Çeçenistan'da Neler Oluyor ?

Mehmet KARABAĞ
22 Ağustos 2008
A- A A+

Rusya ile Gürcistan arasında Güney Osetya sebebiyle yaşanan savaş akıllara Çeçenistan’ı getiriyor. 1994-1996 ve 1999'da yaşanan savaşlar sebebiyle Kafkasya gündeminin birinci maddesi olan Çeçenistan’da şimdilerde neler oluyor? Çeçenistan’da hayatın  kısmen de olsa normale dönmeye başlamasıyla birlikte yönetimde, ekonomide ve sosyal alanlarda ciddi bir kısım problemler su yüzüne çıkmaya başladı. Moskova için asi ruhlu Çeçenleri kontrol altında tutmak oldukça zor oldu.


Büyük kayıplara rağmen Moskova’nın bunu çok iyi başarmış olduğu görülüyor. Çeçenistan’da 2007 yılından beri iktidarda Mayıs 2004’te öldürülen ilk Çeçenistan devlet başkanı Ahmad Kadırov’un oğlu 1976 doğumlu Ramzan Kadırov bulunuyor. 1994-1996 yılları arasındaki ilk savaşta Ramzan Kadırov Ruslara karşı savaşırken 1999 yılındaki ikinci savaşta Rus federal güçlerinin yanında savaştı. 2004 yılında savaşlarda kahramanlık gösteren askerlere verilen “Rusya Federasyonu Kahramanı” ünvanı ve madalyasını aldı. 2006 yılında Çeçenistan Cumhuriyeti başbakanlığı görevinde de bulundu.


Çeçenistan’ın idaresini tek bir kişiye veya guruba bırakmayı oldukça riskli bulan Kremlin kendi oluşturduğu güçler arasında krizler meydana getirerek Çeçenistan yönetimi ile merkezi idare arasında hassas bir kontrol mekanizması oluşturdu. Bunu yaparak bir anlamda Mashadov ve Dudayev gibi karizmatik liderlerin meydana gelmesini de engellemiş oluyor. Moskova’nın bölgede uygulamış olduğu bu denge politikası, özellikle Yamadayev ve Kadırov arasında yaşanan kanlı olaylarla iyice gün yüzüne çıktı. 1973 doğumlu Sulim Yamadayev de ilk savaşta Kadırov gibi Çeçen ayrılıkçıların safındaydı. O da ikinci savaşın başında aynen Kadırov gibi federal güçlerin safına geçti. 2005 yılında Yamadayev de aynen Kadırov gibi "Rusya Federasyonu Kahramanı" ünvanı ve madalyasıyla ödüllendirildi. Yamadayev’in kontrolündeki “Vostok” özel timi 2003-2006 yılları arasında 400’den fazla Çeçen ayrılıkçıyı ortadan kaldırdı.


“Vostok” ile birlikte “Zapad” adlı bir diğer özel tim Kadırov yönetiminin kontrol altına alamadığı son askeri güçlerdi. 14 Nisan 2008’de meydana gelen olayda “Vostok” özel timi ile Çeçenistan emniyet güçleri arasında çatışma yaşandı. Kadırov’un kortejine yapılan bu saldırı üzerine Yamadayev hakkında devlet başkanına silahlı saldırı suçlamasıyla dava açıldı. Sulim Yamadayev’in kardeşi ve Vostok’un komutanlarından biri olan Badruddin Yamadayev hakkında arama emri çıkartıldı. Sulim Yamadayev Mayıs 2008’de görevinden alındı. Ağustos 2008’de de hakkında federal arama emri çıkartıldı.


