Mitsotakis’in Seçim Zaferi Bölgeye Ne Vaat Ediyor?

Dr. Elnur İSMAYIL
09 Temmuz 2019
A- A A+

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın iktidardaki partisinin 26 Mayıs tarihli Avrupa Parlamentosu seçimlerinde muhalif Yeni Demokrat Partisi’ne (Nea Dimokratia/ND) yenilmesi sonrasında, Yunanistan’da 7 Temmuz 2019 tarihinde erken seçime gitme kararı alındı. Muhalif lider Kyriakos Mitsotakis de bu sonuçlar üzerine Çipras’ın istifasını talep etmişti. Son on senede altıncı kez seçime giden bir ülkede, ekonomik kriz sonrasında kahramanlaşan ve Ocak 2015 seçimlerini kazanarak Yunanistan tarihinin en genç Başbakanı olmuş Çipras’ın bir anda yenilmesi bir çok soruyu akla getirmektedir. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir başka olay da 2004’ten bugüne kadar hiç bir iktidar partisinin anayasanın belirlediği 4 senelik süreyi sona kadar tamamlayamamasıdır. Bu defa da Çipras, partisinin Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yenilmesiyle anayasayla Ekim 2019’da gerçekleşmesi beklenen seçimleri erkene almak zorunda kalmıştı.    

 

Seçim öncesi Kamuoyu Araştırması ve Seçim Sonuçları

 

Seçim öncesinde kamuoyu araştırmaları iktidardaki sol SYRIZA partisinin muhafazakar parti olarak bilinen merkez sağ Yeni Demokrat Partisi’nin (ND) çok gerisinde kaldığını söylemekteydi. Seçimlerin iktidar ve ana muhalefeti belirleyecek yukarıda ismi gecen iki parti arasında geçeceği tahmin edilmekteydi. Yunanistan parlamentosu 300 milletvekilinden oluşmaktadır. Koalisyonsuz iktidar olabilmek için kazanan partinin parlamentoda 151 yer alması gerekmektedir.

 

Genel olaraksa, parlamentoda temsil edilebilme şansları yüksek olan Değişim için Sosyal Demokrat Parti (Eski PASOK), Yunanistan Komünist Partisi (KKE), aşırı sağcı Altın Şafak Partisi, aşırı sağcı popülist Yunan Çözümü Partisi (Ellinki Lisi) ve SYRIZA'nın eski üyelerinden ve bir dönem Finans Bakanı olarak görev yapmış Yanis Varufakis liderliğindeki Avrupa'da Demokrasi Hareketi 2025 Partisi (DiEM 2025)’nin dahil olduğu 20 parti katıldı. Bu partiler yüzde 3’lük barajı aşabilmek ve parlamentoda temsil edilebilmek için yarıştılar.

 

Son dönemlerin en az katılımının (%57) gerçekleştiği parlamento seçimlerinde Nea Dimokratia partisi beklendiği üzere Yunanistan İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda oyların %39,8’ini alarak koalisyonsuz tek hükümet kurabilme yetkisi aldı. Bir önceki 2015 seçimlerinde partinin oyu sadece %28’di. Son verilere göre parlamentoda temsil edilecek milletvekili sayı 158 olarak belirlendi.

 

Tsipras’ın SYRIZA’sı oyların %31,5’ni aldı. Böylelikle, parlamentoda 86 milletvekili ile temsil edilme hakkı kazandı. Bir önceki iktidar döneminde SYRIZA’nın mecliste 144 milletvekili vardı.

