INF Krizinin Arka Planı ve Küresel Güvenliğe Etkileri

Mustafa KİBAROĞLU
04 Aralık 2018
A- A A+

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, ülkesinin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile 1987 yılında imzalamış olduğu Orta Menzilli Nükleer Silahlar Antlaşması’ndan (“Intermediate-Range Nuclear Forces - INF Treaty”) çekilme niyetini Ekim ayı içinde yapmış olduğu konuşmalarda dile getirmesi sonrasında konu uluslararası güvenlik çevrelerinde ilgiyle ve bir miktar endişeyle yakından takip edilmeye başladı.

Soğuk Savaş dönemi boyunca müzakere edilmiş ve imzalanmış olan nükleer silahların sayılarının sınırlanmasını ve zamanla azaltılmasını öngören SALT I, SALT II, ABM, START ve INF gibi antlaşmalar, uluslararası güvenlik ve istikrarın sürdürülmesinde önem arz etmiştir. Ancak, bu aşamalara gelinmesi kolay olmamıştır.

ABD ile Sovyetler Birliği arasında nükleer silahlanma yarışının nasıl geliştiği ve hız kazandığı, zamanla neden ve nasıl durulduğu ve antlaşmalar yoluyla silahların kontrolü sürecinin hangi aşamalardan geçilerek yaşandığı doğru anlaşılması ve analiz edilmesi gerekmektedir.

Bu yazımızda, Soğuk Savaş döneminde ve takip eden son 30 yılda ABD ile Rusya arasında nükleer silahlar alanında hakim olan stratejilerin gelişimini, söz konusu iki ülke arasında INF Antlaşması konusunda yakın zaman önce ortaya çıkan krizinin arka planında neler yaşandığını ve ABD’nin Antlaşma’dan çekilmesi durumunda uluslararası güvenlik ve istikrar ortamının nasıl etkilenebileceğini değerlendireceğiz.

 

Bu yazı STRATEJİST dergisinin Kasım 2018 sayısında yayınlanmıştır.

Back to Top