Yaşanan çatışma her ne kadar Kadırov-Yamadayev çekişmesi gibi görünse de aslında Moskova’nın kontrolü içerisinde meydana gelmiş bir olay olduğu intibaı vermekte. Ölümlerle neticelenen bu olayın faili olarak duyurulan Badruddin Yamadayev’in tutuklanmamış olması buna delil olarak gösteriliyor. Bölgedeki Rusya Federasyonu ordu komutanı V. Şamanov’un “Olay çok küçük bir hadisedir, ölüm de vuku bulmuş değildir” diyerek olayın üzerini örtmeye çabalaması şüpheleri iyice artırıyor. Bazı kaynaklar ise Sulim Yamadayev’in silahlı adamlarıyla birlikte Ağustos 2008’te Güney Osetyalı güçlerin yanında Tshinvali civarında görüldüğünü iddia ediyor.


Moskova, bölgenin kontrol altında tutulabilmesi için Ramzan Kadırov ve Sulim Yamadayev gibi tecrübesiz yöneticilerin kaprislerini ve dolayısıyla da kanun dışı bütün faaliyetlerini görmezden geliyor. 2006 yılında Vostok grubundan bir kısım kişilerin S.Petersburg’da bir fabrikayı basarak genel müdürünü ölümüne dövmeleri olayının Mart 2007’de askeri yargı tarafından delil yetersizliği sebebiyle üzerinin kapatılması Moskova’nın Çeçenistan’da etkin kişi ve grupları kolladığının işareti olarak yorumlandı.


Rusya’da üç farklı istihbarat kurumu bulunmakta. Bunlar iç istihbarat servisi FSB, dış istihbarat servisi SVR ve askeri istihbarat servisi GRU. Vostok özel birliği GRU’ya bağlıydı. Vostok ile bağlantılı kişilerin sadece Çeçenistan’da değil Çeçenistan dışında da hukuk dışı eylemler bir şekilde hep yargı dışında kalabildi. Ortaya çıkartılan eylemleri ise delil yetersizliği vs gibi sebeplerle örtülü kaldı. Öyle ki yaşanan bu tür olaylardan sonra halk arasında “dokunulmazlar” olarak adlandırılmaya başlanmıştı. Bölge halkının karışıklık ve düzensizliğe tepkisi, nefreti artık bu kişilere ve gruplara yönelmeye başlamıştı. Moskova’nın gruplar üstü imajının bölgeyi daha rahat kontrol etmesine olanak sağladığı şüphe götürmez bir gerçek. Aralarındaki mücadelede daha fazla zarar gören grubun mızıkçı çocuklar edasıyla Moskova’ya başvurması kaçınılmaz bir hale geliyor. Nisan ayındaki olayda zarar gören Kadırov ve ekibi yakınmalarını Moskova’ya ileterek Yamadayev’in bu türden sorumsuz davranışlara Moskova’nın müdahil olmasını talep etti. Tabiki Moskova’dan gelen cevap olumlu oldu. Aslında sadece Yamadayev değil Kadırov ve ekibinin yaptıklarından da zarar gören tek kesim sivil halk. Ancak onların özgür bir şekilde şikayetlerini dile getirmeleri henüz mümkün değil.


Ne yazık ki yaşanan savaşlar esnasında Rus askerleri tarafından bölgede gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri şimdi de Yamadayev ve Kadırov gibi bölge insanları tarafından yapılmakta. Moskova tarafından her yıl sosyal amaçlı gönderilen milyonlarca dolarlık yardımlar halka ulaşamadan ortadan kaybolmakta. Gönderilen paralara Çeçenistan’da idareyi elinde tutan ya da idareye ortak olanlarca el konulmakta. Aslında Moskova’nın da bildiği ve ses çıkarmadığı gerçek bu paralara Kadırov ve Yamadayev ekiplerinin el koyduğu.