 

2015 seçimlerinde %6,95’lik oyla parlamentoda bulunan aşırı sağcı Altın Şafak Partisi bu defa %3’lük barajı geçemedi. Chrysi Avgi başkanlığında Neonazi partisi olarak bilinen partinin baraj altında kalması bir çokları için sürpriz oldu. Toplamda ise 6 parti Yunan parlamentosunda milletvekili bulunduracak. Nea Dimokratia ve SYRIZA’dan sonra Değişim için Sosyal Demokrat Parti yaklaşık %8’lik oyla üçüncü sıradadır ve parlamentoda 22 milletvekili bulunacak. Yunanistan Komünist Partisi ise %5,4 oy alarak parlamentoya 15 milletvekili göndermeye hak kazandı. Bir başka aşırı sağcı popülist parti olan Yunan Çözümü Partisi (Ellinki Lisi) %3,8 oyla parlamentoda 10 milletvekili ile yerini alacak. Yunan Çözümü Partisi (Ellinki Lisi) milliyetçi ve Rus yanlısı bir parti olarak nitelendirilmektedir. Avrupa'da Demokrasi Hareketi 2025 Partisi %3,4 oyla parlamentoya en az- 9 milletvekili gönderen parti oldu.

 

Yunan Başbakan Mitsotakis, aşırı sağcı Altın Şafak’ın kaybetmesini ülkede demokrasinin zaferi olarak nitelendirdi. Fakat parlamentoya geçmeye hak kazanan bir başka aşırı sağcı Yunan Çözümü Partisi de seçim beyanatlarında sert ifadeler kullanmaktadır. Özellikle, Türkiye’den olası bir göçmen akımının önlenmesi için Türkiye-Yunan sınırına 200 km boyunca duvar inşa edilmesini önermektedir.

 

 

Başbakan Aleksis Tsipras Neden Kaybetti?

 

Başbakan Aleksis Tsipras, Ocak 2015 seçimlerinden önce ülkedeki ekonomik krizden doğan sorunları çözebileceğini Yunan halkına inandırarak o dönem yüzde 4’lerde olan SYRIZA oyunu %35’lere çıkarabilmişti. Fakat bu oy tek iktidar olmaya yeterli olmadığı için aşırı sağcı parti olan ANEL ile koalisyon kurmaya mecbur kalmıştı.

 

Bir önceki seçimlerin kahramanı olan solcu Tsipras’ın neden kaybetmiş olduğunu anlamak önemlidir. Yunanistan halkının kısa bir dönemde sol partiyi merkez sağ bir partiyle değiştirmesi toplumun  Tsipras yönetiminden memnun olmadığını ortaya koymaktadır. Tsipras’ın önceki seçimleri kazanmasında etkin olan orta sınıfı son yıllardaki ekonomik sorunlardan dolayı kaybetmesi de, bu seçim sonucunu etkilemiştir. Öncelikle, Tsipras’ın kaybetmesini ülkenin yeniden ekonomik sorunlarla baş-başa kaldığına; Brüksel’in talebi olan kemer sıkma politikalarının sonucu olarak gösterilen mevcut yüksek vergilere; ülkeye artan göçmen akınına ve dış politikada yıllardır en önemli sorunlardan biri olan Kuzey Makedonya krizine bağlamaktalar.

 

Koalisyon ortağı olan ANEL’in Kuzey Makedonya krizi sürecinde koalisyondan çekilmesinden sonra da azınlık hükümetine dönüşen SYRIZA’nın bu konuda da halkın desteğini kaybettiğini ortaya koydu. Secime hazırlık sürecinde Tsipras, Kuzey Makedonya sorununun çözümünün Balkan bölgesine barış ve istikrar getirdiğine değinerek bölge devletlerinin NATO üyeliğinin yolu açıldığına vurgu yapmış; bölgede izlediği politikanın ayni zamanda Yunanistan Hava Kuvvetleri için de bir avantaja dönüştüğünü ifade etmişti. Şöyle ki, Tsipras konuşmasında daha önce Türkiye’nin sorumluluğunda olan Kuzey Makedonya hava sahasına kontrol yetkisinin Yunanistan Hava Kuvvetlerine verildiğini beyan etmişti.     

 

Mitsotakis’in Seçim Vaatleri

 

Seçim öncesinde hem Tsipras hem de Mitsotakis mevcut ekonomik sorunları çözmek ve yüksek vergileri azaltma vaadinde bulunmuşlardı. Bunun yanı sıra güvenlik ve dış politika ile ilgili sorunlara da Mitsotakis seçim öncesinde dikkat çekmekteydi.

