BİLGESAM Diplomasi Akademisi Başarıyla Tamamlandı

A- A A+

BİLGESAM (Bilge İnsanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi) ve Altınbaş Üniversitesi ortaklığı ile 02 Mart – 18 Mayıs 2019 tarihleri arasında düzenlenen Diplomasi Akademisi’nin on birinci hafta oturumu 18 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Akademinin on birinci haftasının üç oturumu tamamlanmıştır.  Akademinin ilk oturumunda; Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fulya Ereker, ‘’Haklı Savaş’’ adlı sunumunu takdim etmiştir. Sayın Ereker, haklı savaş kuramının temel kuralları olan jus ad bellum ve jus in bello kavramlarını açıklamış ve kurama göre savaşın haklılığını sağlayan kriterleri açıklamıştır. Haklı savaş kuramının Klasik dönemi içerisinde sadece Yunan site devletleri arasındaki savaşlar için haklı savaş ölçütlerinin arandığı ve Ortaçağ döneminde ise Hıristiyanlarında bazı koşullarda savaşmalarının haklılığının sağlanması üzerinde durmuştur.  Haklı savaş kuramını Modern dönemine geldiğimizde modern devletin doğuşunun önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulamış ve egemen yönetimin gücü ve ulusal çıkarın önemini belirtmiştir. Diplomasi Akademisi’nin ikinci oturumunda; Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tuba Turan, ‘’Birleşmiş Milletler Sonrası Barış ve Güvenlik Hukuku ve Kuvvet Kullanma Yasağı’’ adlı sunumunu takdim etmiştir. Sayın Turan, Birleşmiş Milletlerin uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulduğunu vurgulamış ve kuruluş ilkelerini detaylı bir şekilde analiz etmiştir. Uluslararası sistem içinde vuku bulan güvenlik algılamalarına karşı Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) manevra alanı sağlan maddeleri analiz etmiştir. Birleşmiş Milletler sistemi içerisinde devletlerin ulusal güvenliklerini tahsis etmek için kuvvet kullanımlarının uluslararası hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir.

 

Diplomasi Akademisi’nin üçüncü oturumunda Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Sina Kısacık, ‘’2002 – 2019 Yılları Arasında Türk – Rus İlişkileri’’ adlı sunumunu takdim etmiştir. Sayın Kısacık, Ankara – Moskova hattı arasında belirtilen periyot içerisindeki siyasi, askeri ve iktisadi ilişkileri kapsamlı bir şekilde analiz etmiştir. 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonucunda iki ülke arasındaki ilişkinin dönüştüğünü ve Suriye sorununun çözümü için ortak adımlar attığı üzerinde durmuştur. Moskova’nın 2014 yılında başlattığı Rus doğalgazının Karadeniz üzerinden Türkiye’ye aktarılmasını sağlayan Türk Akımı projesinden ve iki ülke ortaklığı ile başlatılan Akkuyu Nükleer Santrali projesini değerlendirmiştir.