Moskova federal birimleri arasında sosyal içerikli yardımlar açısından en büyük yardımı Çeçenistan Cumhuriyeti’ne yapmaktadır. Moskova’nın 2008-2011 yılları arasında Çeçenistan’a yapmayı planladığı yardımın miktarı 121 milyar Ruble yani yaklaşık 5,2 milyar dolar. Çeçenistan Cumhuriyeti’nin yıllık ham petrol üretimi 2 milyon ton. Buna boru hattından geçen 15 milyon ton petrol de eklenebilir. Savaştan önce çalışır durumda olan üç rafineride yıllık 20 milyon ton ham petrol işleniyordu. Aslında Çeçenistan merkezi bütçeye yaptığı katkıdan payına düşenin bir kısmını alıyor diyebiliriz. Ancak, bu yardımlar Çeçenistan’ın sanayisini canlandırıcı alanlara yapılmamakta. Okul, üniversite gibi sosyal alanlara yapılmaktadır. Bu açıdan az da olsa şikâyetler dile getirilmektedir.


Çeçenistan meclis başkanı Dukbaha Abdurahmanov bölgede petrol rafinerilerinin kurulması ve sanayinin geliştirilmesi gerektiğini işaret etmekte; eğer böyle yapılırsa ülkenin sosyal yardımlara da ihtiyacı olmayacağını dile getirmektedir. Moskova’nın bu husustaki uygulamalarını sert bir dille eleştiren Abdurrahmanov, Çeçen petrollerinden 25-30 milyar dolar kazanan ROSNEFT’in bu alanda işsizliği de giderici yönde Çeçenistan’a yatırım yapması gerektiğini dile getirmektedir. Abdurrahmanov cumhuriyetteki en büyük problemin işsizlik olduğunun da altını çizerek, işsizliğin önlenmesi durumunda terörün de kendisine eleman kazanamayacağı belirtilmektedir.


Gerçektende normal hayata dönmeye başlayan çeçenler için şu anda en büyük problem hiç şüphesiz %70’lere ulaşan işsizliktir. Çeçenistan’da şu anda yönetimde söz sahibi olanlar bu konudaki istek ve şikayetlerini Moskova’ya pek fazla iletmemekteler. Ramzan Kadırov’dan önceki devlet başkanı Alu Alhanov işsizliğin giderilmesi yönünde Moskova’yı sık sık rahatsız etmiş olmasına rağmen bu konuda hiçbir ciddi adım atılmadı. Çeçenistan’ın en büyük problemini çözecek kişi halkın sempatisini kazanacak bir lider olarak öne çıkacaktır. Başta da dediğimiz gibi Moskova artık bölgede Dudayev, Mashadov gibi halk desteğini arkasına almış liderler görmek istemiyor. Kremlin açısından kendisine bağlı, halktan uzak ve baskıcı liderler daha makbul. Ramzan Kadırov böyle bir lider olma yönünde hızlı adımlarla ilerliyor. Merkezi idare kontrolündeki genel televizyon kanalları ile Kadırov kontrolündeki bölgesel televizyon kanalı sorunların ortaya çıkmamasında büyük rol oynuyorlar.


Yıllarca Moskova’yı rahatsız eden Çeçenistan sorunu Rusya Federasyonu topraklarının bölünmez bütünlüğünün ihlali olarak özetlense de aslında bu meselenin özünde petrol olduğunu söylemek daha doğru olacaktır. Bu açıdan Moskova, bölgede söz dinleyen liderleri gerektiği ve istediği kadar desteklemekte. Bu liderlerin karizmatik olma yollarını tıkamak için birbirleri arasında yapay krizler çıkarmakta. Bu şekilde bu liderlerin halk nazarında güçlenmelerini önlemekte ve kontrol altında tutmaktadır. Çeçenistan’da Rusya’ya karşı oluşmuş olan tepkinin bir kısmını Çeçen liderlerin üzerine yıkmaktadır. Bir taraftan da bölgeye yaptığı büyük meblağlı yardımlarla tepkiyi kırmaya çalışmaktadır. Moskova kısacası bölgede çok değişkenli bir formül kullanmaktadır. Şimdilik bir taşla bir çok kuş vurmanın keyfini sürmektedir. Ancak, Güney Osetya problemi bize bu bölgenin sükunet bulmasının Ortadoğu örneğinde olduğu gibi çok zor olduğunun işaretlerini vermektedir.

Back to Top