 

Özellikle, Avrupa Birliği ile olan ilişkilerin de yeni iktidar döneminde bir kriz yasabileceği görüşü hakim. Bunun nedeni olaraksa, AB’nin talep ettiği kemer sıkma politikalarından vazgeçerek, yüksek maaş ve düşük vergi uygulayabileceği gösterilebilir. Mitsotakis’in, özelleştirme ve %18 civarında olan işsizliği azaltacağı vaadinde bulunması ekonomik sorunlardan rahatsız olan Yunan seçmeninin kendisine oy verme nedenlerindendir.

 

Kuzey Makedonya sorununa ilişkin olarak, Mitsotakis de isim değişikliğine karşı olduğunu her defasında dile getirmiş; fakat tek taraflı olarak parlamentonun onayını almış bir anlaşmayı feshetmenin doğru olmadığına dikkat çekerek, seçimleri kazanacağı takdirde, Kuzey Makedonya’nın sorumluluklarını yerine getirmeyeceği takdirde AB ve NATO üyeliklerine veto koyacağına vurgu yaparak Yunan toplumunun bu konuda desteğini almıştı.

 

Yeni Yunan iktidarı döneminde bölgemizi ve Türkiye ile ikili ilişkileri de ilgilendiren güvenlik sorunlarını iyi analiz etmek gerekiyor. Mitsotakis ailesinin geçmişinde Türkiye ile ilişkilerinin olduğunu söyleyen bazı uzmanlar bunun ikili ilişkilere de olumlu yansıyacağını iddia etmekteler. Fakat özellikle, son dönemde Kıbrıs sorunu, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin uyguladığı sondaj faaliyetlerine yönelik merkez sağcı Mitsotakis’in Tsipras’tan daha sert bir dili olduğunu hatırlatmakta yarar var. Mitsotakis bu konuya ilişkin olarak, "Silahlı Kuvvetlerimiz bu girişimlerin nasıl durdurulması gerektiğini biliyor ve bu güce de sahip“ diyen bir siyasetçi. Secime gidilen süreçte de Mitsotakis, Türkiye’ye yönelik eleştirilerde bulunarak, AB’nin Türkiye’ye bu konuda yaptırım uygulaması gerektiğine vurgu yapmıştı. 

 

Sonuç  

 

Yunanistan’da erken seçime götüren nedenler ve seçim sonuçları analiz edildiğinde ortaya çıkan tablo göstermektedir ki, Yunan toplumu iktidarın ekonomik politikada izlediği sorunları dış politikaya tercih etmektedir. Parlamento seçimini merkez sağ partisinin kazanması, dış politikada izlenen Türkiye karşıtı politikaların daha da sertleşeceğini ortaya koymaktadır. Türkiye-Yunanistan ikili ilişkileri gibi, Doğu Akdeniz’de ve Ege Denizi’nde artan tansiyonun Yunanistan’daki yeni iktidar döneminde daha tehlikeli boyutlara ulaşacağı tahmin edilebilir. Her ne kadar, Mitsotakis’in zaferini ilk kutlayanlar arasında Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu olsa da, uluslararası ilişkilerin ruhunun verdiği analizler doğrultusunda ikili ilişkilerin bundan sonraki dönemde olumlu çizgi izlemesi kolay olmayacak. Ayrıca, yeni Başbakan Mitsotakis’in 2006-2009 yıllarında Yunanistan Dışişleri Bakanlığı görevini yapmış ve belki de Ankara-Atina ilişkilerinde Türkiye karşıtı en sert söylemlerin sahibi Dora Bakoyanni’nin kardeşi olduğunu da unutmamak gerek. Zaten, şimdiki dönemde Yunanistan’da kimin iktidara gelmesine bağımsız olarak, Türkiye’nin bölgede faaliyetlerini engelleyecek; Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın faaliyetlerine destek verecek işbirliklerinin arttığına şahit olmaktayız ki, bu işbirlikleri hem ekonomik hem de askeri-politik boyutta ortaya çıkacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top