun ise Endonezya, Doğu Timor, Yeni Zelanda ve Güney Pasifik Adaları ile işbirliği içinde bölge güvenliğini, refahını ve statükosunu korumak olduğu vurgulanmıştır.(13)

 

Bölgesel işbirliğine önem veren Avustralya, Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği’nin  (APEC) kurucusudur. Avustralya Başbakanı Ethan Hawke 1 Ocak 1989’da Kore Cumhuriyeti’ne yaptığı ziyaret sırasında ileri sürdüğü “Seul Önerisi”nde ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi konusunu ele almak için Asya-Pasifik bölgesinde bakanlar düzeyinde toplantı yapılması önermiştir. Böylece Avustralya, ABD, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Yeni Zelanda, Kanada ve zamanın ASEAN üyesi 6 ülke Avustralya’nın başkenti Canberra’da Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün (APEC) bakanlar düzeyindeki ilk toplantısını düzenlemiş ve APEC resmen kurulmuştur. 1991’de kabul edilen “Seul Deklarasyonu”na göre APEC’in amacı ve hedefleri, Asya-Pasifik bölgesinde yaşayan halkların ortak hak ve çıkarları için ekonominin büyümesi ve gelişmesini korumak; APEC’e üye ülkelerin ekonomilerinin birbirlerine dayanmasını ilerletmek; dışa açılan çok taraflı ticaret sistemini güçlendirmek; bölgesel ticaret ve yatırım engellerini azaltmaktır.(14) Günümüzde 21 APEC üyesi ülke bulunmaktadır: ABD, Avustralya, Brunei, Endonezya, Filipinler, Güney Kore, Japonya, Kanada, Malezya, Singapur, Tayland, Yeni Zelanda, Çin, Hong-Kong, Tayvan, Meksika, Papua Yeni Gine, Şili, Peru, Rusya, Vietnam.

 

Avustralya, APEC’in çekirdek grubunu teşkil eden ülkelerden oluşan Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ile de işbirliği içerisindedir. (ASEAN, komünist tehlikeye karşı 1967’de Bangkok’ta Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur’un kurduğu uluslararası bir örgüttür. ASEAN örgütünün öncelikli hedefleri arasında bölge ülkelerinin ekonomik büyümesine ivme kazandırılması, toplumsal ve kültürel gelişim, bölgede barış ve istikrarın sağlanması yer almaktadır.) Ayrıca Papua Yeni Gine, Endonezya, Pasifik’teki ada devletleri gibi bölge ülkelerine Avustralya tarafından önemli miktarlarda ekonomik yardım yapılmaktadır.(15)

 

Notlar
1 Australian Electoral Commission, 1999 Referendum Reports and Statistics, 2000
2 J. Girling, « The Guam Doctrine », International Affairs, Vo1.46, No. 1, 1970, p.8
3 Derek McDougall, Australian Foreign Relations, Melbourne: Addison Wesley Longman, 1998, p. 51
4 Hugh White, "Australian Defence Policy and the Possibility of War", Australian Journal of International Affairs, Vol. 56, No. 2, 2002, p.253-264.
5 Dalrymple Rawdon, Continental drift: Australia 's search for a regional identity, Aldershot: Ashgate, 2003, p.185
6 Jean-Pierre Catry, “Quand l'Australie spolie le Timor-Oriental “, Le Monde diplomatique, Novembre 2004, p.2
7 Peter Chalk, Australian foreign and defense policy in the wake of the 19912000 East Timor intervention, Santa Monica: Rand, 2001, p.26
8 Gary Brown, Frank Frost et Stephen Sherlock, "The Australian-Indonesian Security AgreementIssues and Implications", Australia Parliamentary Library Research Paper 25, 1995-96, p. 4
9 James Cotton and  John Ravenhill, The National interest in a global era: Australia in world affairs 1996-2000, South Melbourne: Oxford University Press, 2001, p.112.
10 Derek McDougall and Peter Shearrnan, Australian Security after 9/11, A1dershot: Ashgate, 2006,p. 28
11 James Cotton et John Ravenhill, Trading an Alliance security: Australia in world Affairs 2001/2005, South Melbourne: Oxford University Press, 2007, p.l14
12 Robert Garran, True believer: John Howard, George Bush, The American Alliance, Crows Nest: Allen and Unwin, 2005,  p.176
13 Defending Australia in the Asia Pasific Century: Force 2030, Defence White Paper 2009 Bkz. www.defence.gov.au/whitepaper/docs/defence_white_paper_2009.pdf ( erisim 13 Nisan 2010)
14 Bkz. www.apec.org/apec/about_apec.html ( erisim 13 Nisan 2010)
15 Cooperation pour le developpement, OCDE Rapport 2005, Vol. 7, No.1, p. 88

 


KAYNAKÇA

1- ABIGAIL, Peter, “The impact of terrorism on Australian defence and security policy”, Address to the Security in Government Conference 2006, Canberra, 11 May 2006
2- Australia Depatiment of Defence Strategic Review 1993. Canberra: Depaliment of Defence, 1993
3- AYSON, Robert, “Australia’s defence and security challenges”, International Review, January/February 2003
4- BROWN,Gary, Frank Frost et Stephen Sherlock, "The Australian-Indonesian Security AgreementIssues and Implications", Australia Parliamentary Library Research Paper 25, 1995-96,
5- CHALK, Peter, Australian joreign and dejense policy in the wake ojthe 199912000 East Timor intervention, Santa Monica: Rand, 2001
6- Cooperation pour le developpement, OCDE Rapport 2005, Vol. 7, No.1, p. 88
7- COTTON, James and John Ravenhill, The National interest in a global era: Australia in world affairs 1996-2000, South Melbourne: Oxford University Press, 2001
8- COTTON, James and John Ravenhill, Trading an Alliance security: Australia in world Affairs 2001/2005, South Melbourne: Oxford University Press, 2007
9- DIBB, Paul. "Australia's Alliance with America". Melbourne Asia Policy Papers, Vol. 1, No.1, march 2003
10- DUPONT, Alan, “Australia’s new defence White Paper: What must it do?”,The Menzies Research Center, 13 Mars 2008
11- GARAN, Robert, True believer: John Howard, George Bush, The American Alliance, Crows Nest: Allen and Unwin, 2005
12- MCDOUGALL, Derek, Australian Foreign Relations, Melbourne: Addison Wesley Longman, 1998
13- MCDOUGALL, Derek and Peter Shearrnan, Australian Security after 9/11, A1dershot: Ashgate, 2006
14- WHITE, Hugh "Australian Defence Policy and the Possibility of War", Australian Journal of International Affairs, Vol. 56, No. 2, 2002

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top